Rahmi Aşkın Türeli, 131 fonun tasfiyesiyle sonuçlanan sürecin araştırılmasını istedi. CHP’li Türeli, Meclis komisyonu ve denetim çağrısı yaptı.
CHP Grup Başkanvekili Rahmi Aşkın Türeli, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen fon düzenlemesinin yatırımcıların yaşadığı mağduriyetleri gidermeye yetmeyeceğini savundu. Fon krizinin tüm yönleriyle araştırılması için Meclis araştırma komisyonu kurulmasını isteyen Türeli, yüksek tutarda yatırım yapıp fonların tasfiyesinden önce çıkanların listesinin açıklanması ve sorumlu kamu yöneticilerinin hesap vermesi çağrısında bulundu.
CHP Grup Başkanvekili Rahmi Aşkın Türeli, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, yedi portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiyesiyle sonuçlanan süreci değerlendirdi. Yaşananları sıradan bir piyasa krizi olarak görmediğini belirten Türeli, olayın hem mağdur sayısı hem de mali boyutuyla Cumhuriyet tarihinin en büyük sermaye piyasası skandallarından biri olduğunu ileri sürdü.

Rahmi Aşkın Türeli: Fon düzenlemesi sorunları çözmeyecek
Türeli, Kızılay Kanunu teklifinin geri çekilmesinin ardından Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen fonlara ilişkin kanun teklifinin Genel Kurul gündemine geldiğini hatırlattı. Ancak düzenlemenin, benzer olayların önlenmesini sağlayacak kapsamlı ve genel bir denetim mekanizması oluşturmadığını savundu.
CHP’li Türeli, muhalefet partilerinin fon krizinin araştırılması amacıyla verdiği Meclis araştırma önergelerinin iktidar oylarıyla reddedildiğini belirterek, bunun yerine yalnızca mevcut krize yönelik bir düzenleme getirildiğini söyledi.
Teklifte Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), Yatırımcı Tazmin Merkezi ve çeşitli bankalara görev verilmesini eleştiren Türeli, denetim sorumluluğunu yerine getirmediğini düşündüğü SPK’ya yeni yetkiler tanınmasını sorguladı. Türeli, sürecin bağımsız ve tam yetkili bir yapı tarafından yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
“Şimşek biliyordu, bir yıl boyunca adım atılmadı”
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in 4 Kasım 2025’te yaptığı bir toplantıda bazı fonlarda manipülasyon bulunduğunu ve düzenleme eksiklikleri yaşandığını kabul ettiğini öne süren Türeli, buna rağmen gerekli önlemlerin zamanında alınmadığını savundu.
Fon piyasasında yaşananları anlatan Türeli, dolaşımdaki hisse miktarı düşük olan şirketlerin hisselerinin fonlar aracılığıyla alınarak fiyatlarının yükseltildiğini iddia etti. Yükselen fon değerlerinin yeni yatırımcıları çektiğini, bu kaynaklarla aynı hisselerin yeniden alınması sonucunda fiyat artışlarının devam ettiğini belirtti.
Türeli, söz konusu işlemlerde şirketlerin bilanço, performans ve kârlılık göstergelerinin geri planda kaldığını ileri sürerek, hisse fiyatlarındaki olağanüstü artışların piyasa işleyişi ve yatırımcı güveni açısından ciddi soru işaretleri yarattığını söyledi.
SPK’nın 28 Ağustos’ta fon rehberini güncellemesinin ardından fiyatlarda hızlı düşüşler yaşandığını belirten Türeli, 17 Eylül’de 131 fonun tasfiye edildiğini hatırlattı. Uluslararası endeks sağlayıcılarının Türkiye piyasasına ilişkin değerlendirmelerinin de dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

Fon mağdurları için Meclis araştırma komisyonu çağrısı
Türeli, fon krizinin yalnızca yeni bir kanun düzenlemesiyle ele alınamayacağını belirterek, TBMM bünyesinde araştırma komisyonu kurulmasını istedi. Komisyonun kurulmasına yönelik girişimlerin sonuçsuz kalması halinde CHP’nin kendi bünyesinde çalışma yürüteceğini ve fon mağdurlarıyla görüşeceğini açıkladı.
CHP Grup Başkanvekili’nin öne çıkardığı talepler arasında, fonların tasfiyesinden önce yüksek tutarlı yatırımlarla piyasadan çıkan kişilerin işlemlerinin incelenmesi de yer aldı. Türeli, özellikle 5 milyon liranın üzerinde yatırım yapıp çöküş öncesinde fondan ayrılanların listesinin açıklanmasını istedi.
İsimlerin açıklanmasına yönelik itirazlarda masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkının öne sürüldüğünü belirten Türeli, amaçlarının masum kişilerin zarar görmesi olmadığını, ancak olağanüstü kazanç elde eden işlemlerin de aydınlatılması gerektiğini savundu.
Türeli ayrıca Borsa İstanbul yönetimi ve denetim birimleri ile Merkezi Kayıt Kuruluşu, Takasbank, BDDK ve SPK yönetimlerinin sorumluluklarının incelenmesini, gerekli görülen yöneticilerin görevden alınmasını veya istifa etmesini istedi. Soruşturmanın örgütlü suç ihtimali de değerlendirilerek yürütülmesi gerektiğini dile getirdi.
Gönüllü iade mekanizmasına itiraz
Kanun teklifinde yer alan gönüllü iade mekanizmasını da eleştiren Türeli, haksız kazançların geri alınmasının gönüllülük esasına bırakılmaması gerektiğini söyledi. İlgili kurumların mevzuat çerçevesinde devreye girerek fahiş kazançların geri alınmasını sağlaması gerektiğini ifade etti.
Türeli, kamu kaynağı kullanılmayacağı yönündeki açıklamalara karşın Emlak Katılım Bankası’nın hisse aldığını öne sürerek, kamu bankalarının kredi kullandırıp kullandırmadığının da açıklığa kavuşturulmasını istedi. Sürecin finansmanı ve kamu kaynaklarının kullanımı konusunda şeffaflık sağlanması gerektiğini vurguladı.
Devlet Denetleme Kurulu ve Mehmet Şimşek’e yönelik eleştiriler
Cumhurbaşkanlığının konuyu Devlet Denetleme Kurulu’na havale etmesini de değerlendiren Türeli, kurulun başındaki ismin Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği görevinde bulunmasına dikkat çekti. Türeli, bu durumun incelemenin bağımsızlığı konusunda soru işaretleri oluşturduğunu savundu.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in de yaşananlarla ilgili kamuoyuna açıklama yapması gerektiğini belirten Türeli, fon piyasasındaki sorunların neden daha önce giderilmediğini sorguladı. Şimşek’in kanun teklifinin görüşüldüğü Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısına katılmamasını da eleştiren Türeli, ekonomi yönetiminin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyledi.
“Fon krizi kurumsal tahribatın sonucu”
Yüksek enflasyon nedeniyle vatandaşların birikimlerini korumak amacıyla yatırım fonlarına yöneldiğini belirten Türeli, yaşananların yalnızca yatırımcıların tercihleri üzerinden değerlendirilemeyeceğini savundu.
Türeli, yaklaşık 3,5 yıldır uygulanan ekonomi programının hedeflerine ulaşamadığını ileri sürerken, enflasyon verileri ve kamu kurumlarına duyulan güven konusundaki eleştirilerini de dile getirdi. Devlet Planlama Teşkilatı ve Devlet Personel Başkanlığı gibi kurumların kapatılmasını örnek gösteren Türeli, denge ve denetim mekanizmalarındaki zayıflamanın finans piyasalarındaki sorunları derinleştirdiğini iddia etti.
Fon krizini münferit bir olay olarak değerlendirmediğini vurgulayan Türeli, kurumsal işleyişin ve denetim sisteminin yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Rahmi Aşkın Türeli, Genel Kurul’daki görüşmelerde düzenlemeye yönelik itirazlarını sürdüreceklerini belirtti. Türeli, açıklamasında ilk etapta 455 bin 758 kişi olarak ifade ettiği fon mağdurlarının yanı sıra hisse fiyatlarındaki düşüşlerden zarar gören yatırımcıların haklarının korunması gerektiğini dile getirdi.
