Faik Öztrak, OVP’de 2027 enflasyon tahmininin yüzde 15’ten yüzde 21’e çıkarılmasını eleştirdi: “20 günde ne değişti?”
CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’a (OVP) ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Öztrak, 2027 yılı enflasyon tahmininin kısa süre içerisinde yüzde 15’ten yüzde 21’e yükseltilmesini eleştirerek, “20 günde ne değişti?” diye sordu.
Öztrak, ekonomi yönetiminin daha önce açıkladığı hedeflerin tutmadığını savunurken, enflasyonun yanı sıra bütçe politikaları, tarım fiyatları, büyüme ve işgücü verilerine ilişkin de eleştiriler yöneltti.
Faik Öztrak’tan OVP’deki Enflasyon Tahminine Tepki
Faik Öztrak, bir önceki OVP’de 2026 yılı için yüzde 16 olarak öngörülen enflasyon hedefinin yeni programda yüzde 28,4’e çıkarıldığını belirtti.
Merkez Bankası’nın 20 gün önce yayımladığı Enflasyon Raporu’nda ise 2027 yıl sonu enflasyonunun yüzde 15 olarak tahmin edildiğini hatırlatan Öztrak, yeni OVP’de bu tahminin yüzde 21’e yükseltilmesine dikkat çekti.
Öztrak, “20 günde ne değişti de 2027 enflasyon tahmini yüzde 40 oranında saparak yüzde 21’e çıkarıldı?” ifadelerini kullandı.

“20 Günde Ne Değişti?”
Ekonomi yönetiminin tutmayan hedefleri “ataletin” düşük ölçülmesiyle açıklamasını eleştiren Öztrak, enflasyonla mücadelede güven sorununun göz ardı edildiğini savundu.
Öztrak, Merkez Bankası’nın enflasyonun yaklaşık 7 puanının çevredeki savaşların etkisinden kaynaklandığı yönündeki değerlendirmesine de tepki gösterdi.
CHP’li Öztrak, Türkiye’deki enflasyonun savaş halindeki bazı ülkelerden çok daha yüksek olmasını örnek göstererek, enflasyondaki yükselişin yalnızca dış gelişmelerle açıklanamayacağını ifade etti.
Öztrak: Savaşan Ülkelerin Enflasyonu Türkiye’nin Çok Gerisinde
Rusya ve Ukrayna’daki enflasyon oranlarına dikkat çeken Öztrak, Rusya’da enflasyonun yüzde 6, Ukrayna’da ise yüzde 7,7 olduğunu belirtti.
Öztrak, Orta Doğu’daki savaş ve çatışmalardan etkilenen Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Umman gibi ülkelerdeki enflasyon oranlarının da Türkiye’nin oldukça altında olduğunu söyledi.
Türkiye’deki yüksek enflasyonun savaşların etkisiyle açıklanmasının yeterli olmadığını savunan Öztrak, ekonomi yönetiminin savaş etkisi dışındaki enflasyonun neden yüksek olduğunu da açıklaması gerektiğini belirtti.

Bütçe Açığı Eleştirisi
Faik Öztrak, ekonomi yönetiminin bütçede yaptığı tasarrufları anlatırken, “emanet” ve “avans” hesaplarının kullanımına ilişkin konuların gündeme getirilmediğini öne sürdü.
Öztrak, 2025 yılı sonunda bütçe açığı ile bütçe nakit açığı arasındaki farkın 357 milyar liraya ulaştığını belirterek, kamu maliyesine ilişkin uygulamaların daha şeffaf biçimde ele alınması gerektiğini savundu.
“Hükümet Gözünü Çiftçinin Rızkına Dikti”
Öztrak’ın OVP’ye yönelik bir diğer eleştirisi ise tarımsal ürünlerin alım fiyatlarına ilişkin düzenlemelere yönelik oldu.
Programda “yönetilen ve yönlendirilen fiyatlar” ile tarımsal ürünlerin alım fiyatlarının program hedefleriyle uyumunun daha hassas şekilde gözetileceğinin belirtilmesine dikkat çeken Öztrak, bunun çiftçinin gelirini baskılayabilecek bir politika olduğunu savundu.
Öztrak, yüksek faiz ve düşük kur politikalarının enflasyonu düşürmekte yeterli olmadığını belirterek, bu kez yükün çiftçinin üzerine bırakılmaması gerektiğini söyledi.
Çiftçinin maliyetlerini düşürecek politikalar yerine ürün fiyatlarının hedeflere göre sınırlandırılmasının, dezenflasyonun maliyetinin üreticiye yüklenmesi anlamına geleceğini ifade etti.
Öztrak’tan Büyüme ve İşgücü Eleştirisi
Öztrak, üretici kesim üzerindeki baskının artırılması halinde büyüme hedeflerinin nasıl gerçekleştirileceğinin de açıklanması gerektiğini söyledi.
Ekonomi yönetiminin tutmayan hedefleri sürekli dış gelişmelere bağlamasını eleştiren Öztrak, işgücü piyasasına ilişkin açıklamaların da gerçeklerden uzak olduğunu savundu.
İş bulma umudunu kaybeden veya mevcut ücretleri yetersiz bulduğu için işgücüne dahil olmayan vatandaşlara ilişkin politikaların güçlendirilmesi gerektiğini belirten Öztrak, genç nüfusun Türkiye’nin önemli stratejik avantajlarından biri olduğunu söyledi.
Öztrak, genç nüfusun üretim sürecine yeterince dahil edilememesinin ekonomi yönetiminin önemli sorunlarından biri olduğunu ifade ederek, “Bu ülkenin en önemli stratejik üstünlüğü genç nüfusudur. Bunu atıl tutan bir yönetim işini yapamıyordur” değerlendirmesinde bulundu.
