Mahir Polat, ihracat hedefi sapması ve tekstil sektöründeki istihdam kaybına dikkat çekerek kur politikası, Eximbank ve dış ticaret stratejisini eleştirdi.
CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat, Ticaret Bakanlığı’nın 2027 yılı bütçesini eleştirerek Türkiye’nin ihracat hedeflerinden 220 milyar dolarlık sapma yaşandığını söyledi. Tekstil ve hazır giyim sektöründe istihdamın 1,2 milyondan 860 bine gerilediğini, kapasite kullanımının ise yüzde 60 seviyesine düştüğünü belirten Polat, kur politikası ve finansmana erişim sorunlarının ihracatçının rekabet gücünü zayıflattığını savundu.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Ticaret Bakanlığı’nın 2027 yılı bütçesi görüşmelerinde söz alan Polat, Bakanlığın sunumunda çizilen olumlu tablo ile ekonomide yaşanan gerçekler arasında büyük fark bulunduğunu ifade etti. İhracat hedeflerindeki sapmanın, üretim ve istihdam alanındaki kayıpların yanı sıra dış ticaret politikalarındaki koordinasyon eksikliğinin de değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
İhracat hedefinde 220 milyar dolarlık sapma
Türkiye’nin 2023 yılı için belirlenen 500 milyar dolarlık ihracat hedefinin çok gerisinde kaldığını belirten Polat, aradan geçen sürede 220 milyar dolarlık bir fark oluştuğunu dile getirdi.
Ticaret Bakanlığı’nın görev alanının geniş olmasına karşın etkisinin sınırlı kaldığını savunan Polat, iç ticaret, dış ticaret, gümrükler ve esnaf politikalarının daha sağlıklı bir yapıda ele alınması gerektiğini söyledi. Bakanlığın Tarım, Sanayi ve Enerji başta olmak üzere diğer bakanlıklarla planlı ve eşgüdümlü çalışmasının önemine dikkat çekti.
Polat, ihracat pazarlarının uzun emek ve planlamayla kazanıldığını, yanlış kararlarla kaybedilen pazarların yeniden kazanılmasının ise kolay olmadığını belirtti. Geçmişte salça ihracatına yönelik kota ve kayıt uygulamalarının yanı sıra yumurta ve nohut ihracatının da kayıt altına alınmasını örnek göstererek, bu tür kararların üretim planlamasıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Tekstil ve hazır giyimde istihdam 860 bine geriledi
Tekstil ve hazır giyim sektöründeki daralmanın ciddi boyutlara ulaştığını söyleyen Polat, daha önce gündeme getirdiği sorunlara yönelik yeterli önlem alınmadığını savundu.
Sektörde kapasite kullanımının yüzde 60 seviyelerine gerilediğini belirten Polat, geçmişte 1 milyon 200 binden fazla kişiye istihdam sağlayan alanda çalışan sayısının bugün 860 bin civarına düştüğünü kaydetti.
Sektörün yalnızca üretim ve ihracat rakamları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Mahir Polat, tekstil ve hazır giyimin istihdam açısından da önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Sektörün ayakta kalabilmesi için Bakanlığın somut önlemler geliştirmesi gerektiğini dile getirdi.
Baskılanan kur ihracatçının rekabet gücünü zayıflatıyor
Kur, enflasyon ve faiz politikalarının birbiriyle uyumlu yürütülmemesinin ihracatçı üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Polat, döviz kurunun enflasyon farkını yansıtacak düzeyde hareket etmemesinin Türkiye’de üretilen ürünlerin dış pazarlardaki rekabet gücünü olumsuz etkilediğini savundu.
İhracatçının finansmana erişiminin kolaylaştırılması ve döviz desteklerinin artırılması gerektiğini ifade eden Polat, Merkez Bankası tarafından sağlanan döviz dönüşüm desteğinin yüzde 3’ten yüzde 6’ya çıkarılması yönündeki talebi gündeme getirdi.
Polat, ihracatçının artık yalnızca üretim ve satışla değil, finansman maliyetleriyle de mücadele ettiğini belirterek, “Merkez Bankasının döviz desteklerini yüzde 3’ten yüzde 6’ya çıkarın da bari nefes alalım” talebinin sektörün yaşadığı sıkıntıyı ortaya koyduğunu söyledi.
Ankara’nın ihracatındaki yaklaşık yüzde 27’lik artışa da değinen Polat, bu yükselişte yüksek teknoloji ve savunma sanayisinin önemli katkısı bulunduğunu ifade etti. Türkiye’nin ihracatını kalıcı biçimde artırabilmesi için katma değerli ve yüksek teknolojili üretime yönelik teşviklerin güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Eximbank ihracatçının finansman yükünü hafifletmeli
İhracatın güçlendirilmesi için finansman mekanizmalarının geliştirilmesini isteyen Mahir Polat, Eximbank’ın ihracatçılar açısından daha etkili bir destek kuruluşu haline getirilmesi gerektiğini söyledi.
İhracatçıların kredi başvurularında teminat mektubu talebiyle karşılaştığını belirten Polat, bu teminatın başka bankalardaki kredi limitlerinden karşılanmasının işletmelere yeni bir kaynak sağlamadığını ifade etti. Bu yöntemle ihracatçının yalnızca faiz farkı veya vade avantajı elde edebildiğini belirten Polat, Eximbank’ın mali altyapısının güçlendirilmesini ve yetkilerinin artırılmasını istedi.
Çin’in ihracat modelinin incelenmesini öneren Polat, Türkiye’nin kendi koşullarına uygun, güçlü kamu koordinasyonuna dayalı bir dış ticaret ve finansman modeli geliştirebileceğini dile getirdi.

Afrika pazarı ve “Made in Europa” için yeni strateji
Türkiye’nin dış ticaret politikalarında Afrika pazarının daha etkin değerlendirilmesi gerektiğini belirten Polat, geçmişte devletin iş insanlarıyla birlikte yürüttüğü ticaret ve pazarlama faaliyetlerinin bugün yeterince sürdürülmediğini savundu.
Afrika kıtasında önemli fırsatlar bulunduğunu ifade eden Polat, Ticaret Bakanlığı’nın bu pazara yönelik daha aktif çalışmalar yürütmesini istedi.
Mahir Polat’ın gündeme getirdiği bir diğer konu ise Avrupa Birliği’nin “Made in Europa” yaklaşımı oldu. Türkiye’nin yalnızca Avrupa’ya ürün satan bir ülke olarak kalmaması, Avrupa’nın üretim ve tedarik zincirlerinde de yer alması gerektiğini belirten Polat, bu konunun Gümrük Birliği kapsamında yeniden ele alınmasını ve yasal zemine kavuşturulmasını önerdi.
Türkiye’nin Avrupa pazarındaki konumunu güçlendirmek için diplomatik kanalların etkin biçimde kullanılmasının önemine işaret eden Polat, “Made in Europa” başlığının ülkenin dış ticaret geleceği açısından önemli bir sınama olduğunu söyledi.
Gümrük muhafaza teşkilatı güçlendirilmeli
Konuşmasında gümrüklerdeki personel ve güvenlik sorunlarına da değinen Polat, gümrük memurlarının sözleşmeli statüde çalıştırılmasına karşı çıktı. Gümrük personelinin sınır güvenliği açısından kritik görev üstlendiğini belirten Polat, sözleşmeli gümrük memurluğu uygulamasına son verilmesini istedi.
Uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelede gümrükler ve sınır güvenliğinin birlikte hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Polat, Gümrük Muhafaza teşkilatının güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
Türkiye’de kullanılan uyuşturucu maddelerin önemli bölümünün yurt dışı kaynaklı olduğuna dikkat çeken Polat, uyuşturucu geçişlerinin önlenmesi için sınır güvenliği ile gümrük birimleri arasındaki koordinasyonun artırılması gerektiğini söyledi. Gümrük Kanunu’nun geçici 6’ncı maddesine ilişkin düzenleme beklentisini de dile getiren Polat, gümrük müşavirlerinin yaşadığı sorunların çözülmesini istedi.
Mahir Polat, Türkiye’nin ihracat hedeflerine ulaşabilmesi için üretimden finansmana, dış pazarlardan gümrük güvenliğine kadar uzanan alanlarda planlı ve koordineli politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, Ticaret Bakanlığı’nın sektörlerin sorunlarına yönelik daha etkin adımlar atması çağrısında bulundu.
