CHP Dış Politika Kurulu, Mavi Vatan, Doğu Akdeniz, Karadeniz’de gemi güvenliği, Kıbrıs ve Orta Doğu’daki gelişmeler için değerlendirmelerini açıkladı.
CHP Dış Politika Kurulu, Türkiye’nin dış politika gündemindeki kritik gelişmeleri değerlendirerek Azerbaycan ile ilişkiler, Mekke Anlaşması, Orta Doğu’daki çatışmalar, Karadeniz’de Türk ticaret gemilerinin güvenliği, Doğu Akdeniz’deki elektrik kablosu projesi ve Kıbrıs konusunda açıklamalarda bulundu. Kurul, Türkiye’nin hak ve menfaatlerinin korunması için diplomatik adımların önemine dikkat çekti.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Dış Politika Kurulu, 9 Ekim 2026 tarihli toplantısının ardından uluslararası ve bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmesini kamuoyuyla paylaştı. Açıklamada, Türkiye’nin ulusal çıkarlarını ilgilendiren başlıklarda diplomatik girişimlerin sürdürülmesi ve güvenlik risklerine karşı dikkatli hareket edilmesi gerektiği vurgulandı.
CHP’den Doğu Akdeniz ve Mavi Vatan vurgusu
Kurulun açıklamasında öne çıkan başlıklardan biri, Yunanistan’ı Güney Kıbrıs üzerinden İsrail’e bağlaması planlanan Great Sea Interconnector (GSI) elektrik kablosu projesi oldu.
Projenin yalnızca teknik bir elektrik bağlantısı olarak değerlendirilemeyeceğini belirten CHP Dış Politika Kurulu, deniz yetki alanlarının Türkiye açısından ulusal önem taşıdığına işaret etti. Türkiye’nin kıta sahanlığı içerisinde gerçekleştirilecek deniz tabanı faaliyetlerinde Ankara ile mutabakat sağlanmasının, Mavi Vatan’daki çıkarların korunması bakımından önemli olduğu ifade edildi.
Açıklamada, Türkiye’nin diplomatik tutumunun bu süreçte belirleyici olduğu belirtilerek deniz yetki alanlarına ilişkin hakların korunmasına yönelik yaklaşım desteklendi.
Karadeniz’de Türk ticaret gemileri için güvenlik uyarısı
CHP Dış Politika Kurulu, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın Karadeniz’de deniz ticareti ve denizcilerin güvenliği üzerindeki etkilerine de dikkat çekti.
Açıklamada, çatışan tarafların ayrım gözetmeden güç kullanmasının Türk bayraklı ve Türk sahipli ticaret gemilerinin zarar görmesine, denizcilerin hayatını kaybetmesine yol açtığı belirtildi. Ukrayna ve Rusya’nın diplomatik kanallar aracılığıyla uyarılması gerektiği kaydedildi.
Kurul, olası kayıpların azaltılması amacıyla Türk ticaret gemilerinin fiilî çatışma alanlarına girmeyecek güzergâhları kullanmasının değerlendirilebileceğini bildirdi. Açıklamada, Karadeniz’deki seyrüsefer güzergâhlarına ilişkin somut önerilere de yer verildi.

Orta Doğu’daki çatışmalar için diplomasi çağrısı
Kurulun değerlendirmesinde Suudi Arabistan ile Husiler arasındaki çatışmaların askeri yöntemlerle çözülemeyeceği ifade edildi. Sorunun yatıştırılmasına yönelik girişimlerde arka kapı diplomasisinin önem taşıdığı belirtilirken, konunun Mekke Anlaşması taslağıyla ilişkilendirilmesine yönelik eleştirel tutum korundu.
Mekke Anlaşması konusunda ise taslağın TBMM’ye getirilerek inceleme sürecinin başlatılmasının olumlu karşılandığı aktarıldı. Anlaşmanın uygulanabilir hâle gelmesi için Anayasa’nın 90. ve 92. maddeleri çerçevesindeki süreçlere ve imzacı tarafların onay aşamalarına dikkat çekildi.
Kurul ayrıca, İran Savaşı’nın etkilerinin sürdüğü bir dönemde güvenlik odaklı provokasyonlara ve sahte bayrak operasyonlarına karşı dikkatli olunması gerektiğini belirtti.
Azerbaycan ile ilişkilerde iş birliği mesajı
CHP Dış Politika Kurulu, Azerbaycan ile ilişkilerin geleneksel kardeşlik ve yakın iş birliği temelinde sürdürülmesi gerektiğini vurguladı. Açıklamada, iki ülke arasındaki ilişkilerin “iki devlet, tek millet” anlayışı doğrultusunda devam edeceğine yönelik beklenti dile getirildi.
Kıbrıs’ta müzakereler ve güvenlik gündemi
Kıbrıs başlığında ise adadaki barış ve istikrarın korunması gerektiğine işaret edildi. Kurul, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ndeki askeri gelişmelerin dikkate alınması gerektiğini belirterek, toplumlar arası müzakerelerin sonuç verebilmesi için iki eşit devlet arasında yürütülmesi gerektiği görüşünü savundu.
Açıklamada, Güney Kıbrıs’a askeri destek girişimleri konusunda diplomatik uyarıların yapılmasının uygun olacağı ifade edildi. Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs’ı savunma iradesinin askeri ve sembolik desteklerle zayıflatılamayacağı da vurgulandı.
CHP Dış Politika Kurulu’nun açıklaması, Türkiye’nin dış politikada diplomasi kanallarını etkin kullanması, bölgesel çatışmalardaki güvenlik risklerini gözetmesi ve deniz yetki alanları başta olmak üzere ulusal hak ve menfaatlerini koruması gerektiği mesajını öne çıkardı.
