CHP’li Bülent Kuşoğlu: “CHP’den Kopuş İdeolojik Değil Koltuk Savaşından”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu, TV6 ekranlarında katıldığı “Dosya 6” programında parti içerisinde yaşanan krizler, kurultay süreci ve partiden ayrılan kadrolara ilişkin açıklamalarda bulundu.

CHP’li Bülent Kuşoğlu, partiden ayrılan isimlerin altı ok ve Atatürk ilkeleriyle bir derdi olmadığını vurgulayarak, partiden kopuşun ideolojik değil, kişisel koltuk hırslarından kaynaklandığını dile getirdi.

DN Araştırma Merkezi Başkanı Tacir Baktaş’ın da yer aldığı programda sunucunun sorularını yanıtlayan Bülent Kuşoğlu, yaşanan kırılmanın son birkaç ayın değil, 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinden başlayan 3 yıllık bir krizin sonucu olduğunu belirtti.

Bülent Kuşoğlu: “Farklılığımız Düşünsel Değil, Koltuk Odaklıdır”

Partiden ayrılan kadroların CHP’nin temel ilke ve değerlerini hedef almadığına dikkat çeken CHP Genel başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu, kopuşun niteliğini şu sözlerle aktardı:

“Ayrılan arkadaşlarımız ‘Biz artık Cumhuriyet Halk Partili değiliz; Atatürk’ü, Atatürk ilkelerini, Kemalizmi, cumhuriyetin bekçiliğini veya Altı Ok’u savunmuyoruz’ demediler. İdeolojik, düşünsel veya sosyolojik bazda hiçbir ayrılığımız yok. Farklılık tamamen duygusal bazda; ‘Bu koltuklar bizimdi, siz aldınız’ diyerek bir kopuş yaşandı. Dolayısıyla bir bölünmeden ziyade ayrılmadan bahsetmek daha doğru.”

Kuşoğlu, Kemal Kılıçdaroğlu önderliğinde kurulan Altılı Masa vizyonunun muhafazakar, milliyetçi ve sosyal demokrat kesimleri bir araya getiren tarihi bir başarı olduğunu; ancak bu birleşmenin 2023 seçimlerinden itibaren bilinçli şekilde manipüle edilerek bölünmeye çalışıldığını ifade etti.

“Sistem Krizi Var: Siyaset Çözüm Üretemez Halde”

Türkiye’de siyasetin ve siyasi partilerin genel bir kriz içinde olduğunu belirten Bülent Kuşoğlu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin meclisi ve seçilmişleri işlevsizleştirdiğini savundu:

  • Seçilmişlerin Etkisizliği: Yürütme organında tek seçilmiş kişinin Cumhurbaşkanı olması nedeniyle Meclis’in ve milletvekillerinin denetim gücü kalmamıştır.
  • Siyasetin Tıkanması: Siyasetçi artık politika üretememekte, yürütme erki atanmış bürokratların kontrolüne geçmektedir.
  • Ekonomik Kriz ve Halk: Emekli, işçi, memur ve köylü büyük ekonomik sıkıntılar yaşarken, siyaset kurumu bu sorunlara çözüm üretememektedir.

“38. Kurultay’da Delegelerin İradesi Satın Alındı”

Mutlak butlan kararına ve 38. Olağan Kurultay sürecine ilişkin soruları yanıtlayan Bülent Kuşoğlu, mahkemenin açık tespitlerine rağmen parti yönetimi ve ayrılan grupların tutumunu eleştirdi:

  • Delegelerin İradesi Sakatlandı: Mahkeme kararı, 38. Kurultay’da delegelerin iradesinin satın alındığını ve sürece fesat karıştırıldığını hükme bağlamıştır.
  • Mahkeme Kararına İtiraz Edilmedi: Partiden ayrılan veya süreci eleştiren hiçbir yönetici çıkıp ‘Biz delegeye para vermedik, kimsenin iradesini satın almadık’ diyerek mahkeme kararına veya hukuki duruma itiraz etmemiştir.
  • Kılıçdaroğlu’na Karşı Algı Operasyonu: Kararın engellenmesi için kamuoyu oluşturulmazken, sosyal medyada devasa bütçeler harcanarak Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı systematically itibar suikastı yapılmıştır.

“Parti Araçlarına Zarar Verip Çay Bardaklarını Bile Götürdüler”

Ayrılan grubun partinin kurumsal mal varlığına ve araçlarına zarar verdiğini ifade eden Bülent Kuşoğlu, yaşanan kırılmanın boyutunu şu sözlerle dile getirdi:

Düne kadar bir arada siyaset yaptığımız, aynı duyguları paylaştığımız insanlar bir algı yönetimi ve kitle psikolojisiyle yönlendirildi. Partiden ayrılırken duvarlara kötü yazılar yazdılar, araçlarımıza zarar verdiler. Çay çaydanlıklarını, çay bardaklarını bile alıp götürdüler. Bu durum insanların kötü olmasından değil; kitle kışkırtması ve dışarıdan sokulan ellerin algı operasyonlarından kaynaklanmaktadır.

“50+1 Olmadan İktidar Mümkün Değil, Birleşmek Şart”

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde tek başına parti iktidarının imkansız olduğunu söyleyen Bülent Kuşoğlu, muhalefetin izlemesi gereken stratejiyi vurguladı:

  • Matematiksel Gerçek: Bir parti %60 oy alıp Meclis’e 360 milletvekili soksa dahi mevcut sistemde iktidar olamamaktadır.
  • Tek Çözüm 50+1: İktidara giden tek yol tüm muhalefet unsurlarını 50+1 hedefi etrafında yeniden bir araya getirmektir. Muhalefeti bölerek iktidar olunacağını söylemek halkı kandırmaktır.
  • Devletçilik İlkesinin Önemi: Katı Amerikan liberalizmiyle ülke yönetilemez. Tarımda, sağlıkta, eğitimde, yüksek teknolojide ve savunma sanayiinde devletçilik (kamuculuk) ilkesinin derhal devreye sokulması şarttır.

“Yurtdışına Kaçan Beyin ve Sermaye Güvenle Geri Getirilmeli”

Türkiye’nin yetişmiş nitelikli insan kaynağını ve sermayesini kaybettiğini belirten Bülent Kuşoğlu, sözlerini şu tespitlerle tamamladı:

Bugün 500 binden fazla eğitimli gencimiz ve 500 milyar dolardan fazla finansal kaynağımız yanlış politikalar ve baskılar yüzünden yurt dışına gitmiştir. Yurt dışındaki kaynağın en az 200 milyar doları ülkeye çekilebilse Türkiye ekonomisi rahat bir nefes alacaktır. Siyasetçilerin görevi kısır polemikleri bırakıp üretime, yüksek teknolojiye ve halkın gerçek dertlerine odaklanmaktır.

Güncel Haberler

Benzer Haberler

Yorum Yaz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz