AKK’de kahvenin kültürel yolculuğu konuşuldu

“Bu Seyirde Herkes Kaptan” sloganıyla kapılarını rengarenk etkinliklere açan Ankara Kent Konseyi (AKK), bu kez uzun yıllar boyunca adeta bir vazgeçilmez haline gelen kahve kültürünü gözler önüne seren “Kahve: İtalya ve Osmanlı İmparatorluğu Arasında Paylaşılan Bir Tarih” programı için açtı.

 

Osmanlı’dan İtalya’ya uzanan bir hikâye 

 

AKK ev sahipliğinde, Ankara Üniversitesi ve Roma Sapienza Üniversitesi ortak çalışması içerisinde, Sapienza Üniversitesi Türkoloğu Prof. Dr. Rosita D’Amora’nın katılımıyla konuklarla buluşan programda; Osmanlı İmparatorluğundan İtalya’ya uzanan kahvenin hikâyesi başta olmak üzere, İtalya’nın geleneği haline gelen ‘Askıda Kahve’ çalışması, Bevanda Asiatica (Bir Asya İçeceği) adlı eseriyle Osmanlı kahve kültürünü Batı’ya tanıtan Luigi Ferdinando Marsili, II. Viyana Kuşatması’nın Avrupa’nın kahveyle tanışmasında olan payı gibi konular konuklara aktarıldı.

 

Gerçekleşen programa; AKK Başkan Vekili Prof. Dr. Savaş Zafer Şahin, AKK Genel Koordinatörü Ömer Şan, AKK Yürütme Kurulu Üyesi Birten Gökyay, Ankara Üniversitesi İtalyan Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevin Özkan Speelman, Ankara Üniversitesi TÖMER Müdürü Prof. Dr. Timur Gültekin, üniversite öğrencileri ve çok sayıda Başkentli katıldı.

 

İki ülkenin ortak noktası “kahve” 

 

Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren AKK Başkan Vekili Prof. Dr. Savaş Zafer Şahin şu ifadeleri kullandı;

“Ankara Kent Konseyi’nde çeşitli vesilelerle, çok farklı etkinlikler gerçekleştiriliyor, bu etkinlikler arasında hepimizin ortak noktasında bulunan ve hepimizin hayatında yer etmiş konular Kent Konseyi’nde konuşuluyor. Zaten bir Kent Konseyi nedir sorusunun yanıtı tam da burada gizli; gündelik hayatın ayrıntılarıyla, kentin temel sorunları her zaman iç içedir. İçeceğimiz bir bardak kahveyle, o kahveyi içtiğimiz kafenin bulunduğu yolun niteliği arasında derin bir ilişki var, o yolun ulaşımla ilişkisi var, sizin kahveye yüklediğiniz anlamla ilişkisi var. Gündelik hayattaki meselelerle kentin temel sorunlarını ilişkilendirmek için yaptığımız her şeyde o kentin kültürünü, kimliğini, bir aradalık duygusunu, ortak aklını besleyen, güçlendiren meselelerdir diye düşünüyoruz, 7 senedir bu anlayışla, bu mekânda, bu farklı konuların konuşulmasına ev sahipliği yapmaya çalışıyoruz. Herhalde dünya üzerinde çok az iki toplum var ki, kahveye Türk toplumu ve İtalyan toplumu kadar büyük anlamlar yüklesin, tabii tüketim anlamında, kitleselleşme anlamında bu iki ülkeden daha farklı yerlerde duran ülkeler olabilir ama kahvenin dünya kültürüne, sahnesine çıkması ve kahvenin en rafine biçimlerinin ortaya konması açısından paylaştığımız, ortaklaştığımız çok fazla şey olduğunu düşünüyorum.”

 

Programda konuşmacı olarak yer alan Roma Sapienza Üniversitesi Türkoloğu Prof. Dr. Rosita D’Amora ise şöyle konuştu;

“Bu buluşma kurumlarımız arasındaki dostluğu güçlendiriyor ve aynı zamanda iki ülke arasındaki bağları da pekiştiriyor. Bu ülkeler arasındaki iş birliği için elimden gelen her şeyi yapmaya hazırım ve bugün bu program sayesinde ülkelerimiz arasındaki ortak hikâyelerden biri olan “kahve”yi aktaracağım. Osmanlı İmparatorluğu, Türkiye ve İtalya arasındaki ortak hikâyeler çoktur. Bu ortak hikâye Osmanlı İmparatorluğu döneminde başlayıp şimdiye kadar devam eden bir serüven.”

Güncel Haberler

Benzer Haberler

Yorum Yaz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz