CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında memur emeklilerine verilen sözlerin tutulmadığını belirterek iktidara yükleyen sert açıklamalarda bulundu. Kaya, kamu çalışanları ile emekli arasında yaratılan derin ücret uçurumunun sosyal devlet ilkesini ayaklar altına aldığını vurguladı.
Kamu çalışanları açısından emekliliğin artık bir hak olmaktan çıkıp ciddi bir gelir kaybına dönüştüğünü ifade eden Yıldırım Kaya, mevcut tablonun kamu hizmetlerinin sürdürülebilirliğini baltaladığını dile getirdi.
“Verilen Sözler Çiğnendi, Seyyanen Zam Emekliye Yansıtılmadı”
14 Mayıs 2023 seçimleri öncesinde memur emeklilerine verilen vaatlerin unutulduğunu hatırlatan Yıldırım Kaya, yaşanan hak gaspını şu sözlerle ifade etti:
- Tutulmayan Vaatler: Seçim öncesinde en düşük memur maaşının yükseltileceği ve yapılan artışların otomatik olarak emeklilere de yansıtılacağı açıkça taahhüt edilmiştir.
- Mevzuat Oyunları: Seçim sonrası çıkarılan 7456 sayılı Kanun ve 375 sayılı KHK’ya eklenen maddelerle kamu görevlilerine verilen seyyanen artış memur emeklilerinden esirgenmiştir.
- Hukuk İhlali: Yapılan bu uygulama ile eşitlik, kazanılmış haklar ve sosyal güvenlik ilkeleri açıkça ihlal edilmiştir.
“Milletvekili Zammı Kadar Bile Maaş Alamıyorlar”
Kendi emekli maaşı üzerinden örnek vererek gelir adaletsizliğine dikkat çeken Kaya, sert bir dille tepkisini dile getirdi:
Bakınız, açıkça ifade ediyorum: Ben bir milletvekili emeklisiyim. Benim maaşıma gelen zam tek başına 23 bin lira. Buna karşın, milyonlarca vatandaşımızın mahkûm edildiği en düşük emekli maaşı da 23 bin lira. Allah’tan korkun. İnsanlar bu ülkede, bir vekilin sadece aldığı zam kadar bile maaş elde edemiyor. Bu düzeni, bu adaletsizliği kesinlikle değiştireceğiz.
Cumhuriyet tarihinde ilk kez çalışan ile emekli memur arasındaki bağın bu denli koparıldığını belirten Kaya; geriye dönük ödemelerin faiziyle yapılması, seyyanen zammın emeklilere derhal yansıtılması ve 375 sayılı KHK’nın yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.
“Milli Eğitim Bakanı Öğretmenlerin Karşısında Dikilemez”
Mülakat mağduru ve özel sektör öğretmenlerinin eylemlerine de değinen Yıldırım Kaya, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i hedef aldı:
Eğitim emekçilerinin ve emeğinin hakkını arayanların önüne barikat kurmak değil onlara kucak açmak Milli Eğitim Bakanı’nın temel görevidir. Ama Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin bunları yapmak yerine öğretmenleri ya ters kelepçeyle ya biber gazıyla ya da copla açlığa mahkum ederek onların karşısında dikiliyor. Bir Milli Eğitim Bakanı’nın görevi bu değil. Milli Eğitim Bakanı öğretmene sahip çıkmıyorsa o koltukta oturmamalıdır. Bir an önce koltuğu terk etmelidir.
“Mustafa Kemal Atatürk’ü Hafızalardan Silmeye Gücünüz Yetmez”
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in Kurtuluş Savaşı ifadesini müfredattan çıkaracağına yönelik iddialara da çok sert yanıt veren Kaya, açıklamasını şu ifadelerle noktaladı:
Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’ün yedi düvele karşı yürüttüğü Kurtuluş Savaşı’nı milli mücadele diye tarif edeceksin. O kitaplardan bunu kaldırmaya Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in gücü yetmez. Onu oraya atayanların da gücü yetmez. Yusuf Tekin tarihi bilmiyorsa dönsün tarih öğretmenlerinden ders alsın derim. Biz emperyalizme karşı mücadeleyi veren bir gelenekten geliyoruz. Hiç kimse tarih kitaplarından ve çocuklarımızın hafızasından Mustafa Kemal Atatürk’ü silmeye gücü yetmez.
