Tahsin Tarhan’dan “Made in Europe” Uyarısı: Türkiye Seyirci Kalamaz

Tahsin Tarhan, “Made in Europe” yaklaşımının Türkiye otomotiv sanayisi için risklerine dikkat çekti. “Made in Türkiye” politikası çağrısı yaptı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Tahsin Tarhan, Almanya ve Fransa’nın Avrupa otomotiv sektörünü Çin rekabetine karşı korumaya yönelik adımlarının Türkiye açısından stratejik önem taşıdığını belirtti. Avrupa’da gündeme gelen “Made in Europe” yaklaşımının, Türkiye’nin otomotiv ihracatını, üretim kapasitesini ve sanayi istihdamını etkileyebileceğini ifade eden Tarhan, hükümetin gelişmelere seyirci kalmaması gerektiğini vurguladı.

Tarhan, yaptığı yazılı açıklamada Avrupa’nın yalnızca emisyon kurallarını değiştirmeyi tartışmadığını, kamu alımları, devlet destekleri ve araç filoları üzerinden Avrupa’da üretilen araç ve parçaları avantajlı hale getirecek yeni bir sanayi politikası oluşturduğunu kaydetti. Bu yaklaşımın Türkiye’deki üreticiler açısından dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirten Tarhan, Türkiye’nin Avrupa sanayi politikaları karşısında kendi üretimini koruyacak ve rekabet gücünü artıracak bir strateji geliştirmesi gerektiğini savundu.

“Made in Europe” Türkiye’nin Otomotiv İhracatı İçin Ne Anlama Geliyor?

Tahdin Tarhan’ın açıklamasında öne çıkan başlıklardan biri, Türkiye’nin Avrupa otomotiv değer zinciri içindeki konumu oldu. Türkiye otomotiv ihracatının yaklaşık yüzde 72,5’inin Avrupa Birliği ülkelerine gerçekleştirildiğini hatırlatan Tarhan, Türkiye’de üretilen araçların yanı sıra yan sanayi ürünlerinin de Avrupa otomotiv sektörünün önemli bir parçasını oluşturduğunu belirtti.

Avrupa’nın yeni sanayi politikaları kapsamında kamu alımlarında ve destek mekanizmalarında Avrupa’da üretilen ürünlere öncelik verilmesi durumunda, Türkiye’de üretim yapan şirketlerin dezavantajlı konuma düşebileceği uyarısında bulunan Tarhan, mevcut üretim ilişkilerinin korunmasının önemine işaret etti.

Tahsin Tarhan, Türkiye’nin uzun yıllar boyunca geliştirdiği üretim altyapısının ve Avrupa pazarına yakınlığının zayıflamasına yol açabilecek uygulamalara karşı önlem alınması gerektiğini belirtti. Açıklamasında, Türkiye’nin Avrupa için üretim yapmasına rağmen Avrupa’nın teşviklerinden yararlanamaması ihtimaline dikkat çekerek, bunun sanayi politikası açısından ciddi bir sorun oluşturabileceğini ifade etti.

Türkiye’nin Avrupa’nın üretim zincirinde güçlü bir konumda kalabilmesi için yalnızca mevcut ihracat ilişkilerini sürdürmesinin yeterli olmayacağını belirten Tarhan, yeni politikaların üretim, istihdam ve yerli katma değer açısından değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Tahsin tarhan’dan “made in europe” uyarısı: türkiye seyirci kalamaz
Tahsin Tarhan’dan “Made In Europe” Uyarısı: Türkiye Seyirci Kalamaz

Kamu Araç Alımları Yerli Üretimi Desteklemeli

Tahsin Tarhan, Avrupa ülkelerinin kamu alımlarını kendi otomotiv sanayilerini desteklemek amacıyla kullanmaya hazırlandığını belirterek Türkiye’nin de benzer biçimde kamu gücünü yerli üretim ve istihdam lehine değerlendirmesi gerektiğini savundu.

Tarhan’a göre kamu kurumlarının araç alımlarında yalnızca fiyat ve tedarik koşulları değil, yerli üretim, yerli parça kullanımı ve yüksek yerli katma değer de öncelikli ölçütler arasında yer almalı. Devletin milyarlarca liralık araç alım kapasitesinin Türkiye’deki üreticilerin gelişmesine katkı sunacak biçimde kullanılması gerektiğini belirten Tarhan, kamu kaynaklarının yerli sanayiyi güçlendirecek bir araç olarak değerlendirilmesi çağrısında bulundu.

Bu konunun basit bir araç tercihinden ibaret olmadığını ifade eden Tarhan, kamu alımlarının sanayi politikalarının önemli bileşenlerinden biri olduğunu kaydetti. Yerli üretime öncelik verilmesinin, otomotiv sektörünün yanı sıra bu alana parça ve teknoloji sağlayan yan sanayi işletmeleri açısından da önem taşıdığını belirtti.

Avrupa’nın Yeni Tedarik Arayışı Türkiye İçin Fırsat Olabilir

Tarhan, Avrupa’nın Çin’e karşı yeni tedarik ve üretim merkezleri arayışının Türkiye açısından yalnızca bir risk olarak değerlendirilmemesi gerektiğini de ifade etti. Türkiye’nin güçlü otomotiv yan sanayisi, Avrupa’ya coğrafi yakınlığı, mevcut üretim altyapısı ve Gümrük Birliği ilişkilerinin önemli avantajlar sunduğunu belirten Tarhan, bu koşulların Türkiye’yi Avrupa için alternatif üretim merkezlerinden biri haline getirebileceğini kaydetti.

Ancak bu fırsatın değerlendirilebilmesi için Türkiye’nin düşük maliyetli üretime dayalı bir yaklaşımın ötesine geçmesi gerektiğini vurgulayan Tahsin Tarhan, otomotiv sektöründe teknolojik dönüşümün hızlandırılması çağrısında bulundu.

Bu kapsamda elektrikli araçlar, batarya teknolojileri, yazılım, elektronik sistemler ve düşük karbonlu üretim alanlarına yatırım yapılması gerektiğini belirten Tarhan, kamu alımlarının da bu dönüşümü destekleyecek biçimde planlanmasını istedi.

Tahsin Tarhan’ın açıklamasına göre Türkiye’nin hedefi yalnızca Avrupa pazarına ürün sağlayan bir üretim merkezi olmakla sınırlı kalmamalı. Türkiye, yüksek katma değerli ürünler geliştiren, teknolojik kapasitesini artıran ve Avrupa otomotiv değer zincirinde daha güçlü bir konuma ulaşan bir sanayi yapısını hedeflemeli.

Chpli tahsin tarhandan made in europe uyarisi turkiye ne yapacak2
Tahsin Tarhan’dan “Made In Europe” Uyarısı: Türkiye Seyirci Kalamaz
Hükümete “Made in Türkiye” Politikası Çağrısı

Tahsin Tarhan, hükümete yönelik çağrısında iki temel başlığın önemine dikkat çekti. İlk olarak Türkiye’nin, Avrupa Birliği kurumları nezdinde Türk üreticilerinin teşvikler ve kamu alımları bakımından dışlanmaması için güçlü bir müzakere yürütmesi gerektiğini belirtti. İkinci olarak ise ülke içinde yerli üretimi, istihdamı ve teknolojik gelişimi merkeze alan bir sanayi politikasının hayata geçirilmesini istedi.

Tarhan, Almanya ve Fransa’nın “Made in Europe” yaklaşımıyla kendi sanayilerini korumaya yöneldiği bir dönemde Türkiye’nin yalnızca gelişmeleri izlemekle yetinmemesi gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin de yerli üreticileri destekleyecek, sanayinin rekabet gücünü artıracak ve yeni teknolojilere geçişi hızlandıracak politikalar geliştirmesini talep etti.

Açıklamasında, Avrupa’nın kendi üreticilerini koruduğu bir ortamda Türkiye’nin benzer bir strateji geliştirmemesi halinde ortaya çıkabilecek ekonomik sonuçlara dikkat çeken Tarhan, sanayicilerin ve çalışanların bu süreçten olumsuz etkilenebileceği uyarısında bulundu.

Tarhan, Türkiye’nin otomotiv sanayisinin Avrupa’nın kapısında bekleyen bir taşeron olarak değil, Avrupa değer zincirinin güçlü ve eşit bir üretim ortağı olarak konumlanması gerektiğini vurguladı. “Made in Türkiye” anlayışının yalnızca bir slogandan ibaret kalmaması gerektiğini belirten Tarhan, bu yaklaşımın üretimden kamu alımlarına, teknoloji yatırımlarından dış ticaret politikalarına kadar uzanan kapsamlı bir sanayi stratejisine dönüşmesi çağrısında bulundu.

Güncel Haberler

Benzer Haberler

Yorum Yaz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz