CHP Dış Politika Kurulu, Ukrayna Savaşı’nın yayılma riskine dikkat çekerek Türkiye’nin savaşa sürüklenebileceği girişimlerin NATO içinde engellenmesini istedi.
CHP Dış Politika Kurulu, Ukrayna-Rusya Savaşı’nın yeni bir aşamaya geçtiğini belirterek çatışmanın başka ülkeleri de içine çekebilecek şekilde genişleme riski taşıdığı uyarısında bulundu. Kurul, Türkiye’nin savaşın dışında tutulması ve NATO bünyesinde ülkeyi doğrudan çatışmanın içine çekebilecek girişimlerin engellenmesi gerektiğini vurguladı.
CHP Dış Politika Kurulu, “Güncel Değerlendirmeler” başlığıyla yayımladığı açıklamada Ukrayna-Rusya Savaşı’nın yanı sıra enerji güvenliği, İran’la ticaret, Türkiye-Yunanistan ilişkileri ve Kıbrıs sorununa ilişkin değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaştı.
“Savaş başka devletleri de içine çekebilir”
Açıklamada, İngiltere, Almanya ve Polonya’nın da yer aldığı “İstekliler Koalisyonu” çerçevesindeki gelişmelere dikkat çekildi. Rusya’nın derinliklerindeki sivil hedeflere yönelik saldırıların savaşın kapsamını genişletme ihtimali taşıdığı savunuldu.
Rusya’nın koalisyonun bazı üyelerine yönelik daha sert askeri karşılık verme ihtimalinin arttığı belirtilirken, çatışmanın mevcut seyri nedeniyle savaşın yalnızca Rusya ve Ukrayna arasındaki bir mücadele olmaktan çıkma riski taşıdığı ifade edildi.
CHP Dış Politika Kurulu ayrıca Karadeniz’de Türk ticaret gemilerine yönelik saldırı iddialarına dikkat çekerek bu gelişmelerin savaş açısından kritik bir eşik oluşturduğunu belirtti.
Kurul, Türkiye’nin güvenlik ve stratejik çıkarlarının korunması açısından Rusya ile güven ilişkisinin tamamen kaybedilmemesi, Ukrayna’nın da sert biçimde uyarılması ve NATO içinde Türkiye’yi çatışmanın tarafı haline getirebilecek emrivakilerin önüne geçilmesi gerektiğini bildirdi.

Enerji güvenliği ve İran’la ticaret vurgusu
Açıklamada enerji güvenliği de önemli başlıklardan biri olarak öne çıktı.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından Basra Körfezi’ndeki petrol ve doğal gaz kaynaklı belirsizliğin sürdüğüne dikkat çekilen değerlendirmede, bölgede ateşkesin yeniden tesis edilmesi gerektiği belirtildi.
CHP Dış Politika Kurulu, Haziran 2026’daki mutabakat muhtırası doğrultusunda çatışmaların yeniden ateşkesle durdurulmasını desteklediğini açıkladı.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’ın İran’ın ekonomik olarak dışlanması ve ikincil yaptırımlara tabi tutulmasına ilişkin açıklamalarına da değinen kurul, Türkiye’nin kendi ekonomik ve stratejik çıkarlarını gözetmesi gerektiğini savundu.
Türkiye’nin, İran’la ticaretini sürdürmesinin ve yaptırım politikalarına karşı kendi çıkarları doğrultusunda hareket etmesinin uygun olduğu değerlendirmesinde bulunuldu.
Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde gerilim başlıkları
CHP Dış Politika Kurulu, Türkiye’nin Yunanistan’la ilişkilerini barış ve dostluk temelinde sürdürme iradesinde olduğunu belirtti. Ancak Ege’de Yunanistan’ın, Kıbrıs’ta ise Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin attığı bazı adımların bu yaklaşımı zorlaştırdığı savunuldu.
Ege’de tek taraflı milli açık deniz park alanları ilan edilmesi ve adaların silahlandırıldığı yönündeki iddialar da açıklamada yer aldı.
Kurul, Türkiye’nin adaların statüsü ve egemenliği konusunda öncelikle diplomatik girişimlerini sürdürmesi, bu girişimlerin sonuç vermemesi halinde ise farklı seçenekleri değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.
Kıbrıs’ta uzlaşı çağrısı
Açıklamanın bir diğer başlığı Kıbrıs oldu.
CHP Dış Politika Kurulu, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Kıbrıs’ta iki devletli çözüme yönelik bir uzlaşı göstermediğini ve konfedere bir yapı önerisinin de mevcut yaklaşım nedeniyle anlam taşımadığını savundu.
Kurul, kuzeydeki futbol müsabakalarına katılması planlanan 6-18 yaş grubundaki genç oyunculara yönelik engellemelerin de toplumsal uzlaşı açısından olumsuz bir tablo ortaya koyduğunu belirtti.
Açıklamada, söz konusu gelişmelerin Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in dikkatine sunulmasının yararlı olacağı ifade edildi.
CHP Dış Politika Kurulu’nun değerlendirmesinde, Türkiye’nin dış politikada temel önceliğinin bölgesel savaşların genişlemesini önlemek, ülkenin doğrudan çatışmaların içine çekilmesine engel olmak ve ekonomik ve stratejik çıkarlarını korumak olması gerektiği mesajı öne çıktı.
