Kemal Kılıçdaroğlu KRT TV’ye konuştu. CHP’de birlik, mutlak butlan tartışması, gazetecilerin tutuklanması, siyasi etik ve seçim ittifaklarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
CHP’nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, KRT TV’de katıldığı canlı yayında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçişinden belediyelere yönelik soruşturmalara, siyasette etik tartışmalarından yoksulluk ve eğitim sorunlarına kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu. Kılıçdaroğlu, Tugay’ın adaylığı konusunda mevcut CHP yönetimini daha önce uyardığını öne sürerek parti yönetimine yönelik eleştirilerini dile getirdi.
Kemal Kılıçdaroğlu, 9 Ekim 2026’da KRT TV’de yayımlanan “Liderler Özel” programında gazeteciler Şevval Şirin, Cem Özkeskin ve Erdinç Özyılmaz’ın sorularını yanıtladı. Programın öne çıkan başlıklarından biri, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye katılması ve bu gelişmenin CHP içerisindeki siyasi sorumluluk tartışmalarına etkisi oldu.
Kılıçdaroğlu: Cemil Tugay’ın adaylığı konusunda uyardım
Cemil Tugay’ın Karşıyaka Belediye Başkanlığı dönemindeki çalışmalarını eleştiren Kılıçdaroğlu, Tugay’ın İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday gösterilmemesi gerektiğini CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e daha önce ilettiğini söyledi.
Kılıçdaroğlu, geçmişte yaptığı görüşmede Tugay hakkında bazı iddiaları ve çekincelerini aktardığını belirterek, buna rağmen adaylık kararının alındığını savundu. Tugay’ın daha sonra AK Parti’ye geçmesini eleştiren Kılıçdaroğlu, bu tercihin İzmir halkına ve CHP’ye zarar verdiğini ileri sürdü.
Parti içerisindeki karar alma süreçlerini de eleştiren Kılıçdaroğlu, siyasi tercihlerin kişisel çıkarlar üzerinden şekillenmemesi gerektiğini vurguladı. CHP’nin temel özelliğinin çıkar ilişkileri üzerine siyaset kurmamak olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, belediye başkanlarının önceliğinin halka hizmet olması gerektiğini ifade etti.
“Siyaset çıkar üzerine inşa edilmemeli”
Programda Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçişi sırasında kullandığı “kimsesizlerin kimsesi” ifadesi de gündeme geldi. Kılıçdaroğlu, bu sözün Cumhuriyet’in temel değerlerinden biri olduğunu belirterek, söz konusu ifadenin mevcut ekonomik ve sosyal koşullar karşısında kullanılmasını eleştirdi.
İşsizlik, yoksulluk ve tekstil sektöründeki işletmelerin yurt dışına taşınması gibi konulara değinen Kılıçdaroğlu, çalışanların ve dar gelirli vatandaşların yaşadığı sorunların yeterince dikkate alınmadığını savundu.
Kılıçdaroğlu, siyasetin belirli kesimlere avantaj sağlama aracı olarak kullanılmasına karşı çıkarak, kamu kaynaklarının kişisel çıkarlar doğrultusunda değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Belediye soruşturmalarında adalet ve hesap verebilirlik vurgusu
Canlı yayında belediye başkanlarına yönelik soruşturmalar da geniş yer tuttu. Kılıçdaroğlu, belediye başkanlarının yargılanmasına karşı olmadığını, ancak soruşturma ve yargılama süreçlerinin adil yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Kamu kaynaklarını kullanan belediye başkanlarının hesap vermesinin doğal olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, yolsuzluk iddialarının siyasi kimliğe bakılmaksızın araştırılması gerektiğini savundu. Bir belediye başkanının soruşturulabilmesi için mutlaka tutuklanmasının gerekmediğini dile getiren Kılıçdaroğlu, gözaltı süreçlerinin ve kişilerin özel hayatlarına ilişkin görüntülerin kamuoyuna yansıtılmasının da eleştirilmesi gerektiğini söyledi.
Kılıçdaroğlu, CHP içerisinde de yolsuzluğa karışan isimlere karşı tavizsiz davranılması gerektiğini belirterek, halka hizmet eden ve hesap verebilir bir yönetim anlayışının önemine dikkat çekti.
Eğitimde fırsat eşitliği ve sosyal devlet çağrısı
Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarında çocuk yoksulluğu ve eğitim kurumlarındaki koşullar da öne çıktı. Okula aç giden çocukların bulunduğunu belirten Kılıçdaroğlu, öğrencilere ücretsiz yemek sağlanması, okullarda temizliğin güvence altına alınması ve temel ihtiyaçların karşılanması gerektiğini söyledi.
Devletin sosyal sorumluluklarına dikkat çeken Kılıçdaroğlu, çocukların beslenme ve hijyen ihtiyaçlarının karşılanmasının bir tercih değil, kamusal bir görev olduğunu savundu.
Eğitim politikalarının siyasi rekabetin dışında tutulması gerektiğini de ifade eden Kılıçdaroğlu, iktidar ve muhalefetin çocukların geleceği için ortak politikalar geliştirmesi çağrısında bulundu.
Siyasi iş birliklerine kapıyı kapatmadı
CHP, Yeni Parti ve DEM arasında olası siyasi iş birliği tartışmalarına ilişkin soruları da yanıtlayan Kılıçdaroğlu, ülkenin yararına olan konularda partilerin ortak hareket edebileceğini söyledi.
İş birliklerinin siyasetin doğal bir parçası olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, özellikle dış politika, millî savunma ve eğitim gibi alanlarda ortak politikalar geliştirilmesinin önemine işaret etti.
Türkiye’nin ulusal çıkarlarının siyasi parti ayrımlarının üzerinde tutulması gerektiğini savunan Kılıçdaroğlu, farklı siyasi görüşlere sahip partilerin ülkenin geleceğini ilgilendiren konularda uzlaşabilmesinin mümkün olduğunu ifade etti.
“Siyaset kirlilikten arınmalı”
Kılıçdaroğlu, program boyunca siyaset kurumunda etik ilkelerin güçlendirilmesi gerektiğini de vurguladı. Kamu kaynaklarının kullanımı, yolsuzluk iddiaları ve siyasi sorumluluk konularında daha şeffaf bir yönetim anlayışına ihtiyaç olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, siyasetçilerin halka hesap verebilir olması gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin ekonomik ve sosyal sorunlarının çözümü için hukukun üstünlüğüne, sosyal devlet anlayışına ve ortak akla ihtiyaç bulunduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları, CHP’nin geçmiş ve mevcut yönetimleri arasındaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
KRT TV’deki programda İzmir’deki siyasi gelişmelerden belediye soruşturmalarına, yoksulluktan eğitim politikalarına kadar pek çok başlık ele alınırken Kılıçdaroğlu’nun özellikle Cemil Tugay’ın adaylığı ve siyasette hesap verebilirlik konusundaki sözleri öne çıktı.
Kılıçdaroğlu’ndan Fon Soruşturması Çıkışı: “Siyasi Ahlak Yasası Şart”
CHP’nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, KRT TV’de katıldığı canlı yayında fon soruşturması, borsadaki manipülasyon iddiaları ve siyasette hesap verebilirlik konularına ilişkin açıklamalarda bulundu. Siyasetçiler ile bürokratlar arasındaki ilişkilerin araştırılması gerektiğini savunan Kılıçdaroğlu, siyasi ahlak yasasının çıkarılması çağrısını yineledi.
KRT TV’de gazeteciler Şevval Şirin, Cem Özkeskin ve Erdinç Özyılmaz’ın sorularını yanıtlayan Kemal Kılıçdaroğlu, siyasette arınmanın yalnızca parti içi bir mesele olmadığını, kamu yönetiminde etik ilkelerin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Kılıçdaroğlu, anayasa değişikliği tartışmalarından önce siyasi ahlak yasasının gündeme alınması gerektiğini belirtti.
Kılıçdaroğlu: Siyaset kirlilikten arınmalı
Siyasi ahlak yasasının önemine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, siyasetçilerin hesap verebilirliğinin demokratik sistemin temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti. Bir partinin kurultayının parayla satın alınamayacağını söyleyen Kılıçdaroğlu, siyasi süreçlerin etik kurallar çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
Kılıçdaroğlu, kamu görevlerine yapılan atamalarda liyakat ilkesinin esas alınması gerektiğini belirterek, bürokratların siyasi baskılardan bağımsız hareket edebilmesinin önemine işaret etti. Siyasetçilerin ve kamu görevlilerinin kişisel ya da siyasi çıkarlar doğrultusunda hareket etmesinin kamu yönetimine duyulan güveni zedeleyebileceğini savundu.
Fon soruşturmasında kamu kaynakları kullanılmamalı
Programda fonların tasfiye süreci ve finans piyasalarındaki gelişmeler de ele alındı. Kılıçdaroğlu, tasfiye sürecinde kamu kaynaklarının kullanılmaması gerektiğini belirterek, vatandaşların vergileriyle oluşan kaynakların zararları karşılamak için devreye sokulmasına karşı çıktı.
Hükümetin fonların tasfiyesinde kamu kaynağı kullanılmayacağı yönündeki açıklamasını olumlu karşıladığını belirten Kılıçdaroğlu, buna karşın sorunun boyutunun küçümsenmemesi gerektiğini söyledi. Fonlardaki zararların mevcut kaynaklarla karşılanamayabileceğini öne süren Kılıçdaroğlu, sürecin kamu maliyesi açısından doğurabileceği sonuçlara dikkat çekti.
Borsa iddiaları için Meclis araştırması çağrısı
Kılıçdaroğlu, borsada manipülasyon iddialarına ilişkin değerlendirmesinde, ilgili kamu kurumlarının sorumluluklarının araştırılması gerektiğini savundu. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in konuya ilişkin daha önce uyarıda bulunduğunu, ancak gerekli önlemlerin zamanında alınmadığını ileri sürdü.
Kılıçdaroğlu, bu değerlendirmeleri üzerinden Mehmet Şimşek’in sorumluluğunu da tartışmaya açarak istifa etmesi gerektiği görüşünü dile getirdi. Söz konusu iddiaların açıklığa kavuşturulmasının ve ilgili kurumların süreçteki rolünün belirlenmesinin önemini vurguladı.
Meclis bünyesinde bir araştırma komisyonu kurulmasını isteyen Kılıçdaroğlu, Sermaye Piyasası Kurulu ve Borsa İstanbul gibi kurumların uzmanlarının milletvekillerine bilgi vermesi gerektiğini söyledi. Böyle bir komisyonun amacının adli soruşturmanın yerine geçmek değil, olayın nasıl geliştiğini ve kaç kişinin zarar gördüğünü parlamentoda incelemek olduğunu ifade etti.
“Yolsuzluk iddiaları siyasi kimliğe göre değerlendirilmemeli”
Kılıçdaroğlu, fon soruşturmasının yalnızca bazı kişilerin isimleri üzerinden tartışılmasının yeterli olmayacağını savundu. Asıl meselenin, iddialara konu olan işlemlerde siyasetçiler ile bürokratlar arasında bir iş birliği bulunup bulunmadığının ortaya çıkarılması olduğunu belirtti.
Soruşturmanın kapsamına ilişkin değerlendirmelerinde Kılıçdaroğlu, iddiaların kolektif bir yapı içerisinde gerçekleşmiş olabileceğini öne sürdü. Bu nedenle olayın niteliğinin savcılık tarafından ayrıntılı biçimde incelenmesi gerektiğini söyledi. Bu açıklamalar, Kılıçdaroğlu’nun konuya ilişkin değerlendirmeleri olup iddiaların kesinleşmiş yargı kararları olarak ele alınmaması gerekiyor.
Kılıçdaroğlu ayrıca, yolsuzluk iddialarıyla ilgili olarak milletvekili dokunulmazlığının engel oluşturmaması gerektiğini savundu. Siyasi açıklamalar nedeniyle dokunulmazlığın korunabileceğini, ancak yolsuzluk iddialarının yargı önünde incelenmesi gerektiğini ifade etti.
Yeni Parti ile ortak hareket mesajı
İzmir’deki gelişmeler ve CHP’den ayrılarak Yeni Parti’ye katılan isimlerle ilişkiler hakkında da konuşan Kılıçdaroğlu, iki kesim arasında ideolojik bir ayrılık bulunmadığını düşündüğünü söyledi.
Partilerin tabanları arasında ortak siyasi duyarlılıkların devam ettiğini belirten Kılıçdaroğlu, İzmir’deki gelişmelere yönelik tepkilerin ortak eylemlere dönüşebileceğini ifade etti. Kılıçdaroğlu, CHP ve Yeni Parti tabanlarının belirli konularda yeniden bir araya gelebileceği görüşünü dile getirdi.
Erdoğan sonrası tartışmalarına değindi
Kılıçdaroğlu, fon soruşturmasının iktidar içerisindeki olası siyasi çekişmelerle bağlantılı olup olmadığı yönündeki soruya yanıt verirken, AK Parti çevrelerinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan sonrasına ilişkin tartışmalar yapıldığını öne sürdü.
Bu tartışmaların fon soruşturmasıyla bağlantılı olabileceğini düşündüren değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, bazı kamu görevlilerinin ve siyasi aktörlerin süreçteki rolünün açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirtti. Ancak olayın arka planına ilişkin değerlendirmelerini kendi yorumları çerçevesinde aktardı.
Erken seçim ve cumhurbaşkanlığı adaylığı açıklaması
Programın ilerleyen bölümünde erken seçim ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden adaylığı tartışmaları da gündeme geldi. Kılıçdaroğlu, anayasal düzenlemelerin kişilerin siyasi geleceğine göre değiştirilmesine karşı olduğunu söyledi.
Türkiye’de yönetim sisteminin güçler ayrılığı, denetim ve parlamentonun etkinliği çerçevesinde yeniden ele alınması gerektiğini savunan Kılıçdaroğlu, siyasi partiler ve seçim mevzuatında demokratikleşme ihtiyacına dikkat çekti.
Gelecek seçimde cumhurbaşkanı adayı olmayı düşünüp düşünmediği sorulan Kılıçdaroğlu, adaylık düşünmediğini açıkladı. Siyasi gündemin kişilerin adaylıklarından çok işsizlik, gençlerin geleceği ve vatandaşların ekonomik sorunları üzerinde yoğunlaşması gerektiğini ifade etti.
Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarında siyasi ahlak yasası, fon soruşturmasının aydınlatılması, kamu kurumlarının hesap verebilirliği ve demokratik denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi öne çıktı.
Kılıçdaroğlu’ndan CHP’de Birlik Mesajı: “Yeniden Bir Araya Gelelim”
Kemal Kılıçdaroğlu, CHP’de yeniden birlik sağlanabileceğini belirtirken partiye dönüş için ahlaki temizliği şart koştu. Mutlak butlan tartışması, olası ittifaklar ve genel başkanlık sürecine ilişkin değerlendirmelerinde CHP’nin kuruluş ilkelerine dönmesi gerektiğini savundu.
Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, katıldığı söyleşide Türkiye’nin siyasi gündeminden Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki tartışmalara, olası seçim ittifaklarından mutlak butlan davasına kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu. CHP içinde yeniden bir araya gelmenin mümkün olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, partiye dönüş ve iş birliği konusunda ahlaki ilkelerin belirleyici olması gerektiğini söyledi.
Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin ekonomik, hukuki ve toplumsal sorunlarına dikkat çekerek siyasetin kişisel hesaplaşmalar yerine çözüm üretmeye odaklanması gerektiğini savundu. CHP’nin kuruluş değerlerine dönmesi gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, yolsuzluk iddialarına konu olan isimlerle birlikte hareket etmeyeceklerini dile getirdi.

Kılıçdaroğlu’ndan CHP’de birlik ve yeniden buluşma mesajı
Söyleşide CHP’nin yeniden bir araya gelip gelemeyeceği sorusunu yanıtlayan Kılıçdaroğlu, bu ihtimale açık olduğunu belirtti. Ancak olası bir birlikteliğin belirli ilkeler çerçevesinde gerçekleşmesi gerektiğini vurguladı.
Kılıçdaroğlu, “Yeniden bir araya gelelim” sorusuna “Elbette, elbette” yanıtını verirken, yolsuzluk iddialarıyla anılan isimlerle ilgili tutumunun değişmeyeceğini ifade etti.
Partinin ahlaki değerlerine vurgu yapan Kılıçdaroğlu, CHP’nin yeniden kuruluş dönemindeki ilkelerine dönmesi gerektiğini savundu. Parti içinde farklı görüşlerin bulunabileceğini ancak kişisel çıkarların ve etik dışı uygulamaların kabul edilemeyeceğini belirtti.
Kılıçdaroğlu, CHP’ye katılmak isteyenlere kapının açık olduğunu ancak partiye dönüşün belirli ahlaki ölçütlerle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Mutlak butlan tartışmasında Kılıçdaroğlu’nun savunması
Kılıçdaroğlu, söyleşinin önemli bölümünde CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı’na ilişkin mutlak butlan tartışmasını değerlendirdi. Kurultayda delegelerin iradesinin para karşılığında etkilenmiş olabileceğine yönelik iddiaları gündeme getiren Kılıçdaroğlu, bu konunun yargı süreci çerçevesinde ele alınması gerektiğini savundu.
Kurultayda şaibe bulunduğu yönündeki iddialar üzerinden kendisine yöneltilen eleştirilere tepki gösteren Kılıçdaroğlu, kendisinin söz konusu süreçte davanın tarafı olmadığını belirtti. Kurultaylarda şaibe olmaması gerektiğini daha önce de dile getirdiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, delegelerin iradesinin para karşılığında değiştirilmesinin kabul edilemeyeceğini ifade etti.
Kılıçdaroğlu, ikna ile iradenin satın alınması arasında ayrım yapılması gerektiğini belirterek, siyasi tercihlerin para karşılığında yönlendirilmesinin parti geleneğiyle bağdaşmadığını savundu.
Söyleşide yargı sürecine ilişkin değerlendirmelerini kendi bakış açısıyla aktaran Kılıçdaroğlu, kurultay tartışmalarının CHP’nin kurumsal yapısı ve siyasi itibarı açısından önemli olduğunu dile getirdi.
“Partiyi güvenli limana getirdikten sonra bırakacağım”
Genel başkanlığa yeniden aday olup olmayacağı sorusuna doğrudan bir adaylık açıklamasıyla yanıt vermeyen Kılıçdaroğlu, daha önce verdiği sözü hatırlattı. Partiyi güvenli limana ulaştırdıktan sonra görevi bırakacağını söylediğini belirten Kılıçdaroğlu, önceliğinin CHP’nin kurumsal yapısını güçlendirmek olduğunu ifade etti.
Kılıçdaroğlu, güvenli liman kavramını partinin ahlaki ilkelerinin güçlendirilmesi, tüzüğün değiştirilmesi ve ön seçimin zorunlu hale getirilmesi üzerinden tanımladı.
CHP’de yapılacak kurultay sürecine ilişkin değerlendirmelerinde de örgütün beklentilerinin dikkate alınacağını belirten Kılıçdaroğlu, tüzük değişikliği ve ön seçim düzenlemesinin hayata geçirilmesi gerektiğini savundu.
Partinin yalnızca seçim dönemlerinde gündeme gelen bir siyasi yapı olmadığını dile getiren Kılıçdaroğlu, CHP’nin devletin kuruluşunda oynadığı role ve çok partili demokratik yaşama katkılarına dikkat çekti.
Seçim ittifakları için kapıyı açık bıraktı
Türkiye’deki cumhurbaşkanlığı seçim sisteminin siyasi partileri ittifaklara yönelttiğini belirten Kılıçdaroğlu, yüzde 50+1 şartının bulunduğu bir sistemde iş birliğinin önemini vurguladı.
Geçmişte farklı siyasi partilerin bir araya gelmesiyle oluşturulan ittifakın Türkiye’deki siyasi dengeler açısından önemli olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, önümüzdeki süreçte de ittifakların gündeme gelebileceğini söyledi.
2018 ve 2023 seçimleri dönemindeki siyasi iş birliklerini hatırlatan Kılıçdaroğlu, muhalefetin ortak hareket etmesinin önemine işaret etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi ittifakını koruduğunu belirten Kılıçdaroğlu, muhalefetin kendi içindeki ayrışmalarını sorguladı.
Kılıçdaroğlu, muhalefetin ittifak kurmaktan kaçınmasının mevcut iktidarın yeniden seçilmesinin önünü açabileceğini savundu.
KPSS, torpil ve kamu yönetiminde liyakat vurgusu
Kılıçdaroğlu, Türkiye’deki ekonomik ve toplumsal sorunların yanı sıra kamuya personel alımında liyakat ilkesine de dikkat çekti. Kamu Personeli Seçme Sınavı’nın (KPSS) geçmişte torpilin önüne geçmek amacıyla getirildiğini belirten Kılıçdaroğlu, sınavda başarılı olanların haklarının korunması gerektiğini söyledi.
Kamuya alımlarda siyasi bağlantıların veya kişisel ilişkilerin belirleyici olmasının adaletsizliğe yol açtığını savunan Kılıçdaroğlu, başarılı adayların hakkının yenmemesi gerektiğini ifade etti.
Türkiye’de gençlerin mezuniyet sonrasında iş bulma konusunda ciddi kaygılar taşıdığını belirten Kılıçdaroğlu, eğitim ile istihdam arasındaki ilişkinin yeniden ele alınması gerektiğini dile getirdi.
Ekonomideki sorunların, hukuki güvensizliğin ve toplumsal kutuplaşmanın birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, siyasetin temel görevinin vatandaşların sorunlarına çözüm üretmek olduğunu söyledi.
Ekonomiden eğitime, sosyal devletten tarıma çözüm önerileri
Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin temel sorunlarının çözümü için ekonomik ve sosyal politikaların birlikte ele alınması gerektiğini savundu. Çıraklık ve staj dönemlerinin emeklilik hakları bakımından doğurduğu sorunlara değinen Kılıçdaroğlu, bu kesimlerin taleplerinin parlamentoda gündeme getirilmesi gerektiğini söyledi.
Evlerde ve iş yerlerinde temizlik işlerinde çalışan kadınların sosyal güvence eksikliğine de dikkat çeken Kılıçdaroğlu, bu çalışanların sigorta ve gelecek güvencesine sahip olması gerektiğini ifade etti.
Mevsimlik işçilerin koşulları ve tarımda çalışan gençlerin kentlere göçü üzerinde duran Kılıçdaroğlu, tarımsal üretimde çalışan gençlerin ve kadınların sosyal güvenlik primlerinin devlet tarafından karşılanmasını önerdi.
Bu uygulamanın hem tarımsal üretimin devamlılığına hem de çalışanların sosyal güvenceye kavuşmasına katkı sağlayacağını savunan Kılıçdaroğlu, sosyal devlet anlayışının vatandaşların yaşam koşullarını iyileştirmesi gerektiğini belirtti.
Eğitim alanında ise okulların temel ihtiyaçlarının karşılanmasının önemini vurgulayan Kılıçdaroğlu; okul bütçeleri, temizlik, içme suyu, güvenlik ve fiziki koşulların iyileştirilmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca yapay zekâ ve teknolojideki gelişmeler doğrultusunda eğitim sisteminin yenilenmesi, öğrencilere sorgulama ve nitelikli soru sorma becerilerinin kazandırılması gerektiğini ifade etti.
Türkiye’nin bölgesel güç olması gerektiğini savundu
Dış politika ve ekonomik kalkınmaya ilişkin değerlendirmelerinde Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin yalnızca kendi sınırları içinde kalan bir yaklaşım benimsememesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin tarihsel ve kültürel bağlarının bulunduğu bölgelerde ekonomik iş birliklerini geliştirmesini savunan Kılıçdaroğlu, Türk iş insanlarının yurt dışında yatırım yapmasının önemine dikkat çekti.
Suriye’ye dönüşler bağlamında da ekonomik iş birliği önerisini dile getiren Kılıçdaroğlu, Türk şirketlerinin Suriye’de yatırım yapmasının ve üretim tesisleri kurmasının istihdam yaratabileceğini belirtti. Bu yatırımlardan elde edilen gelirlerin belirli bir süre vergiden muaf tutulması önerisini de yineledi.
Türk dünyasıyla ilişkilerin geliştirilmesi, ortak alfabe çalışmaları ve kültürel iş birlikleri hakkında değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin teknolojik gelişmelere ayak uydurmasının ve üniversitelerdeki eğitim yapısını güçlendirmesinin zorunlu olduğunu ifade etti.
Filistin meselesinde de CHP’nin tarihsel olarak Filistinlilerin haklarını savunduğunu belirten Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin bölgesel gelişmelerde daha etkili bir aktör olması gerektiğini söyledi.
“CHP halkın sorunlarını çözmek için mücadele ediyor”
Kılıçdaroğlu, söyleşinin genelinde CHP’nin halkın sorunlarını dinleyen ve bu sorunlara çözüm üretmeye çalışan bir parti olması gerektiği görüşünü öne çıkardı. Emeklilerden tarım çalışanlarına, kadınlardan gençlere kadar farklı toplumsal kesimlerin taleplerinin siyasetin merkezinde yer alması gerektiğini belirtti.
Partinin geçmişte sosyal haklar, taşeron işçilerin kadroya alınması ve emeklilerin gelirlerinin artırılması gibi konularda yürüttüğü çalışmaları hatırlatan Kılıçdaroğlu, muhalefetin yalnızca eleştiriyle yetinmemesi, çözüm önerilerini de kamuoyuna sunması gerektiğini savundu.
CHP’deki tartışmalara ilişkin değerlendirmelerinde ise parti içi birlikteliğin ahlaki ilkeler temelinde kurulabileceğini vurguladı. Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları, bir yandan parti içinde yeniden buluşma ihtimaline kapı aralarken diğer yandan mutlak butlan tartışması ve CHP’nin gelecekteki yönetim yapısı konusundaki görüş ayrılıklarının sürdüğünü ortaya koydu.
Kılıçdaroğlu’ndan Dikkat Çeken Özeleştiri: “Arkadaşlarıma Koşulsuz Güvendim”
Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, geçmişte birlikte çalıştığı isimlere koşulsuz güvendiğini belirterek, “Arkadaşlarını iyi tanımadığı için, arkadaşlarına koşulsuz güvendiği için kendimi suçluyorum” dedi. Gazetecilerin tutuklanmasına karşı çıkan Kılıçdaroğlu, CHP’de yeniden yapılanma, siyasi etik ve olası seçim ittifakları hakkında da açıklamalarda bulundu.
Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, KRT TV’de katıldığı “Liderler Özel” programının son bölümünde gazetecilerin tutuklanması, muhalefette ittifak arayışları ve CHP’deki kurultay tartışmalarını değerlendirdi. Geçmişteki siyasi sürece ilişkin özeleştiride bulunan Kılıçdaroğlu, CHP’nin yeniden ahlaki temellerini güçlendirmesi gerektiğini savundu.
Kılıçdaroğlu, programın sonunda yaptığı açıklamada ise temiz siyaset isteyen vatandaşlara seslenerek CHP’nin kuruluş ilkelerinin korunması gerektiğini söyledi.
Gazetecilerin tutuklanmasına karşı çıktı
Programda Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı’nın tutuklandığı, İsmail Saymaz ile Murat Ağırel’in ise adli kontrol talebiyle serbest bırakıldığı bilgisi paylaşıldı. Gazetecilerin fon iddialarına ilişkin haberleri nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında yaşanan gelişmeler hakkında görüşü sorulan Kılıçdaroğlu, gazetecilerin haberleri nedeniyle tutuklanmasını doğru bulmadığını ifade etti.
Kılıçdaroğlu, gazetecilerin özgürce yazabilmesi ve eleştiri yapabilmesi gerektiğini belirterek, yanlış olduğu düşünülen haberler için düzeltme ve tekzip gibi yolların kullanılabileceğini söyledi.
Siyasi düşünceleri nedeniyle siyasetçilerin hapse atılmasına da karşı olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, aynı yaklaşımın gazeteciler için de geçerli olduğunu vurguladı.
İttifak görüşmelerinde adres partiler olmalı
Mansur Yavaş’ın siyasi geleceği ve olası bir ittifakta ortak cumhurbaşkanı adayı olup olamayacağı yönündeki soruyu yanıtlayan Kılıçdaroğlu, siyasi iş birliklerinin kişiler üzerinden pazarlık konusu yapılmaması gerektiğini söyledi.
Kılıçdaroğlu’na göre ittifaklar, siyasi partilerin bir araya gelerek ortak hedefler belirlemesiyle kurulmalı. Böyle bir süreçte yalnızca adayın değil, ekonomi, dış politika, anayasa değişiklikleri ve yönetim sistemi gibi başlıkların da müzakere edilmesi gerektiğini belirtti.
Geçmişteki Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem çalışmalarını örnek gösteren Kılıçdaroğlu, ortak bir siyasi program üzerinde uzlaşmanın önemine dikkat çekti. Adayın da partiler arasındaki görüşmeler sonucunda belirlenmesi gerektiğini ifade etti.
“Arkadaşlarıma koşulsuz güvendim”
Kılıçdaroğlu, 2023 cumhurbaşkanlığı seçiminden sonraki CHP sürecine ilişkin soruya yanıt verirken geçmişte birlikte çalıştığı isimlere duyduğu güveni yeniden değerlendirdiğini söyledi.
“Üç yıl önceki Kemal Kılıçdaroğlu’na ne söylemek isterdiniz?” sorusunu yanıtlayan Kılıçdaroğlu, çalışma arkadaşlarını yeterince iyi tanımadığını ve onlara koşulsuz güvendiğini belirtti.
Kılıçdaroğlu, “Arkadaşlarını iyi tanımadığı için, arkadaşlarına koşulsuz güvendiği için ve o arkadaşların kendisini özgürce eleştirebilecekleri ama asla ihanet edemeyecekleri arkadaş olarak düşündüğü için kendimi suçluyorum” ifadelerini kullandı.
Kurultay sürecinde yaşananları değerlendirirken, siyasi rekabetin demokratik zeminde yürütülmesi gerektiğini savunan Kılıçdaroğlu, CHP’nin geçmişinde eleştiri ve itiraz kültürünün bulunduğunu söyledi. Ancak eleştirinin kişisel hakaretlere ve düşmanlığa dönüşmemesi gerektiğini vurguladı.
CHP’de yeniden yapılanma ve siyasi etik vurgusu
Kılıçdaroğlu, CHP’deki kurultay tartışmaları ve mutlak butlan sürecine ilişkin değerlendirmelerini sürdürürken, partinin ahlaki ilkelerini yeniden güçlendirmesi gerektiğini ifade etti.
Yolsuzluk iddialarına konu olan kişilerin partideki konumlarının sorgulanması gerektiğini savunan Kılıçdaroğlu, bir milletvekilinin yolsuzluk suçlamasıyla karşı karşıya kalması durumunda dokunulmazlığının kaldırılmasını isteyerek yargı önünde aklanma yoluna gitmesi gerektiğini söyledi.
Yargının bağımsızlığına ilişkin kaygılarını da dile getiren Kılıçdaroğlu, buna rağmen siyasi etik ve hesap verebilirlik konusunda açık bir tutum alınması gerektiğini savundu.
CHP’nin yeniden yapılanma sürecinde il ve ilçe örgütleriyle belediye başkanlarının da rol üstlenmesi gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, partinin yalnızca seçim kazanmaya odaklanan değil, politika üreten ve kamu yönetimine yön verebilen bir yapıya kavuşması gerektiğini ifade etti.
“Ahlaki üstünlüğümüzü yeniden inşa etmek zorundayız”
Kılıçdaroğlu, CHP’nin geçmişteki kurumsal kimliğine ve siyasi geleneğine dönmesi gerektiğini belirterek, partinin ahlaki üstünlüğünü yeniden inşa etmesinin önemini vurguladı.
Siyasi eleştirilerin yapılabileceğini, parti yönetiminin de hatalarının tartışılabileceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, bu sürecin etik ilkeler ve karşılıklı saygı çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Kılıçdaroğlu, CHP’nin Türkiye’nin ekonomik, hukuki ve toplumsal sorunlarına çözüm üretmesi gerektiğini belirterek, siyasetin temel gündeminin vatandaşların sorunları olması gerektiğini dile getirdi.
Kılıçdaroğlu’ndan vatandaşlara son mesaj
Programın bitiminde yeniden söz alan Kılıçdaroğlu, temiz siyaset ve ahlaklı yönetim talep eden vatandaşlara seslendi. CHP’nin Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü ve Bülent Ecevit’in siyasi mirasını taşıdığını belirten Kılıçdaroğlu, partinin bu değerler doğrultusunda korunması gerektiğini söyledi.
Kılıçdaroğlu, CHP’ye oy vermeyen vatandaşların da partinin haklarının teslim edilmesi gerektiğini düşündüğünü ifade ederek, açıklamalarını partinin tarihsel kimliğine yaptığı vurguyla tamamladı.
Söyleşinin son bölümünde öne çıkan mesajlar; gazetecilerin haberleri nedeniyle tutuklanmasına karşı çıkılması, muhalefet ittifaklarının partiler temelinde kurulması ve CHP’de siyasi etik anlayışının yeniden güçlendirilmesi oldu.
