Orhan Sarıbal: Tarımda Yapısal Sorunlar Çözülmeli

Orhan Sarıbal, fındık ve pamuk üreticisinin sorunları ile motorin fiyatlarını değerlendirdi. Sarıbal, tarımda yapısal çözüm çağrısı yaptı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, fındık ve pamuk üreticilerinin yaşadığı sorunlar, yaş sebze ve meyve piyasasına yönelik soruşturma ile motorin fiyatlarındaki artış hakkında değerlendirmelerde bulundu. Sarıbal, tarımda yaşanan sorunların yalnızca piyasa aktörlerine yönelik operasyonlarla çözülemeyeceğini belirterek, üreticiyi koruyan planlı ve kamucu politikaların uygulanması gerektiğini savundu.

Düzenlediği basın toplantısında konuşan Sarıbal, özellikle fındık ve pamuk üreticilerinin artan maliyetler karşısında ürünlerini maliyetlerinin altında satmak zorunda kaldığını söyledi. Fındıkta kilogram başına maliyetin yaklaşık 240 liraya ulaşmasına karşın serbest piyasada fiyatın 170 liraya kadar gerilediğini belirten Sarıbal, pamuk üreticisinin de kilogram başına 10-12 lira zarar ettiğini ifade etti.

Orhan sarıbal: tarımda yapısal sorunlar çözülmeli
Orhan Sarıbal: Tarımda Yapısal Sorunlar Çözülmeli

Fındıkta Maliyet 240 Lira, Serbest Piyasa 170 Liraya Kadar Düştü

Sarıbal, yaklaşık 350 bin ailenin 7 milyon dekarlık alanda fındık üretimi yaptığını ve Türkiye’nin dünya fındık üretiminin yıllara göre yüzde 70-75’ini karşıladığını belirtti. Fındığın Türkiye açısından önemli bir tarımsal ihracat ürünü olduğuna dikkat çeken Sarıbal, buna rağmen üreticinin artan maliyetler karşısında yeterli geliri elde edemediğini söyledi.

Fındık rekoltesine ilişkin farklı tahminlerin de üretici açısından sorun oluşturduğunu belirten Sarıbal, sahadaki üreticilerin 500-550 bin ton seviyesinde rekolte beklediğini, Uluslararası Sert Kabuklu ve Kuru Meyveler Konseyi’nin ise 810 bin tona ulaşan bir tahmin açıkladığını aktardı.

Sarıbal, rekolte tahminlerinin ortak ve güvenilir bir yöntemle belirlenmesi gerektiğini savunarak, yüksek rekolte beklentilerinin üretici fiyatları üzerindeki etkisinin dikkate alınmasını istedi.

TMO’nun Giresun kalite fındık için kilogram başına 255 lira, levant kalite fındık için ise 250 lira alım fiyatı açıkladığını hatırlatan Sarıbal, gerçek üretim maliyetinin yaklaşık 240 liraya ulaştığını belirtti. TMO’ya ürününü teslim edebilen üreticinin kesintiler sonrasında yaklaşık 240 lira elde ettiğini, ancak randevu alamayan veya acil nakit ihtiyacı bulunan üreticilerin ürünlerini serbest piyasada 170 liraya kadar düşen fiyatlardan satmak zorunda kaldığını söyledi.

“TMO Gerçek Bir Alım Garantisi Vermeli”

Fındık piyasasında TMO’nun açıkladığı fiyatın bütün piyasa açısından taban fiyat niteliğinde olması gerektiğini ifade eden Sarıbal, özel sektörün bu fiyatın altında alım yapmaması gerektiğini savundu.

TMO’nun toplam alım miktarını açık biçimde ilan etmesini isteyen Sarıbal, öngörülen 200-250 bin tonluk alım miktarının toplam üretimin altında kaldığını belirtti. Alım noktalarının ve günlük kapasitenin artırılması gerektiğini söyleyen Sarıbal, randevu sistemindeki sorunların da üreticinin TMO’ya erişimini zorlaştırdığını dile getirdi.

Randıman ölçümlerinin de üreticinin ve üretici örgütlerinin katılımıyla, şeffaf ve denetlenebilir bir sistem üzerinden yapılmasını isteyen Sarıbal, ÇKS kayıtlarındaki eksikliklerin ürününü yetiştirmiş üreticinin kamu alım sisteminin dışında kalmasına neden olmaması gerektiğini belirtti.

Toprak mahsulleri ofisi arpa alacagi 7 ili duyurdu felt
Orhan Sarıbal: Tarımda Yapısal Sorunlar Çözülmeli

Fındık Üreticisinin Sigorta Kapsamı Tartışması

Fındık üretiminin kahverengi kokarca, iklim değişikliği ve don gibi risklerle karşı karşıya olduğunu belirten Sarıbal, Ordu’da yaklaşık 1 milyon 300 bin dekar alanın dondan etkilendiğini, TARSİM kapsamındaki alanın ise yaklaşık 121 bin dekar düzeyinde kaldığını söyledi.

Sarıbal; rekolte tespitlerinin bağımsız yapılması, TMO’nun alım garantisi vermesi, alım kapasitesinin artırılması, randıman ölçümlerinin denetlenmesi ve üretim maliyetlerinin belirlenmesinde aile emeği ile iklim risklerinin de dikkate alınması çağrısında bulundu.

Ayrıca gübre, mazot, ilaç ve işçilik maliyetlerinin azaltılması, üretici kooperatiflerinin güçlendirilmesi, lisanslı depoculuğun yaygınlaştırılması ve Türkiye’nin işlenmiş ve yüksek katma değerli fındık ürünleri ihracatına yönelmesi gerektiğini ifade etti.

Türkiye’nin Pamuk Üretimi İhtiyacın Dörtte Birine Geriledi

Basın toplantısında pamuk üretimindeki gerilemeye de dikkat çeken Sarıbal, pamuğun tekstil başta olmak üzere çok sayıda sektör açısından stratejik öneme sahip olduğunu söyledi.

Türkiye’nin yıllık 1,5-1,6 milyon ton lif pamuk ihtiyacı bulunduğunu belirten Sarıbal, bu yılki üretimin yaklaşık 400 bin ton seviyesinde kalmasının beklendiğini ifade etti. İlk yedi ayda yaklaşık 700 bin ton lif pamuk ithal edildiğini aktaran Sarıbal, mevcut üretimin ülke ihtiyacının yaklaşık dörtte birini karşılayabildiğini söyledi.

Sarıbal, son yıllardaki pamuk ithalatına ilişkin verileri de gündeme getirerek, AKP döneminde yaklaşık 20 milyon ton pamuk ithalatı için 36 milyar dolar ödendiğini, yaklaşık 2 milyon tonluk ihracattan ise 4-4,5 milyar dolar gelir elde edildiğini belirtti.

Pamuk 2
Orhan Sarıbal: Tarımda Yapısal Sorunlar Çözülmeli
Pamuk Üreticisi Kilogram Başına 10-12 Lira Zarar Ediyor

Kütlü pamukta hasat giderleri dahil kilogram maliyetinin 48-50 liraya ulaştığını, piyasa fiyatının ise yaklaşık 38 lira seviyesinde kaldığını belirten Sarıbal, üreticinin kilogram başına 10-12 lira zarar ettiğini söyledi.

Türkiye’de pamuk desteğinin kilogram başına yaklaşık 3,4 lira olduğunu ifade eden Sarıbal, mevcut desteklerin üretim maliyetlerini karşılamada yetersiz kaldığını savundu. Yunanistan ve İspanya’daki destek mekanizmalarını da örnek gösteren Sarıbal, Türkiye’de üreticinin sübvansiyonlu ithalat karşısında korunması gerektiğini belirtti.

Sarıbal, pamukta uzun vadeli üretim planlaması yapılması, gerçek maliyetlere dayalı taban fiyat uygulanması, desteklerin ekimden önce açıklanması ve zamanında ödenmesi, üretici kooperatiflerinin güçlendirilmesi ve gerektiğinde kamu alım mekanizmasının devreye sokulması gerektiğini söyledi.

“Üretici ile Tüccarı Karşı Karşıya Getirmek Çözüm Değil”

Yaş sebze ve meyve ticaretine yönelik soruşturmayı da değerlendiren Sarıbal, 41 büyük dağıtıcı firmanın yöneticileri hakkında gözaltı kararı verildiğini, 109 adrese operasyon düzenlendiğini ve 38 kişinin gözaltına alındığını hatırlattı.

Hukuki soruşturmaların yürütülebileceğini ancak tarım sektöründeki yapısal problemlerin yalnızca birkaç şirket üzerinden açıklanamayacağını belirten Sarıbal, üretici ile tüccarın karşı karşıya getirilmesinin temel sorunları çözmeyeceğini savundu.

Zincir marketlerin piyasadaki ağırlığına da dikkat çeken Sarıbal, yaklaşık 60 bin market bulunduğunu belirterek sektöre yönelik düzenlemelerin yeterliliğini gündeme getirdi. Geçmişte soğan depolarına yönelik operasyonları da hatırlatan Sarıbal, üretimdeki sorunlar çözülmeden yalnızca operasyonlarla fiyat artışlarının önüne geçilemeyeceğini ifade etti.

Tarımda Planlama ve Kamu Desteği Çağrısı

Sarıbal, tarım sektöründeki sorunların çözümü için toprak, su, iklim ve gıda ihtiyacını dikkate alan havza bazlı üretim planlaması yapılmasını istedi.

Gerçek üretim maliyetlerinin hesaplanması, temel ürünlerde taban fiyat ve kamu alımı uygulanması, desteklerin ekimden önce açıklanması ve maliyetlere göre güncellenmesi gerektiğini belirten Sarıbal; mazot, elektrik ve sulama maliyetlerinin desteklenmesini, çiftçi borçlarının uygun koşullarda yapılandırılmasını ve kooperatiflerin güçlendirilmesini önerdi.

Tarla çıkışından perakendeye kadar fiyat hareketlerinin dijital ortamda izlenmesini, soğuk zincir ve lisanslı depoculuğun yaygınlaştırılmasını isteyen Sarıbal, kamu kurumları ve belediyelerin kooperatiflerden doğrudan alım yapmasının da desteklenmesi gerektiğini söyledi.

Motorin Fiyatı 100 Liranın Üzerine Çıktı

Toplantının son bölümünde motorin fiyatlarındaki artışa değinen Sarıbal, litre fiyatının bir yıl önce yaklaşık 54 lira seviyesindeyken 100 liranın üzerine çıktığını belirtti.

Motorinin yalnızca tarımsal üretimde değil, sulama, hasat, işçi taşımacılığı ve ürünlerin tarladan pazara ulaştırılması süreçlerinde de temel maliyet unsurlarından biri olduğunu ifade eden Sarıbal, motorindeki yıllık artışın yaklaşık yüzde 84’e ulaştığını söyledi.

Akaryakıttaki ÖTV ve KDV yükünün litre başına 25 lirayı aştığını belirten Sarıbal, tarımsal üretimde kullanılan mazottaki vergi yükünün kaldırılması, eşel mobil sisteminin yeniden uygulanması ve mazotun sübvanse edilmesi çağrısında bulundu.

Sarıbal, tarım politikalarının üreticinin maliyetlerini düşürmeye ve üretimi sürdürülebilir hale getirmeye odaklanması gerektiğini belirterek, tarımdaki sorunların yalnızca piyasa operasyonlarıyla çözülemeyeceğini ifade etti.

Güncel Haberler

Benzer Haberler

Yorum Yaz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz