Orhan Sarıbal: “Faize 10,4 Lira, Tarıma 1 Lira”

Orhan Sarıbal, 2027-2029 OVP’de tarım bütçesi yüzde 29,3 azalırken faiz giderlerinin yüzde 40,7 artırılmasını eleştirdi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, 2027-2029 Orta Vadeli Programı’nda (OVP) tarıma ayrılan kaynakların azaltılmasını eleştirerek, tarım bütçesi ile faiz giderleri arasındaki farkın hükümetin ekonomik tercihini ortaya koyduğunu söyledi.

Sarıbal, 2027 yılında Tarım ve Orman Bakanlığı için öngörülen 383 milyar liralık ödeneğe karşılık faiz giderlerinin 3 trilyon 975 milyar liraya ulaşmasının planlandığını belirterek, “Tarım ve Orman Bakanlığına ayrılması öngörülen her 1 liraya karşılık faize 10,4 lira harcanacak. Bunun adı bütçe disiplini değil, siyasi tercihtir” dedi.

Tarım bütçesi azalırken faiz giderleri artıyor

Orhan Sarıbal, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında 2027-2029 OVP’yi, tarımsal destekleri, çiftçinin borçlarını ve tarım ürünleri ithalatındaki artışı değerlendirdi.

Sarıbal’ın verdiği bilgilere göre Tarım ve Orman Bakanlığının 2026 yılı başlangıç ödeneği yaklaşık 541,8 milyar lira seviyesindeyken, 2027 yılı için ödenek teklif tavanı 383 milyar liraya indiriliyor. Buna göre tarım bütçesinde nominal olarak yüzde 29,3 oranında düşüş öngörülüyor.

Buna karşılık faiz giderlerinin 2026 yılında 2 trilyon 824,9 milyar liradan 2027 yılında 3 trilyon 975 milyar liraya yükselmesi bekleniyor. Sarıbal, faiz harcamalarının yüzde 40,7 artacağı bir dönemde tarıma ayrılan kaynağın azaltılmasının ekonomik bir zorunluluk değil, siyasi bir tercih olduğunu savundu.

OVP’de tarım ve çiftçi için yeni eleştiriler

Sarıbal, OVP’nin Türkiye ekonomisinde önceki yıllarda açıklanan hedeflerin tutturulamadığını da gösterdiğini söyledi. Geçen yıl 2026 yılı için yüzde 16 olarak açıklanan enflasyon hedefinin yeni programda yüzde 28,4’e yükseltildiğini belirten Sarıbal, 2027 yılı için yüzde 21 enflasyon hedefinin de gerçekçi olmadığını ifade etti.

CHP’li Sarıbal’a göre bu hedefler yalnızca ekonomik göstergeler açısından değil, çiftçiye verilecek destekler ve kamu tarafından belirlenen ödemeler açısından da önem taşıyor. Sarıbal, enflasyon hedeflerinin tutturulması amacıyla desteklerin ve alım fiyatlarının baskılanabileceğini savundu.

Orhan sarıbal: “faize 10,4 lira, tarıma 1 lira”
Orhan Sarıbal: “Faize 10,4 Lira, Tarıma 1 Lira”
Çiftçinin girdi maliyetleri yükseliyor

Tarımsal üretimde maliyet baskısının devam ettiğini belirten Sarıbal, Ağustos 2026 itibarıyla tüketici enflasyonunun yüzde 31,51, gıda enflasyonunun ise yüzde 33,79 olduğunu söyledi.

Aynı dönemde tarımsal girdi fiyatlarının yıllık yüzde 36,65, gübre fiyatlarının yüzde 63,56, enerji ve yağlayıcı fiyatlarının ise yüzde 40,75 arttığını aktaran Sarıbal, 2027 yılı destek katsayısındaki artışın yüzde 20,4 ile OVP’deki yüzde 21’lik enflasyon hedefinin altında kaldığına dikkat çekti.

Sarıbal, bu durumun gerçekleşmesi halinde çiftçinin aldığı desteğin reel olarak azalacağını belirterek, üreticinin mazot, gübre, yem, tohum, ilaç ve elektrik gibi temel girdileri piyasa fiyatlarından almak zorunda olduğunu vurguladı.

Buğday ve arpa fiyatlarında üretici endişesi

Çiftçinin ürününü hangi fiyattan satacağını öngöremediğini savunan Sarıbal, buğday ve arpa fiyatlarını da gündeme getirdi.

Sarıbal’ın açıklamasına göre desteklerle birlikte buğdayda kilogram başına 18 liraya ulaşacağı belirtilen fiyat piyasada 13-14 lira seviyesinde kalırken, arpada desteklerle birlikte 13-13,5 lira olarak açıklanan fiyatın piyasada 11-12 lira düzeyinde gerçekleştiği ifade edildi.

CHP’li vekil, üreticinin hem girdi maliyetlerinde hem de ürünün satış fiyatında yeterli söz hakkına sahip olmadığını belirterek mevcut yapının çiftçinin üretimden uzaklaşmasına yol açtığını söyledi.

Tarım ürünleri ithalatı artıyor

Sarıbal’ın açıklamasında dikkat çektiği bir diğer başlık ise tarım ürünleri ithalatındaki yükseliş oldu.

2026 yılının ilk yedi ayında buğday ithalatının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 96 artarak 3,5 milyon tona çıktığını ve bu ithalat için yaklaşık 875 milyon dolar ödendiğini belirten Sarıbal; mısır, soya, ayçiçeği tohumu, ayçiçeği yağı, kırmızı mercimek, pamuk ve diğer tarımsal ürünlerde de yüksek ithalat rakamlarına ulaşıldığını söyledi.

Canlı hayvan ve kırmızı et ithalatı için ödenen dövizin de yüzde 36 artarak 1 milyar 430 milyon dolara yükseldiğini aktaran Sarıbal, ilk yedi ayda yaklaşık 500 bin baş canlı hayvan ve 50 bin ton civarında kırmızı et ithal edildiğini ifade etti.

Tarim stok getty 2339272
Orhan Sarıbal: “Faize 10,4 Lira, Tarıma 1 Lira”
Çiftçinin borcu bir yılda 399 milyar lira arttı

Tarım sektöründeki finansman sorununa da dikkat çeken Sarıbal, çiftçinin bankalara olan nakdi kredi borcunun Haziran 2025’te 1 trilyon 46 milyar lira seviyesindeyken, Haziran 2026’da 1 trilyon 445 milyar liraya yükseldiğini söyledi.

Buna göre çiftçinin bankalara olan borcunda bir yıl içinde yaklaşık 399 milyar liralık artış yaşandı. Zamanında ödenemeyen tarımsal kredilerin de 7,3 milyar liradan 25 milyar liraya çıktığını belirten Sarıbal, üreticinin mevcut borcunu yeni borçlarla çevirmek zorunda kaldığını savundu.

Sözleşmeli üretimde kamu güvencesi çağrısı

OVP’de sözleşmeli üretim modellerinin yaygınlaştırılmasının öngörüldüğünü hatırlatan Sarıbal, kamu denetimi ve taban fiyat güvencesi bulunmayan modellerin çiftçiyi büyük şirketler ve tüccarlar karşısında koruyamayacağını söyledi.

Üretim planlamasının da çiftçinin katılımıyla yapılması gerektiğini belirten Sarıbal, desteklerden yararlanamayan üreticilerin itiraz edebileceği şeffaf bir mekanizmanın oluşturulması ve çiftçi borçlarının yapılandırılması gerektiğini ifade etti.

“Tarım bütçesi Türkiye’nin gıda güvenliği açısından kritik”

Orhan Sarıbal, tarımsal üretimin yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, gıda güvenliği ve ülke bağımsızlığı açısından stratejik öneme sahip olduğunu söyledi.

Tarımsal desteklerin gerçek maliyetlere göre ve zamanında verilmesini isteyen Sarıbal; çiftçi borçlarının faizsiz yapılandırılmasını, stratejik ürünlerde kamu öncülüğünde üretim planlaması yapılmasını, ithal girdilere bağımlılığın azaltılmasını ve üretici örgütlerinin karar süreçlerine dahil edilmesini talep etti.

Sarıbal, çiftçinin üretimden kopmasının uzun vadede Türkiye’nin gıda güvenliğini ve ekonomik bağımsızlığını riske atabileceğini savunarak, tarım politikalarının üreticinin gelir güvencesini merkeze alması gerektiğini belirtti.

Güncel Haberler

Benzer Haberler

Yorum Yaz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz