RİZELİ: ÇAY FİYATI 25 LİRA OLMALI

Hükümetin açıklayacağı fiyatı bekleyen Rizeli üreticiler, açıklanacak fiyatın 20 liradan az olmaması gerektiğini ifade etti. Üretici, “25 lira olursa memnun kalırız” derken bir başka üretici ise, “Eğer şu anki fiyatı 30 liranın da altına düşerse üretici yandı. Hükümet özel sektörlere vereceğine ÇAYKUR desteklerini halka versin, bizim gibilere versin” diye konuştu.

YAŞ ÇAY ALIMI ÇAY 25-30 LİRA OLMALI

Çay
Ri̇zeli̇: Çay Fi̇yati 25 Li̇ra Olmali

Rize başta olmak üzere Artvin, Trabzon ve Giresun illerinde 210 bin üreticinin temel geçim kaynağı olan ürüne hükümetin vereceği fiyat merakla bekleniyor. Üreticiler bir kilo fiyatının en az 25 lira olması gerektiğini söyledi.

“ÖZEL SEKTÖR BİZİ MAĞDUR EDİYOR”

Rizeli çay üreticisi, “Ben bir üretici olarak geçen sene zaten ürünün fiyatının yani beklentinin çok çok altında olduğunu gördük ve bu sene artan maliyetlerden dolayı çayın ziraat odasının açıkladığı fiyatta 17 lira bir maliyetimiz var. Bugün ben bir gübre aldım 15 bin 500 lira para ödedim bir tonuna bunun akaryakıt fiyatlarını koyarsak, enflasyonu da koyarsak, şu an beklentimiz 20 ile 23 lira arası. Özel sektör bizi yıllardır mağdur ediyor devletin açıkladığının altında alıyor yine hüsrana uğrayacağımızı düşünüyorum” dedi.

Cay 4
Ri̇zeli̇: Çay Fi̇yati 25 Li̇ra Olmali

“DEVLET BU KONUDA RİZELİYİ MAHCUP EDİYOR”

Üretici bir yurttaş ise “Fiyatı 20 liradan aşağı olmaması lazım, bu kesim işine son vermeleri lazım. Kesiyoruz, alanlar bitti. Burada hep ezilen vatandaş biz olduk. Kendi ürünümüzü yevmiyeyle toplamış gibi oluyoruz ama bu 25 lira olursa memnun kalırız. 25 lira yapıp da kurusunu 250- 300 lira yaptığı zaman yine vatandaştan gidiyor. Hiç Rizeli memnun olmamıştır, olmaz. Devlet şimdi bu konuda Rizeliyi hep mahcup etmiştir, istediğimiz değeri vermemiştir. Rizeli hiç memnun olmamıştır” dedi.

“UZAKTAN SELAM VERİR DURUMA DÜŞTÜK”

Bir diğer yurttaş, “Öncelikle bu mecburi kesim işlerin kaldırılmasını istiyorum. Gübreye devletin mutlak ve mutlak bir destek olmasını istiyorum. Aşırı pahalı aşırı yani o fiyatlarla gübre alıp da ürüne verip de çay yani çok kıymetli ama değeri çok düştü. Yıllar yılı her sene bu acımasız enflasyon bizi mahvetti. Eğer şu anki fiyatı 30 liranın da altına düşerse üretici yandı. Bundan sonra artık ürüne bir destek mi verir hükümet yani, özel sektörlere vereceğine ÇAYKUR desteklerini halka versin, bizim gibilere versin. Üreticiler ayakta kalabilsin yoksa bu ürün de elimizden gidecek bu gidişte. Yani bunu da artık uzaktan selam verir duruma düştük” ifadelerini kullandı.

Cay 6
Ri̇zeli̇: Çay Fi̇yati 25 Li̇ra Olmali

“ÖZEL SEKTÖR TEFECİ GİBİ”

Diğer çay üretici yurttaş da, “Çayın fiyatı konusunda beklentilerimiz 25 lira çünkü çayın bir gelir kaynağı olması için 25 lira bile bir insanın çaydan alacağı hani eziyetine değmeyecek bir para. Çay artık bitmiş bir ürün, Rizeli olarak diyorum. Özel sektör maalesef ki millet perişan. Kıştan çıkıyor yaza düşünce özel sektörü şöyle düşünün bir çeşit tefeci gibi devlet çayı diyelim hani asıl fiyatından alırken özel sektör geçen sene 11 lirayken devletin fiyatı özel sektör 9 lira 9 buçuk liralara kadar aldı çünkü millet kıştan çıkmış, borcu var, çaydan geçinemiyor mecburen çayını bozdurmak zorunda kalıyor” diye konuştu.

” FİYATI 20 LİRADAN AŞAĞI OLMASIN”

Bir başka üretici ise “AK Parti hükümeti beni çok iyi dinlesin; kurulduğu günden beri ona oy veriyorum hiç bu zamana kadar bir şey istemedim şimdi istiyorum. Diyorum ki; çayın fiyatı 20 liradan aşağı olmasın. Eğer bu milletin gönlünü kazanmak istiyorsa, bu Rizelinin gönlünü kazanmak istiyorsa, çayın fiyatı 20 lira olsun. Sayın Cumhurbaşkanı burada ilk konuştuğu zaman ne dedi; ‘görün ben bir seçileyim bak çay paketleme fabrikalarının hep dışarıda paketlemeleri onları Rize’ye alıyorum’. Hani neredeler, bugün olanları da yıktılar. Taşlıdere’de vardı onları da yıktılar. Rize’ye bir fabrika yapsınlar, olanları da yıktılar” dedi.

Cay 2
Ri̇zeli̇: Çay Fi̇yati 25 Li̇ra Olmali

Türkiye’de üretimi

Türkiye dünyada bitkinin yetiştiği ve ekonomik olarak çay üretiminin gerçekleştirildiği yaklaşık 30 ülkeden birisidir; 2021 yılı itibarıyla 60 ülkeye ihraç etmektedir.

Türkiye’de tarımı, Doğu Karadeniz Bölgesinde Gürcistan sınırından başlayarak Ordu ilinin Fatsa ilçesine kadar olan kuşakta yapılır. Rize, tek başına Türkiye üretiminin % 85’ini karşılar; yetiştirilen diğer iller Ordu, Giresun, Trabzon ve Artvin’dir. Tarımının 12 ay boyunca yapılabildiği Tropikal ve ekvatoral bölgelerden farklı olarak Türkiye’de yılın sadece 6 ayı üretim gerçekleştirilir (Her yıl Mayıs ayında başlayan hasat dönemi Ekim veya Kasım ayında tamamlanır).

Türkiye’de yetiştirmek için 20. yüzyıl başından itibaren bazı girişimler olmuşsa da ülkede üretiminin geçmişi, 1940’lı yıllarda dayanır. Yetiştirmeye yönelik bilinen ilk girişim Osmanlı İmparatorluğu döneminde, Sultan II. Abdülhamid’in saltanatı sırasında Uzak Doğu’dan getirilen fidanları ve tohumların Bursa’da ekilmesi ile gerçekleşmiş; ancak ekolojik koşulların uygun olmaması sebebiyle bu girişim sonuçsuz kalmıştı. 1918’de Halkalı Yüksek Ziraat Okulu hocalarından botanikçi Ali Rıza Erten, I. Dünya Savaşı’nın ardından da Ziraat Genel Müdürü Zihni Derin, Doğu Karadeniz’de yetiştirme konusunda incelemeler yaptı.

Zihni Derin’in Rize’deki çalışmaları sonucu 1923’te ilk fidanlığı kuruldu. Ertesi yıl yine Zihni Derin’in çabası ile “Rize ili ve Borçka ilçesinde Fındık, Portakal, Mandalina, Limon ve Çay Yetiştirilmesine Dair 407 Sayılı Kanun” kabul edildi. Ne var ki olumsuz ekonomik koşullar nedeniyle bu girişim devam etmedi. Yarım kalan girişim, 1930’lu yılların ikinci yarısında bölgeye gönderilen Ankara Ziraat Fakültesi’nden bir heyetin çalışmaları ile canlandı.

Heyette bulunan Raşit Hatipoğlu, “Türkiye’de Çay İktisadiyatı’ adlı bir kitap yazmış; bu çalışmaların ardından Türkiye’de ilk yaprağı hasadı ve büyük çaplı üretimi 1938 yılında başlamıştır. Rize’de ilk fabrika İngiltere’ye 1940 yılında sipariş edilen, ancak II. Dünya Savaşı’ndan sonra gönderilebilen makineleri ile 1947 yılında açıldı. Türkiye’deki üretimi 1965 yılında iç tüketimi karşılar hale geldi ve ithalatı durdu. Bu tarihten sonra ihracatı yapılmaya başladı.

2004 yılında Türkiye 205.500 tonluk (dünyanın toplam üretiminin %6,4) üretimi ile dünya üzerindeki en büyük pazarlarından biri olmuştur. Ayrıca, 2004’te Türkiye kişi başına 2,5 kg’lık tüketimi ile dünya birincisi olmuş, onu kişi başına 2,1 kg ile İngiltere izlemiştir.

Dünya Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) 2018 yılı verilerine göre dünyadaki çay tarım alanlarının %2’si Türkiye’dedir ve Türkiye 2018 yılı dünya üretiminde %4 paya sahiptir. 2019 yılında 1,45 milyon ton üreten Türkiye, 3968 ton ihracat ile dünya ihracatı sıralamasında 31. sırada yer almıştır.

Güncel Haberler

Benzer Haberler

Yorum Yaz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz