Faik Öztrak, 2027 bütçesinde faiz giderlerini, eğitim ve sağlık harcamalarını ve KÖİ garantilerini eleştirdi. Türkiye ekonomisi için uyarılarda bulundu.
CHP TBMM Grup Başkanı Faik Öztrak, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında fon skandalı, 2027 yılı bütçesi, kamu-özel iş birliği projelerinin garanti ödemeleri ve Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Fon skandalına ilişkin Meclis araştırması önergelerinin reddedilmesini eleştiren Öztrak, sorumluların hesap vermesi gerektiğini söyledi. 2027 bütçesinde faiz giderlerinin arttığını, eğitim ve sağlık harcamalarının bütçe içindeki payının gerilediğini savunan Öztrak, Türkiye’nin uluslararası piyasalardaki konumuna ilişkin de uyarılarda bulundu.
Öztrak, toplantıda ayrıca Mekke Anlaşması’nın Meclis’te görüşülmesi gerektiğini belirterek tarım, gıda, barınma ve geçim sıkıntısı gibi sorunlara dikkat çekti. CHP Grup yönetiminden ayrılarak Yeni Parti’ye geçen milletvekillerinin grup parasına ilişkin tartışmalara da değinen Öztrak, söz konusu kaynağın CHP’ye ait olduğunu ifade etti.
Faik Öztrak’tan fon skandalı tepkisi: “Kimse sorumluluk almadı”
Fon skandalına ilişkin Meclis araştırması önergelerinin reddedilmesini eleştiren Faik Öztrak, olayın aydınlatılması ve kamu zararının ortaya çıkarılması için kapsamlı bir denetim süreci yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Öztrak, fon skandalıyla ilgili yasa teklifinin Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki görüşmelerinde CHP tarafından çeşitli önergeler verildiğini, ancak bu önergelerin kabul edilmediğini belirtti. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Merkezi Kayıt Kuruluşu, Takasbank ve Borsa İstanbul yöneticilerinin sorumluluklarının incelenmesini istediklerini aktaran Öztrak, şeffaflık ve düzenli raporlama taleplerinin de karşılık bulmadığını dile getirdi.
Tasfiye, tahsilat, el koyma, geri kazanım ve satış işlemlerinin Sayıştay tarafından denetlenmesini istediklerini belirten Öztrak, süreçte kamu zararının ne ölçüde oluştuğunun ve mağduriyetlerin nasıl giderileceğinin henüz netleşmediğini savundu.
Öztrak, Hazine ve Maliye Bakanı ile SPK başkanının komisyon görüşmelerine katılmamasını da eleştirerek, bürokrasideki kurumların sorumluluk üstlenmediğini öne sürdü. Yaşananları “göz göre göre işlenen finansal cinayet” sözleriyle nitelendiren Öztrak, olayın siyasi ve bürokratik sorumlularının Meclis’e hesap vermesi gerektiğini söyledi.

Erişah Arıcan ve bürokrasideki ilişkiler ağına yönelik eleştiriler
Fon skandalının arkasındaki ilişkilerin yeterince aydınlatılmadığını savunan Öztrak, Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Erişah Arıcan’ın kamu kurumlarındaki bağlantılarına dikkat çekti. Arıcan’ın aynı zamanda Türkiye Varlık Fonu başkanvekili olduğunu hatırlatan Öztrak, çeşitli kurumların yöneticileri arasındaki akademik ve mesleki ilişkilerin incelenmesi gerektiğini ifade etti.
Öztrak, kamu kurumlarında liyakat yerine siyasi yakınlığın öne çıktığını ileri sürerek, bu durumun finansal krizlerin ortaya çıkmasında etkili olduğunu savundu. Türkiye Hayat Emeklilik’in fonda kaybettiği belirtilen 100 milyon liralık tutara da değinen Öztrak, kamu kaynaklarının korunması ve denetim mekanizmalarının etkin çalışması gerektiğini belirtti.
2027 bütçesi: Her 100 liralık harcamanın 15 lirası faize
Faik Öztrak’ın basın toplantısındaki önemli başlıklardan biri de Meclis’e sunulan 2027 yılı bütçesi oldu. Bütçelerin hükümetlerin siyasi ve ekonomik tercihlerini ortaya koyduğunu belirten Öztrak, teklif kapsamında gelecek yıl 3 trilyon 975 milyar lira faiz ödemesi öngörüldüğünü söyledi.
Öztrak’ın verdiği bilgilere göre, bütçeden yapılacak her 100 liralık harcamanın 15 lirası faize ayrılacak. Buna karşılık Millî Eğitim Bakanlığı’nın bütçe harcamalarından aldığı payın yüzde 10’dan yüzde 9’a, Sağlık Bakanlığı’nın payının ise yüzde 8’den yüzde 7’ye düşmesi öngörülüyor.
Öztrak, bütçede dolaylı vergilerin payının yüzde 60 seviyesinde kaldığını belirterek, bu vergi yapısının gelir düzeyinden bağımsız olarak vatandaşlar üzerinde yük oluşturduğunu savundu.
Kamu-özel iş birliği projelerine ilişkin garanti ödemelerini de eleştiren Öztrak, geçilmeyen yollar ve köprüler ile kullanılmayan hastanelere yönelik garantiler kapsamında bu yıl ve önümüzdeki üç yılda toplam 23,3 milyar dolar ödeme yapılmasının öngörüldüğünü ifade etti.
Öztrak, bütçenin vatandaşların temel ihtiyaçları üzerinden toplanan vergileri faiz giderlerine ve garanti ödemelerine yönelttiğini ileri sürerek, ekonomik kaynakların kullanımında önceliklerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin büyüme tahmini yüzde 2,7’ye indirildi
Ekonomik büyüme tahminlerini de değerlendiren Öztrak, Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) Türkiye’ye ilişkin öngörülerinde aşağı yönlü revizyona gidilmesine dikkat çekti.
Öztrak, IMF’nin daha önce Türkiye’nin 2026 yılı büyümesine ilişkin yüzde 4,2 seviyesinde bir tahminde bulunduğunu, son raporunda ise bu tahmini yüzde 2,7’ye indirdiğini belirtti. Dünya ekonomisi için yüzde 3,0, Türkiye’ye benzer ülkeler için yüzde 3,7 büyüme beklentisi bulunduğunu söyleyen Öztrak, hükümetin Türkiye’nin büyüme tahminindeki düşüşü açıklamak yerine büyümenin niteliğine ilişkin söylemlerle durumu gerekçelendirmeye çalıştığını savundu.
Öztrak, ekonomik büyümedeki yavaşlamanın yatırım, istihdam ve vatandaşların yaşam koşulları üzerindeki olası etkilerinin dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

MSCI uyarısı: Türkiye gelişmekte olan ülkeler liginden düşebilir
Öztrak, uluslararası endeks sağlayıcısı MSCI’ın Türkiye’ye ilişkin değerlendirmelerinin de yakından takip edilmesi gerektiğini söyledi. Gerekli adımların atılmaması halinde Türkiye’nin 1989’dan bu yana yer aldığı “Gelişmekte Olan Ülkeler” grubundan çıkarılabileceği uyarısını hatırlattı.
Öztrak’a göre böyle bir gelişme, yabancı fonların Türkiye piyasalarından çekilmesine, şirketlerin piyasa değerlerinin gerilemesine ve finansmana erişimin zorlaşmasına yol açabilir.
Doğrudan yatırımlar ve portföy hareketlerine ilişkin rakamlara da değinen Öztrak, Türkiye’ye gelen yatırımların zayıfladığını, yerli sermayenin yurt dışına yöneldiğini ve bunun ekonomik güven kaybına işaret ettiğini öne sürdü.
Hükümete çağrıda bulunan Öztrak, finansal piyasalarda güveni yeniden tesis edecek adımların atılması gerektiğini belirterek, aksi durumda yeni ekonomik sorunların ortaya çıkabileceği uyarısında bulundu.
Mekke Anlaşması’nın Meclis’te görüşülmesini istedi
Faik Öztrak, basın toplantısında dış politika ve güvenlik konularına da yer verdi. Mekke Anlaşması’nın Meclis gündemine getirilmemesini eleştiren Öztrak, anlaşmanın Türkiye açısından doğurabileceği yükümlülüklerin açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyledi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın, Suudi Arabistan için Türkiye’den askerî destek isteyebileceğine ilişkin açıklamasına atıfta bulunan Öztrak, Türkiye’nin bölgesel güvenlik politikalarının ve olası askerî yükümlülüklerinin kamuoyunda tartışılması gerektiğini ifade etti.
Öztrak, anlaşmanın Türk askerinin ve savaş unsurlarının sahada kullanılmasına uzanabilecek sonuçlar doğurup doğurmayacağına ilişkin sorular yönelterek, konunun Meclis’te ele alınmasını istedi.
Tarım, gıda ve barınma sorunlarına dikkat çekti
Türkiye’de vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını belirten Öztrak, tarım maliyetleri, gıda fiyatları, konut kiraları ve ücretler arasındaki dengesizliğe dikkat çekti.
Mazot, gübre ve tarımsal ilaç maliyetlerinin arttığını, buna karşılık üreticilerin ürünlerini maliyetlerini karşılamayan fiyatlarla satmak zorunda kaldığını savunan Öztrak, limon ve zeytin fiyatları üzerinden örnekler verdi. Limonun bahçedeki fiyatının 5 liraya kadar gerilediğini, markette ise 40 liraya satıldığını; geçen yıl 50 liradan alıcı bulan zeytinin bu dönemde 18 lira seviyesine düştüğünü söyledi.
Barınma sorununa da değinen Öztrak, özellikle büyükşehirlerde kira yükünün ağırlaştığını ve asgari ücretle çalışanların geçim sıkıntısı yaşadığını belirtti. Okullardaki temel hijyen ihtiyaçlarından çocuklara ve öğretmenlere yönelik şiddete kadar birçok sorunun çözüm beklediğini ifade eden Öztrak, mevcut yönetimin bu sorunları çözme kapasitesini yitirdiğini savundu.

CHP’nin grup parası tartışması: “Bu para CHP’ye aittir”
Öztrak, önceki grup yönetiminin partiden ayrılırken CHP TBMM Grubu’na ait parayı yanında götürdüğüne ilişkin daha önce yaptığı açıklamayı da gündeme getirdi. Yeni Parti’ye geçen milletvekillerinin harcamalarına yönelik eleştirilere yanıt veren Öztrak, söz konusu paranın milletvekillerinin kişisel varlığı olmadığını söyledi.
Milletvekillerinden kesilen aidatların, Anayasa ve ilgili mevzuat kapsamında siyasi partilerin gelir kaynakları arasında yer aldığını belirten Öztrak, bu kaynakların parti tüzel kişiliğine ait olduğunu ve nasıl harcanacağının kurallarla belirlendiğini ifade etti.
Öztrak ayrıca, Anayasa Mahkemesi’ne yapılacak başvuruda kullanılmak üzere verilen imzaların CHP Grubu’nun kasasının boşaltılması için kullanılmış olabileceğini ileri sürdü. Yeni Parti’ye geçen milletvekillerine seslenen Öztrak, konuyla ilgili gerekli adımların atılmasını istedi.
Faik Öztrak’tan çağrı: “Sandık derhal gelmeli”
Basın toplantısının sonunda iktidarın ekonomi politikalarını ve muhalefete yönelik tutumunu eleştiren Öztrak, CHP’ye yönelik açıklamalara da tepki gösterdi. Partilerinin diyaloğa açık olduğunu belirten Öztrak, bunun CHP’ye ve parti yöneticilerine yönelik hakaretlerin kabul edileceği anlamına gelmediğini söyledi.
Öztrak, Türkiye’nin yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklarla mücadele etmesi gerektiğini savunarak erken seçim çağrısını yineledi. Ekonomik ve toplumsal sorunların çözümü için siyasi değişimin gerekli olduğunu ifade eden Öztrak, CHP’nin tüm vatandaşların oy verebileceği bir parti olma hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdüreceğini belirtti.
