Yıldırım Kaya’dan Yeni Sınav Sistemine Tepki

Yıldırım Kaya, yeni ortak yazılı sınav sistemini ve 10 Kasım’da sınav yapılması planlamasını eleştirdi. Eğitimde fırsat eşitliği çağrısı yaptı.

CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından açıklanan ortak yazılı sınav sistemine tepki gösterdi. Öğretmenlerin soru hazırlama yetkisinin sınırlandırılmasını ve öğrencilerin standart sınavlarla değerlendirilmesini eleştiren Kaya, eğitimde fırsat eşitliği sağlanmadan sınavların standartlaştırılmasının adaleti sağlamayacağını savundu. Kaya, 10 Kasım’da sınav yapılması planlamasını da eleştirerek Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e çağrıda bulundu.

Yıldırım Kaya: Eğitimde Devrim, Öğretmenin Yetkisini Almak Değildir

Yıldırım Kaya, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yeni sınav sistemini eğitimde büyük bir yenilik ve devrim olarak sunduğunu belirterek, uygulamanın öğretmenlerin mesleki özerkliğini daraltıp daraltmadığının sorgulanması gerektiğini ifade etti.

Açıklanan Ortak Yazılı Sınav Sistemi kapsamında bazı sınıflarda sınav sorularının büyük bölümünün merkezi soru havuzundan seçileceğini, öğretmenlerin sınırlı sayıda soru hazırlayabileceğini, hazır sınav kâğıtları ve puanlama anahtarlarının kullanılacağını, sonuçların ise dijital ortamda analiz edileceğini hatırlatan Kaya, öğretmenin öğrencisini en iyi tanıyan kişi olduğuna dikkat çekti.

Kaya, öğretmenlerin yalnızca hazır sınavları uygulayan, sınav salonunda gözetmenlik yapan ve sonuçları sisteme işleyen görevlilere dönüştürülmesine karşı çıkarak şu değerlendirmede bulundu:

Yıldırım kaya’dan yeni sınav sistemine tepki
Yıldırım Kaya’dan Yeni Sınav Sistemine Tepki

“Öğretmen sınav gözetmeni değildir! Öğretmen, öğrencisinin düşünce dünyasını geliştiren, ona soru sormayı, araştırmayı, sorgulamayı ve özgür düşünmeyi öğreten eğitim emekçisidir!”

Öğretmenin soru hazırlama yetkisinin elinden alınmasının mesleğin bilimsel ve pedagojik niteliğini zayıflatacağını belirten Kaya, eğitimde devrimin sınav sorularını merkezileştirmekle değil; düşünen, sorgulayan, araştıran ve özgürce soru sorabilen çocuklar yetiştirmekle mümkün olacağını vurguladı.

“Tek Merkezden Sınav, Tek Tip Öğrenci Anlayışını Dayatamaz”

Eğitim sistemindeki tartışmanın yalnızca bir sınav uygulamasından ibaret olmadığını belirten Yıldırım Kaya, meselenin nasıl bir insan, toplum ve gelecek istendiğiyle ilgili olduğunu ifade etti.

Çocukların tek tip sorulara, önceden belirlenmiş kalıplara ve standart yanıtlara mahkûm edilmemesi gerektiğini dile getiren Kaya, her çocuğun yeteneğinin, öğrenme hızının, düşünme biçiminin ve yaşam koşullarının farklı olduğunu söyledi.

Eğitimin görevinin bu farklılıkları ortadan kaldırmak değil, geliştirmek olduğunu belirten Kaya, Cumhuriyet’in gençlerinin aklını ve vicdanını özgürce kullanabilen, gerektiğinde otoriteyi sorgulayabilen ve haksızlığa itiraz edebilen bireyler olarak yetiştirilmesi gerektiğini kaydetti.

Kaya, öğretmenin talimat uygulayan bir memur, öğrencinin ise önceden belirlenmiş yanıtları tekrarlayan bir birey olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayarak, öğretmenin bilimsel bilgiyle yol göstermesi, öğrencinin de sorgulayarak, araştırarak ve düşünerek öğrenmesi gerektiğini ifade etti.

“Eşit Koşullar Sağlamadan Eşit Sınav Yapamazsınız”

Türkiye’de okulların fiziki ve eğitsel olanaklarının aynı olmadığını belirten Yıldırım Kaya, bir köy okuluyla büyükşehirdeki donanımlı bir okulun koşullarının birbirinden farklı olduğuna dikkat çekti.

Aç karnına okula gelen çocuklarla özel ders ve kurs desteği alan öğrencilerin öğrenme koşullarının da eşit olmadığını belirten Kaya; laboratuvar, kütüphane ve yeterli öğretmen bulunan okullarla temel eğitim ihtiyaçlarının dahi karşılanamadığı okullar arasında farklar bulunduğunu ifade etti.

Kaya, eğitimde fırsat eşitliği sağlanmadan sınavların standartlaştırılmasının adaleti sağlamayacağını savunarak, “Eğitimde fırsat eşitliğini sağlamadan sınavları standartlaştırmak adalet değil, eşitsizlikleri rakamlara dönüştürmektir!” dedi.

Ölçme ve değerlendirmeye ilkesel olarak karşı olmadıklarını belirten Kaya, merkezi sınav sorularından yararlanılmasına da bütünüyle karşı çıkmadıklarını ifade etti. Kaya, karşı oldukları yaklaşımın ölçmenin eğitimin önüne geçirilmesi, öğretmenin mesleki karar yetkisinin sınırlandırılması ve çocukların yalnızca sınav sonuçlarıyla değerlendirilmesi olduğunu vurguladı.

Ölçme ve değerlendirmenin öğrencinin eksiklerini gidermek ve öğrenmesini desteklemek amacıyla yapılması gerektiğini belirten Kaya, öğretmenlerin sınıflarının ihtiyaçlarına göre yöntem ve sınav belirleyebilmesi gerektiğini kaydetti.

“Okullar Siyasi İktidarların Değil, Cumhuriyet’in ve Milletin Okullarıdır”

Yildirim kaya gorsel 1 1 1
Yıldırım Kaya’dan Yeni Sınav Sistemine Tepki

Eğitimin iktidarın siyasal anlayışını topluma benimsetme aracı olmadığını ifade eden Yıldırım Kaya, okulların siyasi iktidarların değil, Cumhuriyet’in ve milletin okulları olduğunu söyledi.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin eğitim anlayışını da açıklayan Kaya; öğretmenin mesleki özerkliğinin korunması, öğrencilerin bireysel farklılıklarının gözetilmesi ve eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması gerektiğini belirtti.

Ölçme araçlarının öğrencileri cezalandırmak, sınıflandırmak veya okulları yarıştırmak için değil, öğrenmeyi desteklemek için kullanılması gerektiğini vurgulayan Kaya, “Biz itaat eden değil, itiraz edebilen; ezberleyen değil, düşünen; susan değil, soru soran kuşaklar yetiştirmek istiyoruz!” ifadelerini kullandı.

Yıldırım Kaya’dan 10 Kasım Tepkisi: “Başka Gün mü Bulamadınız?”

Yıldırım Kaya, ortak sınav takviminde 10 Kasım tarihine yer verilmesini de eleştirdi. Cumhuriyet’in kurucusu ve Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’ün anıldığı günde öğrencilerin sınav telaşına sokulmasının gerekçesini sorgulayan Kaya, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e seslenerek şu ifadeleri kullandı:

“Üstelik şimdi de ortak sınav takvimine 10 Kasım’ı koyuyorsunuz! Cumhuriyetimizin kurucusu, Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü andığımız gün, çocuklarımızı sınav telaşına sokmanın gerekçesi nedir? Yılın 365 günü içinde başka gün mü bulamadınız?”

Atatürk’ün ve onun çağdaşlık anlayışının öğrenciler tarafından öğrenilmesinin önüne geçilemeyeceğini belirten Kaya, eğitimde değişim isteniyorsa öncelikle öğretmene güvenilmesi, öğrencinin özgürleştirilmesi ve okullar arasındaki eşitsizliklerin giderilmesi gerektiğini ifade etti.

“Öğretmenin Özgür Olmadığı Okulda Özgür Düşünen Öğrenci Yetiştiremezsiniz”

Açıklamasının sonunda eğitim anlayışlarını bir kez daha ortaya koyan Yıldırım Kaya, öğretmenin özgür, öğrencinin eşit, eğitimin laik, bilimsel ve kamusal olduğu bir Türkiye için mücadele ettiklerini belirtti.

Kaya, öğretmenlerin susturulamayacağını ve çocukların geleceğinin tek tip kalıplara hapsedilemeyeceğini savunarak açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Öğretmeni gözetmen, öğrenciyi ezber makinesi yapamazsınız!

Kamusal eğitim Cumhuriyeti mücadelemiz sürüyor, sürecek!”

Yıldırım Kaya
CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı
21 Ekim 2026 – Ankara

Güncel Haberler

Benzer Haberler

Yorum Yaz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz