Yıldırım Kaya’dan 2026 YKS Sonuçları Yorumu

Yıldırım Kaya, 2026 YKS sonuçlarını eğitim eşitsizliği, boş kontenjanlar, barınma ve gençlerin gelecek kaygısı üzerinden değerlendirdi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, 2026 YKS yerleştirme sonuçlarının yalnızca üniversiteye girişteki başarıyı değil, Türkiye’deki eğitim sisteminin ve gençlerin gelecek kaygısının da göstergesi olduğunu söyledi. Kaya, yüz binlerce gencin tercih yapmamasına dikkat çekerek eğitim, barınma ve istihdam politikalarının birlikte ele alınması gerektiğini savundu.

2026 YKS yerleştirme sonuçları, üniversiteye girişteki rekabetin yanı sıra gençlerin eğitim ve gelecek beklentilerini de gündeme taşıdı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, sonuçlara ilişkin yaptığı basın toplantısında, sınavın yalnızca öğrencilerin değil, eğitim sistemi ve ekonomik koşulların da karnesi olduğunu belirtti.

YKS’ye 2 milyon 255 bin 76 adayın girdiğini, puanı hesaplanan 2 milyon 187 bin 947 aday bulunduğunu aktaran Kaya, sınava girenlerin yaklaşık üçte birinin bir yükseköğretim programına yerleşebildiğini söyledi. Kaya’ya göre asıl dikkat çekici tablo ise puanı hesaplandığı halde tercih yapmayan gençlerin durumu.

“Gençler Artık ‘Okusam Ne Olacak?’ Diye Soruyor”

Üniversiteye hazırlanan gençlerin tercih aşamasında ekonomik nedenlerle geri adım atabildiğine dikkat çeken Kaya, barınma giderleri, eğitim masrafları ve mezuniyet sonrasındaki işsizlik kaygısının üniversite tercihlerinde belirleyici hale geldiğini ifade etti.

Kaya, gençlerin artık yalnızca hangi bölümü okumak istediklerini değil, mezuniyet sonrasında iş bulup bulamayacaklarını düşündüğünü belirterek, bu durumun eğitim sistemi ile istihdam politikaları arasındaki kopukluğu ortaya koyduğunu söyledi.

CHP’li Kaya, YÖK ve Millî Eğitim Bakanlığı’nın tercih hakkı olduğu halde tercih yapmayan gençlere yönelik bilimsel bir araştırma gerçekleştirmesi gerektiğini savundu. Gençlerin neden üniversite tercihinden vazgeçtiğinin doğrudan ortaya konulmasının eğitim politikalarının geleceği açısından önemli olduğunu dile getirdi.

Vakıf Üniversitelerinde 35 Bini Aşkın Kontenjan Boş Kaldı

Yerleştirme sonuçlarındaki kontenjan verilerine de değinen Kaya, devlet üniversitelerinde doluluk oranının yüzde 99,52’ye ulaştığını, buna karşın örgün yükseköğretimde 45 bin 33 kontenjanın boş kaldığını belirtti.

Kaya, boş kalan kontenjanların 35 bin 706’sının vakıf üniversitelerine ait olduğunu ifade ederek, yükseköğretimdeki ekonomik koşulların ailelerin tercihlerini doğrudan etkilediğini söyledi.

Eğitimin ticari bir alana dönüşmemesi gerektiğini belirten Kaya, üniversite mezunlarının önemli bölümünün mezuniyet sonrasında düşük ücret ve işsizlik sorunuyla karşı karşıya kaldığını dile getirdi.

Yıldırım kaya’dan 2026 yks sonuçları yorumu
Yıldırım Kaya’dan 2026 Yks Sonuçları Yorumu

Meslek Tercihlerinde Gelecek Kaygısı Öne Çıkıyor

2026 YKS sonuçlarında tıp, sağlık, bilgisayar, yazılım, yapay zekâ ve bazı mühendislik alanlarına yönelik yoğun talebin yalnızca akademik ilgiyle açıklanamayacağını savunan Kaya, gençlerin bölüm seçimlerinde iş bulma kaygısının giderek daha fazla etkili olduğunu söyledi.

Kaya, gençlerin yetenekleri ve ilgi alanlarından önce “Hangi bölümü okursam işsiz kalmam?” sorusuna odaklanmasının sağlıklı bir eğitim planlamasına işaret etmediğini belirtti.

Eğitimde Fırsat Eşitsizliği Sınavdan Çok Önce Başlıyor

Yıldırım Kaya, lise türlerine göre üniversiteye yerleşme oranlarının da eğitimdeki fırsat eşitsizliğini ortaya koyduğunu söyledi.

Kaya’nın aktardığı verilere göre yerleşme oranı fen liselerinde yüzde 75,96 olurken Anadolu liselerinde yüzde 33,2, imam hatip liselerinde yüzde 28,92 ve meslek liselerinde yüzde 5,75 seviyesinde kaldı.

Aynı sınava giren öğrencilerin aynı eğitim imkânlarına sahip olmadığını belirten Kaya, okulun fiziki koşulları, öğretmen niteliği, kütüphane ve laboratuvar olanakları ile özel ders imkânlarının öğrenciler arasındaki farkı büyüttüğünü ifade etti.

Kaya ayrıca öğretmen ve yönetici görevlendirmelerinde liyakatin esas alınması gerektiğini savunarak, akademik başarıyı sürdürülebilir kılmanın yolunun nitelikli eğitim kadrolarından geçtiğini söyledi.

Üniversitelerin Başarısı İstihdamla Ölçülmeli

Yükseköğretimde yalnızca yerleşme oranlarının başarı göstergesi olarak kullanılmaması gerektiğini belirten Kaya, üniversitelerin öğrencilerin eğitime devamı, mezuniyet oranı ve mezuniyet sonrasındaki istihdam durumuyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin hangi alanlarda ne kadar öğretmen, mühendis, sağlık çalışanı, teknisyen ve bilişim uzmanına ihtiyaç duyduğunun bilimsel verilerle belirlenmesi gerektiğini ifade eden Kaya, eğitim planlamasının üretim ve istihdam politikalarıyla birlikte yürütülmesi çağrısında bulundu.

Yapay zekâ, bilişim ve siber güvenlik gibi yeni alanlarda eğitim programlarının geliştirilmesini olumlu bulduğunu belirten Kaya, yalnızca yeni bölümler açılmasının yeterli olmayacağını; nitelikli akademik kadro, güçlü altyapı ve mezuniyet sonrası istihdam olanaklarının da oluşturulması gerektiğini söyledi.

Kaya’dan “Kamusal Eğitim Cumhuriyeti” Çağrısı

Eğitim sistemindeki sorunların sorumluluğunun gençlere, öğretmenlere veya çocuklarını okutmak için fedakârlık yapan ailelere yüklenemeyeceğini belirten Kaya, çözüm önerilerini “Kamusal Eğitim Cumhuriyeti” başlığı altında topladı.

Kaya, her çocuğun ücretsiz, nitelikli, laik ve bilimsel eğitime erişebilmesi gerektiğini savunarak kamu okullarının güçlendirilmesi, öğrencilere ücretsiz okul yemeği verilmesi ve öğretmen açığının kadrolu atamalarla giderilmesi gerektiğini ifade etti.

Üniversite öğrencilerinin barınma ve beslenme hakkının güvence altına alınması gerektiğini belirten Kaya, eğitim sisteminin üretim ve istihdam politikalarıyla birlikte planlanması gerektiğini söyledi.

Kaya, gençlere yalnızca diploma vermenin yeterli olmadığını, eğitim sonrasında güvenli bir gelecek ve istihdam imkânı sunulması gerektiğini vurguladı.

Güncel Haberler

Benzer Haberler

Yorum Yaz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz