CHP 103. kuruluş yıldönümünde konuşan Kemal Kılıçdaroğlu, bağımsızlık, savunma sanayii, gençler, demokrasi ve CHP’nin geleceğine ilişkin mesajlar verdi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet Halk Partisi’nin 103. kuruluş yıldönümü kapsamında düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, partinin tarihsel köklerine, bağımsızlık anlayışına, savunma sanayisine, gençlere ve Türkiye’nin geleceğine ilişkin mesajlar verdi. Kılıçdaroğlu, CHP’nin herhangi bir kişinin ya da makamın mülkü olmadığını belirterek, “Cumhuriyet Halk Partisi satın alınamayacak kadar büyük bir yürüyüştür” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin 103. kuruluş yıldönümü kapsamında “Geçmişin Değerlendirilmesi ve Gelecek Vizyonunun Tespiti” başlığıyla düzenlenen toplantıda konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, konuşmasına partinin kuruluşunun yalnızca bir siyasi örgütün ortaya çıkışı olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek başladı.
Kılıçdaroğlu, 9 Eylül’ün aynı zamanda Türk milletinin bağımsızlık iradesini ortaya koyduğu tarihsel bir dönemin simgesi olduğunu ifade ederek, CHP’nin köklerinin Kuva-yı Milliye, Müdafaa-i Hukuk hareketi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluş sürecine dayandığını söyledi.
CHP 103. kuruluş yıldönümünde tarihsel mirguya vurgu
Kılıçdaroğlu, CHP’nin kuruluş hikâyesinin bir tabela ya da makam odasıyla başlamadığını belirterek, partinin Kurtuluş Savaşı yıllarında ortaya çıkan milli iradenin siyasi temsilcilerinden biri olduğunu ifade etti.
CHP’nin tarihsel köklerini Sivas, Erzurum, Kuva-yı Milliye ve Müdafaa-i Hukuk hareketleriyle ilişkilendiren Kılıçdaroğlu, 9 Eylül’ün yalnızca bir kuruluş tarihi olmadığını, aynı zamanda Türk milletinin bağımsızlık iradesini ortaya koyduğu günlerden biri olduğunu söyledi.
Konuşmasında CHP’yi toplumun farklı kesimleriyle özdeşleştiren Kılıçdaroğlu; çiftçiden işçiye, öğretmenden bilim insanına, gençlerden kadınlara kadar toplumun farklı kesimlerinin partinin siyasal anlayışında karşılık bulduğunu dile getirdi.
“Bizim milliyetçiliğimiz üretmektir, çalışmaktır”
Kılıçdaroğlu’nun konuşmasında öne çıkan başlıklardan biri de milliyetçilik ve bağımsızlık anlayışı oldu.

Milliyetçiliğin toplumu birbirine düşürmek anlamına gelmediğini belirten Kılıçdaroğlu, CHP’nin milliyetçilik anlayışını üretim, çalışma, güçlü devlet ve toplumsal refah üzerinden tanımladı.
Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin kendi geleceğini kendi iradesiyle belirlemesi gerektiğini savunarak, “Biz dünyayla iş birliği isteriz ama bağımsızlığımızdan vazgeçerek değil” mesajını verdi. Türkiye’nin güçlü ittifaklara sahip olmasını önemsediklerini ancak ülkenin kendi kararlarını verebilen egemen ve güçlü bir devlet olması gerektiğini ifade etti.
Bağımsızlık anlayışında teknoloji ve üretim vurgusu
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, konuşmasının önemli bir bölümünü Türkiye’nin gelecekteki bağımsızlık anlayışına ayırdı.
Dünyadaki güç dengelerinin değiştiğini, savaşların ve teknolojilerin dönüşüm geçirdiğini belirten Kılıçdaroğlu; yapay zekâ, veri, kritik madenler, enerji, savunma teknolojileri ve gıda güvenliğinin yeni bağımsızlık alanları haline geldiğini söyledi.
Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin kendi enerjisini üretmesi, teknolojisini geliştirmesi, savunma sistemlerini kurması, yazılımını ve verisini koruması gerektiğini ifade ederek, tam bağımsızlığın üretim kapasitesiyle doğrudan ilişkili olduğunu vurguladı.
Savunma sanayisine yönelik dikkat çeken mesaj
Konuşmada savunma sanayii de özel bir başlık olarak yer aldı. Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin savunma sanayiinde elde ettiği birikimin küçümsenmemesi gerektiğini belirterek, bu alandaki başarıların herhangi bir siyasi partinin değil, mühendislerin, teknisyenlerin, işçilerin, üniversitelerin ve Türk milletinin ortak değeri olduğunu söyledi.
Savunma sanayiinin daha ileri taşınması gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu; motor, çip, sensör, yazılım ve elektronik alanlarında yerli üretim kapasitesinin geliştirilmesine dikkat çekti.
Kılıçdaroğlu, Türkiye’ye yönelik olası ambargolar karşısında ülkenin teknolojik ve savunma kapasitesinin zayıflamaması gerektiğini belirterek, gerçek anlamda milli savunmanın bu alanlarda dışa bağımlılığın azaltılmasıyla mümkün olacağını savundu.
Gençlere “itaat değil, akıl ve cesaret” çağrısı
Kılıçdaroğlu, konuşmasının bir bölümünde gençlere seslendi. Gençlerin Türkiye’nin geleceğinde yalnızca gelecekte söz sahibi olacak kesim olarak görülmemesi gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, gençlerin bugünden ülkenin kurucu ortakları olduğunu söyledi.
Gençlerden itaat etmek yerine akıl yürütmelerini, soru sormalarını ve bilimsel düşünceyi benimsemelerini isteyen Kılıçdaroğlu; eğitim, bilim ve cesaretin Türkiye’nin geleceğinin temel unsurları olduğunu ifade etti.
Kılıçdaroğlu, özellikle köy okullarındaki çocukların eğitim hakkına vurgu yaparak, Cumhuriyet’in temel hedeflerinden birinin çocukların hayallerinin önündeki engelleri kaldırmak olduğunu dile getirdi.
“CHP hiç kimsenin mülkü değildir”
Konuşmanın en dikkat çeken bölümlerinden biri CHP’nin siyasi kimliği ve parti içindeki aidiyet anlayışı üzerine oldu.

Kılıçdaroğlu, CHP’nin makam, menfaat, korku veya baskıyla satın alınamayacağını belirterek, partinin tarihsel birikiminin herhangi bir kişinin kişisel hesabına teslim edilemeyeceğini söyledi.
CHP’nin 100 yılı aşan tarihine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, partinin herhangi bir kişinin ya da makamın mülkü olmadığını vurguladı. CHP’nin halkın partisi olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, partinin toplumun bütün kesimlerine açık olması gerektiğini ifade etti.
CHP’nin öncelikleri: Yoksulluk, hukuksuzluk ve liyakat
Kılıçdaroğlu, CHP’nin mücadelesinin makam veya koltuk mücadelesi olmadığını belirterek, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu ekonomik ve toplumsal sorunlara dikkat çekti.
Yoksulluk, hukuksuzluk, yolsuzluk ve liyakatsizlikle mücadeleyi CHP’nin temel hedefleri arasında gösteren Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin yeniden kendi ayakları üzerinde durmasını ve Cumhuriyet’in demokrasiyle güçlendirilmesini hedeflediklerini söyledi.
Bu kapsamda çiftçinin toprağına, işçinin emeğine ve emeklinin alın terine sahip çıkılacağını belirten Kılıçdaroğlu, devlet yönetiminde liyakat vurgusu yaptı.
Kılıçdaroğlu’ndan Cumhuriyet ve demokrasi sözü
Konuşmasının sonunda salondakilerle birlikte siyasi bir hedef ve gelecek perspektifi ortaya koyan Kılıçdaroğlu, Türkiye Cumhuriyeti’nin korunması, Cumhuriyet’in büyütülmesi ve demokrasinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Kılıçdaroğlu ayrıca adaletin yeniden güçlendirilmesi, devletin liyakat ilkesiyle yönetilmesi, üretim kapasitesinin artırılması ve Türkiye’nin bağımsızlığından geri adım atılmaması gerektiğini ifade etti.
CHP’nin geleceğe ilişkin yaklaşımını Mustafa Kemal Atatürk’ün “çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkma” hedefiyle ilişkilendiren Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet’in yalnızca geçmişten devralınan bir miras değil, geleceğe taşınması gereken bir değer olduğunu vurguladı.
Konuşmasını Cumhuriyet, Türkiye ve CHP vurgusuyla tamamlayan Kılıçdaroğlu, 9 Eylül’ün CHP açısından taşıdığı tarihsel öneme dikkat çekerek, Cumhuriyet ve bağımsızlık hedeflerinden vazgeçilmeyeceğini söyledi.
