Kemal Kılıçdaroğlu, borsa ve fon piyasalarındaki gelişmelere ilişkin sert eleştiriler yönelterek sürecin araştırılması ve sorumluların ortaya çıkarılması çağrısı yaptı.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM CHP Grup Toplantısı’nda Türkiye’nin ekonomik ve siyasi gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının ana başlıklarını borsa ve fon piyasalarına ilişkin iddialar, derinleşen yoksulluk, belediye başkanlarına yönelik operasyonlar, bürokraside liyakat tartışması ve Siyasi Ahlak Kanunu çağrısı oluşturdu.
Kılıçdaroğlu, özellikle borsa ve fon piyasalarında yaşandığını savunduğu gelişmeleri “devlet krizi” olarak nitelendirdi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in daha önce fonlar üzerinden manipülasyon yapıldığını bildiğini açıklamasına rağmen gerekli müdahalenin zamanında yapılmadığını öne süren Kılıçdaroğlu, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) tutumunun da araştırılması gerektiğini savundu.
CHP lideri, yaşanan sürecin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması için bağımsız bir komisyon kurulmasını, sorumluluğu bulunan bürokratların görevden alınmasını ve fon işlemlerinden yüksek miktarda para kazananların kimliklerinin kamuoyuna açıklanmasını istedi.

“Belediye Başkanlarının Evlerinin Sabahın 5’inde Basılması İnsanlık Dışıdır”
Kılıçdaroğlu konuşmasının ilk bölümünde belediye başkanlarına yönelik gözaltı ve tutuklama süreçlerini değerlendirdi. Yargılamaya karşı olmadıklarını belirten Kılıçdaroğlu, ancak soruşturma ve gözaltı süreçlerinde hukukun temel ilkelerine uyulması gerektiğini söyledi.
Belediye başkanlarının soruşturulabileceğini ve gerektiğinde hâkim karşısında savunmalarını yapabileceklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, buna karşın sabah erken saatlerde evlere yapılan baskınları ve kişilerin özel görüntülerinin kamuoyuna servis edilmesini eleştirdi.
Kılıçdaroğlu, özellikle belediye başkanlarının evlerine sabah saat 05.00’te operasyon yapılmasını ve gece kıyafetleriyle görüntülenen kişilerin medyaya servis edilmesini “insanlık dışı” olarak nitelendirirken, hukukta çifte standardın kabul edilemeyeceğini savundu.
CHP lideri, geçmişte farklı siyasi isimler hakkında yürütülen süreçlerle bugün CHP’li belediye başkanlarına yönelik uygulamalar arasında fark bulunduğunu öne sürerek, yargılamaların herkes için aynı standartlarda yürütülmesi gerektiğini belirtti.
“Yoksulluk Sınırı 123 Bin Lira, Asgari Ücret 28 Bin Lira”

Kılıçdaroğlu, konuşmasının önemli bölümünü ekonomik sorunlara ayırdı. Türkiye’nin geniş kesimlerinin ekonomik sıkıntılar yaşadığını belirten CHP lideri, işçilerden çiftçilere, esnaftan emeklilere kadar farklı toplumsal kesimlerin geçim sorunlarıyla karşı karşıya olduğunu söyledi.
Kılıçdaroğlu, dört kişilik bir ailenin aylık gıda harcamasının 37 bin 801 liraya, yoksulluk sınırının ise 123 bin 130 liraya ulaştığını ifade etti. Bekâr bir çalışanın yaşam maliyetinin 48 bin 885 lira olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, net asgari ücretin 28 bin 76 lira, en düşük emekli aylığının ise 23 bin 552 lira olduğunu söyledi.
Bu rakamların gelir ve yaşam maliyetleri arasındaki açığı ortaya koyduğunu savunan Kılıçdaroğlu, ekonomik sorunların yalnızca tüketicileri değil üreticileri de etkilediğini belirtti. Mazot fiyatlarındaki artışın yalnızca araç sahiplerini değil, traktör kullanan çiftçileri, ürün taşıyan nakliyecileri ve balıkçıları da doğrudan etkilediğini ifade etti.
Kırsal Kadınlar ve Gençler İçin Sosyal Güvenlik Önerisi
Kılıçdaroğlu, kırsal bölgelerde çalışan kadınların ve gençlerin sosyal güvenlik sorunlarına da dikkat çekti. Tarımsal üretimde kadınların önemli bir emek verdiğini belirten Kılıçdaroğlu, kırsalda çalışan kadınların ve gençlerin sosyal güvenlik primlerinin devlet tarafından karşılanması gerektiğini savundu.
Bu kesimlerin üretim içinde kalmasının ve gelecekte emeklilik hakkına sahip olmasının önemine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından kırsal nüfusun desteklenmesi gerektiğini belirtti.
CHP lideri ayrıca daha önce gündeme getirdiği staj ve çıraklık mağduriyetlerine de değinerek, bu kesimlerin sorunlarının TBMM’de gündeme getirileceğini ve çözüm için mücadele edeceklerini söyledi.

“Neden Yoksulluk Var? Çünkü Devlet Soyuluyor”
Kılıçdaroğlu, ekonomik sorunların temelinde kamu kaynaklarının etkin ve adil kullanılmamasının bulunduğunu savundu. Türkiye’nin kaynakları ve üretim kapasitesi açısından zengin bir ülke olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, buna rağmen gelir dağılımının bozulduğunu ve orta sınıfın giderek zayıfladığını ifade etti.
“Devleti yöneten bürokratlarla siyasiler el ele verip halkı soydu” iddiasında bulunan Kılıçdaroğlu, geçmişte yaşanan çeşitli dolandırıcılık ve finansal mağduriyet örneklerini hatırlatarak, son dönemde yaşanan fon tartışmasının bunlardan farklı olduğunu savundu.
CHP liderine göre söz konusu süreçte yalnızca bireysel veya grup düzeyinde bir mağduriyet değil, kamu kurumları ile siyasi aktörler arasındaki ilişkilerin de araştırılması gereken daha geniş bir sorun bulunuyor. Kılıçdaroğlu, bu nedenle yaşananları “devlet krizi” olarak değerlendirdiğini söyledi.
Kılıçdaroğlu’ndan Borsa ve Fonlar İçin Üç Temel Soru

Kılıçdaroğlu, konuşmasında borsa ve fon piyasalarına ilişkin tartışmalar kapsamında üç temel soru yöneltti.
İlk olarak, söz konusu süreçte kimlerin kazanç sağladığının açıklanması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, ikinci olarak piyasayı ve ilgili kurumları denetlemekle görevli olanların kimler olduğunun ortaya çıkarılmasını istedi. Üçüncü sorusunu ise gelişmelerden haberdar olduğu halde zamanında müdahale etmeyen kişi ve kurumlara yöneltti.
Kılıçdaroğlu, mağdur olduğu belirtilen vatandaşların sayısının kamuoyuna yansımasına karşın, süreçten kazanç sağlayan kişilerin ve elde ettikleri miktarların yeterince açıklanmadığını savundu.
Mehmet Şimşek’e “Neden Zamanında Müdahale Edilmedi?” Sorusu
Kılıçdaroğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in 4 Kasım 2025 tarihinde yaptığı bir açıklamaya da atıfta bulundu. Şimşek’in bazı fonlar üzerinden manipülasyon yapıldığını bildiklerini söylediğini aktaran Kılıçdaroğlu, bu açıklamanın ardından gerekli adımların neden zamanında atılmadığını sorguladı.
Kılıçdaroğlu, Şimşek’in söz konusu gelişmelerden haberdar olduğunu belirterek, bakanın kendi sorumluluk alanındaki kurumların gerekli tedbirleri almaması karşısında nasıl bir tutum aldığına ilişkin açıklama yapılması gerektiğini savundu.
CHP lideri ayrıca 2 Aralık tarihinde Finansal İstikrar Komitesi’nin toplandığını ve alınan kararların SPK’ya iletildiğini belirterek, buna rağmen SPK’nın uzun süre gerekli müdahaleyi yapmadığını öne sürdü.
Kılıçdaroğlu, bu nedenle Mehmet Şimşek’in sorumluluk üstlenmesi ve görevini yerine getiremiyorsa istifa etmesi gerektiğini savundu.
“AK Parti İçindeki Hesaplaşmanın Faturası Vatandaşa Çıkmamalı”

Kılıçdaroğlu, fon ve borsa tartışmasının siyasi boyutunun da araştırılması gerektiğini söyledi. AK Parti içerisinde Erdoğan sonrası döneme ilişkin bir iktidar mücadelesi bulunduğunu öne süren Kılıçdaroğlu, fon piyasalarındaki gelişmelerin bu siyasi çekişmelerle bağlantılı olup olmadığının araştırılması gerektiğini belirtti.
Bu tür siyasi hesaplaşmaların vatandaşın ekonomik kayıpları üzerinden yürütülemeyeceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, yüz binlerce vatandaşın mağdur olduğu bir tabloda sorumluların ortaya çıkarılmasının zorunlu olduğunu söyledi.
“Bürokrasi Siyasallaşırsa Devlet Kurumsal İşlevini Kaybeder”
Kılıçdaroğlu’nun konuşmasında öne çıkan başlıklardan biri de bürokraside liyakat ve bağımsızlık tartışması oldu.
Bürokratların siyasi etkilerden bağımsız hareket etmesi gerektiğini savunan Kılıçdaroğlu, devlet kurumlarının siyasi parti yapılanmalarıyla iç içe geçmesinin kamu yönetiminde ciddi sorunlara yol açacağını söyledi.
Kılıçdaroğlu, özellikle denetim görevi bulunan kişilerin denetledikleri kurumların yönetimlerinde görev almalarını eleştirdi. Devlet Denetleme Kurulu’nda görev yapan kişilerin Borsa İstanbul yönetiminde görev almalarının denetim açısından çelişki yarattığını savunan Kılıçdaroğlu, denetim mekanizmasının bağımsızlığının korunması gerektiğini ifade etti.
Fon Koordinasyon Kurulu Toplantısına Siyasi Katılım Eleştirisi
Kılıçdaroğlu, 3 Ekim’de Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında gerçekleştirilen Fon Koordinasyon Kurulu toplantısına da değindi.
Kurulun resmi bir mekanizma olarak toplanmasının doğal olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, ancak toplantıya AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ile iki AK Parti Grup Başkanvekilinin katılmasını eleştirdi.
Devlet yönetimi ile iktidar partisinin siyasi faaliyetlerinin birbirinden ayrılması gerektiğini savunan Kılıçdaroğlu, diğer siyasi partilerin toplantıya dahil edilip edilmediğini de sorguladı.
“Anayasadan Önce Siyasi Ahlak Kanunu Gerekli”
Kılıçdaroğlu, konuşmasının son bölümünde siyasi ahlak yasası çağrısını yineledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın TBMM’nin yeni yasama yılı açılışında anayasa değişikliğine ilişkin mesajlarını hatırlatan Kılıçdaroğlu, anayasal düzenlemelerden önce siyasi ahlak konusunda yasal bir çerçevenin oluşturulması gerektiğini savundu.
Siyaset ile kamu yönetimi arasındaki ilişkilerin açık ve denetlenebilir hale getirilmesi gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, siyasi ahlak yasasının bütün siyasi partilerin uzlaşmasıyla çıkarılabileceğini ifade etti.
Kılıçdaroğlu, siyasette etik kuralların güçlendirilmemesi halinde yapılacak anayasa değişikliklerinin tek başına yolsuzlukla mücadelede yeterli olmayacağını savundu.

Kılıçdaroğlu’ndan Fon Skandalına İlişkin Dört Maddelik Öneri
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, konuşmasının sonunda borsa ve fon piyasalarındaki tartışmaların araştırılması için dört maddelik öneri açıkladı.
Kılıçdaroğlu’nun sıraladığı öneriler şöyle:
- Başta SPK olmak üzere, doğrudan sorumluluğu ve denetim görevi bulunan bürokratların görevden alınması.
- 5 milyon lira ve üzerinde fona para yatıran ve 2026 yılının ağustos-eylül aylarında fonlardan para çeken kişilerin kimlik, unvan ve para miktarı bilgilerinin kamuoyuna açıklanması.
- Yaşanan sürecin tüm yönleriyle araştırılması amacıyla bağımsız uzmanların da yer alacağı özel bir komisyon kurulması.
- Soruşturmanın suç örgütü kapsamında değerlendirilerek yürütülmesi.
Kılıçdaroğlu, bu adımların atılmasının benzer bir krizin tekrar yaşanmaması açısından gerekli olduğunu savundu.
“Kör Kuruşun Hesabını Soracağız”
Konuşmasının sonunda CHP’nin yolsuzluk ve kamu kaynaklarının kullanımı konusunda mücadele edeceğini belirten Kılıçdaroğlu, vatandaşların yaşadığı ekonomik sorunların siyasi gündemin merkezinde olması gerektiğini söyledi.
Kılıçdaroğlu, borsa ve fon piyasalarındaki iddiaların yalnızca ekonomik bir mesele olarak değil, kamu yönetimi, denetim, liyakat ve siyasi sorumluluk açısından da ele alınması gerektiğini savundu.
CHP lideri, konuşmasını “kör kuruşun hesabını soracağız” mesajıyla sürdürürken, partisinin hak, hukuk ve adalet vurgusunu öne çıkardı.
