Rahmi Aşkın Türeli, 2027-2029 OVP’sini eleştirerek büyüme, enflasyon, cari açık ve istihdam hedeflerinin gerçekçi olmadığını savundu.
CHP Grup Başkanvekili Rahmi Aşkın Türeli, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’ı (OVP) eleştirerek, programda ortaya konulan hedeflerin toplumda karşılık bulmadığını savundu. Türeli, büyüme, enflasyon, cari açık ve istihdam hedeflerinin önceki programlara göre geriye çekildiğini belirterek, “Ne sanayicisi, ne işçisi, ne memuru, ne KOBİ’si, ne emeklisi programda yer alan hedeflere inanıyor” dedi.
CHP Grup Başkanvekili Rahmi Aşkın Türeli, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemini kapsayan OVP’ye ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye’nin uzun süredir ekonomik ve yapısal sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Türeli, iktidarın 24 yıllık döneminde çok sayıda kalkınma planı ve OVP hazırlanmasına rağmen temel sorunların çözülemediğini söyledi.
Rahmi Aşkın Türeli, uygulanan ekonomi politikalarının Türkiye’yi yüksek enflasyon, düşük büyüme ve gelir dağılımında bozulmanın yaşandığı bir noktaya getirdiğini savundu.
Rahmi Aşkın Türeli OVP’yi eleştirdi
Türeli, özellikle 2021 yılında uygulanan faiz politikasının ekonomide ciddi sonuçlar doğurduğunu söyledi. Merkez Bankası politika faizinin yüzde 19’dan yüzde 8,5’e indirilmesinin ardından döviz kurunda ve enflasyonda hızlı yükseliş yaşandığını belirten Türeli, bu sürecin vatandaşların döviz ve altına yönelmesine neden olduğunu ifade etti.
Kur Korumalı Mevduat uygulamasının da bu ekonomik tablonun ardından devreye alındığını hatırlatan Türeli, yüksek enflasyonun ardından vatandaşların gayrimenkul ve çeşitli mal varlıklarına yöneldiğini söyledi.
“Üç yıllık istikrar programının sonunda olumlu bir nokta yok”
Mehmet Şimşek döneminde uygulanmaya başlanan üç yıllık istikrar programına da değinen Türeli, programın temel hedefinin dezenflasyon olduğunu belirtti.
Programın başlangıcında kamuoyundan üç yıl boyunca sabır gösterilmesinin istendiğini ifade eden Rahmi Aşkın Türeli, aradan geçen sürede beklenen sonuçların alınamadığını savundu.
Türeli, 2023 yılında açıklanan OVP’de cari açık, istihdam, enflasyon ve yapısal reformlara ilişkin çok sayıda hedef ortaya konulduğunu ancak bu hedeflerin önemli bölümünün gerçekleşmediğini söyledi.
Bu nedenle yeni OVP’nin de somut bir dönüşüm programı olmaktan uzak olduğunu ileri süren Türeli, geçmiş programlardaki hedeflerin büyük bölümünün yeniden gündeme getirildiğini savundu.

OVP ile Kalkınma Planı arasında uyum olmadığı savunuldu
Devlet tarafından hazırlanan ekonomik belgeler arasında 12. Kalkınma Planı’nın temel çerçeveyi oluşturduğunu belirten Türeli, OVP’nin bu planla uyumlu olması gerektiğini söyledi.
2024-2028 dönemini kapsayan 12. Kalkınma Planı ile yeni OVP arasında hedef ve rakamlar açısından uyumsuzluk bulunduğunu savunan Türeli, ekonomik programların birbirini tamamlaması gerektiğini ifade etti.
Türeli’ye göre Kalkınma Planı’nda öngörülen dengeli ve sürdürülebilir büyüme, istihdam kapasitesinin artırılması, gelir dağılımının iyileştirilmesi ve kalıcı refah artışı hedefleri yeni programda yeterince karşılık bulmadı.
“OVP’nin vizyonu yok”
Yeni OVP’nin Türkiye’nin yapısal sorunlarına çözüm üretmediğini savunan Türeli, programın temel sorununun vizyon eksikliği olduğunu söyledi.
Türeli, ekonomik hedeflerin tek başına açıklanmasının yeterli olmadığını, bu hedeflere hangi politikalar ve somut tedbirlerle ulaşılacağının ortaya konulması gerektiğini belirtti.
Toplumun ekonomik programa güvenmesinin önemine dikkat çeken Türeli, programın kredibilitesinin bulunmadığını savunarak, “Ne sanayicisi, ne işçisi, ne memuru, ne KOBİ’si, ne emeklisi, hiç kimse programda yer alan hedeflere inanmıyor” ifadelerini kullandı.
Büyüme hedefi aşağı çekildi
Türeli, yeni OVP’de büyüme hedeflerinin de aşağı yönlü revize edildiğini söyledi.
Türkiye ekonomisinin Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana uzun dönemli ortalama büyüme hızının yaklaşık yüzde 5 olduğunu belirten Türeli, yeni programda 2024-2028 dönemindeki ortalama büyüme hızının yüzde 3,8 olarak öngörüldüğünü ifade etti.
2026 yılı için yüzde 3,3 olarak belirlenen büyüme hedefinin de yakalanmasının zor olduğunu savunan Rahmi Aşkın Türeli, yılın ilk iki çeyreğinde kaydedilen büyüme oranlarının hedefin gerisinde kaldığını söyledi.
Büyüme hızındaki düşüşün reel sektör açısından ciddi sonuçlar doğuracağını belirten Türeli; sanayi üretimi, inşaat, ticaret, özel tüketim ve ihracat alanlarında yaşanan durgunluğa dikkat çekti.

Cari açık hedefi iki katından fazla artırıldı
Türeli’nin eleştirdiği başlıklardan biri de cari açık hedefleri oldu.
Geçen yıl açıklanan OVP’de 2026 yılı için 22,3 milyar dolar olarak öngörülen cari işlemler açığının yeni programda 47,5 milyar dolara yükseltildiğini belirten Türeli, 2028 yılı için daha önce 18,5 milyar dolar olarak belirlenen hedefin ise 37 milyar dolara çıkarıldığını söyledi.
- Kalkınma Planı’nda 2028 yılı için cari işlemler açığının 2,8 milyar dolar seviyesinde öngörüldüğünü hatırlatan Türeli, ortaya çıkan farkın ekonomi politikalarındaki hedef sapmasını gösterdiğini savundu.
Türkiye’nin üretim yapabilmek için ithalata bağımlı olduğunu belirten Türeli, ihracatın ara malı ithalatına bağımlılığının azaltılmasının cari açık sorununun çözümü açısından kritik olduğunu ifade etti.
İstihdam hedefi aşağı çekildi
Türeli, OVP’de istihdam hedeflerinin de aşağı yönlü revize edildiğini belirtti.
Geçen yılki programda 2026 yılı için 33,3 milyon kişi olarak öngörülen istihdamın yeni OVP’de 32,6 milyon kişiye indirildiğini söyleyen Türeli, işsizlik oranındaki sınırlı değişimin ekonomik tablonun tamamını yansıtmadığını savundu.
İşsizlik oranından ziyade ekonominin büyürken ne kadar istihdam yarattığının önemli olduğunu belirten Türeli, geniş tanımlı işsizliğin resmi işsizlik oranının oldukça üzerinde bulunduğunu ileri sürdü.
Enflasyonda tek hane hedefi 2029’a bırakıldı
Rahmi Aşkın Türeli’nin açıklamalarında en fazla öne çıkan başlıklardan biri de enflasyon hedefi oldu.
İstikrar programının ilk döneminde 2026 yılı sonunda enflasyonun yüzde 8,5 seviyesine indirilmesinin hedeflendiğini hatırlatan Türeli, yeni OVP’de tek haneli enflasyon hedefinin 2029 yılına bırakıldığını söyledi.
Türeli, programın üzerinden üç yıldan fazla zaman geçmesine rağmen enflasyonun beklenen hızda gerilemediğini belirterek, her yeni OVP’de tek haneli enflasyon hedefinin daha ileri bir tarihe taşındığını savundu.
Ekonomi politikalarının maliyetinin ise işçi, memur, emekli, çiftçi, esnaf ve KOBİ’ler tarafından ödendiğini ifade etti.
Vergi gelirlerindeki artış gelir dağılımını bozacak
Türeli, yeni OVP’de vergi politikalarının da yeterince adil olmadığını savundu.
Türkiye’de vergi gelirlerinin yaklaşık yüzde 65-70’inin dolaylı vergilerden oluştuğunu belirten Türeli, KDV ve ÖTV gibi vergilerin çalışanlar ve tüketiciler üzerinde önemli bir yük oluşturduğunu söyledi.
2026 yılında vergi gelirlerinde önceki yıla göre yüzde 32 oranında artış öngörüldüğünü belirten Türeli, dolaylı vergilere dayalı yapının sürmesinin gelir dağılımındaki adaletsizliği daha da artıracağını ileri sürdü.
Türeli’den özelleştirme politikasına tepki
CHP Grup Başkanvekili Rahmi Aşkın Türeli, hükümetin özelleştirme politikalarını da eleştirdi.
Kamuya ait yatırımların geçmişte vatandaşların ödediği vergilerle gerçekleştirildiğini belirten Türeli, mevcut özelleştirmelerin kamu yararı açısından gerekçelendirilmediğini savundu.
Türeli, bütçe açığındaki artış ve kısa vadeli nakit ihtiyacının özelleştirmelerde belirleyici olduğunu ileri sürdü.
Türeli’den Mustafa Balbay’ın CHP sözlerine yanıt
Basın toplantısında bir gazetecinin sorusunu da yanıtlayan Türeli, eski CHP Milletvekili ve gazeteci Mustafa Balbay’ın CHP’ye ilişkin ifadelerini değerlendirdi.
Balbay’ın CHP’nin kapatılması ve yeniden bir yol haritası çizilmesi yönündeki sözlerinin kabul edilemez olduğunu belirten Türeli, CHP’nin Cumhuriyet’in kuruluşunda önemli rol üstlenen ve Türkiye açısından güvence olduğunu savundu.
Türeli, CHP’ye yönelik bu tür değerlendirmelerin geçmişte parti bünyesinde milletvekilliği yapmış bir isim tarafından dile getirilmesinin de üzücü olduğunu söyledi.
