Prof. Dr. Mehmet Haberal, Mudanya Mütarekesi Barış Yolu Ödülü’nü aldı. Haberal, törende Cumhuriyet’e sahip çıkma ve eserler kazandırma mesajı verdi.
Başkent Üniversitesi Kurucusu Prof. Dr. Mehmet Haberal, Mudanya Mütarekesi’nin 104. yıl dönümü kapsamında verilen Barış Yolu Ödülü’ne layık görüldü. Ödülü Özgür Özel ve seçici kurul üyelerinin elinden alan Haberal, Cumhuriyet’in kurucularını anarak “Bu ülke olduğu için bugün buradayız. Birinci görevimiz Cumhuriyetimize sahip çıkmak ve eserler kazandırmaktır” mesajını verdi.
Türkiye’de organ nakli alanındaki öncü çalışmalarıyla tanınan Başkent Üniversitesi Kurucusu Prof. Dr. Mehmet Haberal, Mudanya Mütarekesi Barış Yolu Ödülü’nün sahibi oldu. Bursa’nın Mudanya ilçesinde düzenlenen törende Haberal’ın bilim, sağlık, eğitim ve Cumhuriyet değerlerine bağlılığı dolayısıyla ödüle layık görüldüğü belirtildi.
Ödül törenine Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in yanı sıra Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, İnönü Vakfı Başkanı Özden Toker, eski Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Murat Karayalçın, İsmet İnönü’nün torunu Gülsün Bilgehan ve çok sayıda davetli katıldı.

Özgür Özel: “Haberal’ın hayat hikâyesi önünde saygıyla eğiliyorum”
Mudanya Mütarekesi’nin yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen törende, Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın yaşam öyküsü ve Türkiye’ye kazandırdığı bilimsel çalışmalar öne çıktı. Haberal’a ödülünü seçici kurul üyeleriyle birlikte takdim eden Özgür Özel, Haberal’ın yaşam mücadelesine ve başarılarına dikkat çekerek, “Prof. Haberal’ın herkese örnek olan hayat hikâyesi önünde saygıyla eğiliyorum” dedi.
Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç da Haberal’ın Türkiye’de canlı vericiden böbrek ve karaciğer nakli alanındaki öncü çalışmalarını hatırlattı. Dalgıç, organ naklinin yalnızca tıbbi bir başarı olmadığını, insanlara yeniden yaşam olanağı sunan önemli bir katkı olduğunu vurguladı.
İnönü Vakfı Başkanı Özden Toker ise 2026 yılı Barış Yolu Ödülü’nün Haberal’a verilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Toker, Haberal’ın eğitim, bilim, sağlık, uluslararası iş birliği ve Cumhuriyet değerlerine bağlılığıyla takdir topladığını ifade etti.
Eski Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Murat Karayalçın da Haberal’ın Orta Doğu ve Orta Asya’daki sağlık kuruluşlarına katkılarına değindi. Haberal’ın geliştirdiği çalışmaların ve standartların farklı ülkelerdeki sağlık kurumlarına örnek oluşturduğunu belirten Karayalçın, Türk bilim insanlarının uluslararası alandaki temsilinin önemine dikkat çekti.

Haberal: “Cumhuriyetimize sahip çıkmak birinci görevimiz”
Ödülünü aldıktan sonra konuşmasına “Ne mutlu ki ülkemiz var” sözleriyle başlayan Prof. Dr. Mehmet Haberal, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda emeği bulunan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, İsmet İnönü’yü, Millî Mücadele kahramanlarını ve şehitleri andı.
Cumhuriyet’in büyük fedakârlıklarla kurulduğunu vurgulayan Haberal, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının en önemli sorumluluğunun bu mirası korumak olduğunu belirtti.
Haberal, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Bu ülke olduğu için bugün buradayız. Türkiye Cumhuriyeti’nin bütün vatandaşları olarak birinci görevimiz, Atatürk ve arkadaşlarının hayatı pahasına kurduğu Cumhuriyet’imize sahip çıkmak ve eserler kazandırmaktır.”
Tarih bilincinin önemine de işaret eden Haberal, geçmişin bilinmesinin geleceğe katkı sunabilmek açısından vazgeçilmez olduğunu söyledi. Ülkeye hizmet etmenin ve kalıcı eserler bırakmanın önemini vurgulayan Haberal, Başkent Üniversitesi bünyesinde yürütülen çalışmaları da bu anlayışın bir parçası olarak değerlendirdi.

Çıra ışığında başlayan yolculuktan dünya tıbbına uzanan başarı
Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın konuşmasında yaşam öyküsü ve bilimsel çalışmalarının gelişimi de önemli yer tuttu. Çocukluk yıllarındaki imkânsızlıklara değinen Haberal, eğitim ve çalışma hayatında karşılaştığı güçlükleri anlattı.
Çay ve mısır tarlalarından başlayan yaşam yolculuğunu bilim dünyasına taşıyan Haberal, yarım asrı aşan organ nakli çalışmalarının Türkiye’nin yanı sıra Orta Doğu ve Türk cumhuriyetlerindeki sağlık hizmetlerine de katkı sunduğunu belirtti.
Haberal’ın öncülüğünde kurulan Başkent Üniversitesi’nin bugün ulaştığı noktaya da değinildi. Kısıtlı imkânlarla başlayan çalışmaların zaman içinde kapsamlı bir eğitim ve sağlık yapısına dönüşmesi, törenin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.
Atatürk’ün manevi mirasına bağlılığını her fırsatta dile getiren Haberal, Türkiye’nin uluslararası alanda bilim ve sağlık alanındaki başarılarıyla temsil edilmesinin önemini vurguladı. Ay yıldızlı Türk bayrağını en üst seviyede dalgalandırmanın ve ülkeye kalıcı eserler kazandırmanın temel hedefleri arasında bulunduğunu ifade etti.
Konuşmasını ödüle ilişkin duygularını paylaşarak tamamlayan Haberal, “Bu ödül benim için en büyük onurdur” dedi. Haberal’ın sözleri salondaki davetliler tarafından uzun süre alkışlandı.

Barışın simgesi zeytin çelengi denize bırakıldı
Tören kapsamında gerçekleştirilen programda, barışın simgesi olan zeytin çelengi denize bırakıldı. Mudanya Mütarekesi’nin tarihsel anlamına uygun olarak düzenlenen etkinlikte barış ve bağımsızlık mesajları öne çıktı.
Programın ardından Prof. Dr. Mehmet Haberal onuruna yemek verildi. Haberal, yemekte belediye başkanları ve Mudanya Mütarekesi Barış Yolu Ödülü Seçici Kurulu üyelerinin de aralarında bulunduğu davetlilere, Başkent Üniversitesi seramik atölyesinde özel olarak hazırlanan plaketleri takdim etti.
Mudanya Mütarekesi Barış Yolu Ödülü, bu yıl Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın bilim, sağlık ve eğitim alanındaki çalışmalarıyla Cumhuriyet değerlerine bağlılığını onurlandırdı. Haberal’ın törendeki mesajı ise ülkeye hizmet etmenin, Cumhuriyet’i korumanın ve gelecek kuşaklara kalıcı eserler bırakmanın önemini bir kez daha gündeme taşıdı.
