CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek hakkında başlatılan soruşturmayla ilgili açıklama yapmaması dikkatimi çekiyordu.
Kılıçdaroğlu’nun, Seferihisar’a yaklaşık 50 kilometre uzaklıktaki Buca’nın Kaynaklar Mahallesi’nde köy muhtarları ve vatandaşlarla kahvaltıda buluşacağını öğrenince ben de gittim.
Buluşma, tarihin canlı tanığı sayılabilecek muhteşem bir ağacın gölgesindeydi:
Kunduracı Çınarı…

Tarım ve Orman Bakanlığı tabelasına göre Doğu çınarı türündeki ağacın yaşı 1000, çevresi 14,40 metre, çapı 4,59 metre ve boyu 25 metre.
Çınar, Eylül 1994’te tabiat anıtı olarak tescil edildi. “Kunduracı Çınarı” adını da dev gövdesindeki kovukta yıllarca ayakkabı tamirciliği yapılmasından aldı.
Düşünün…
Kim bilir bu ulu çınar bin yılda nelere tanıklık etti?
O gün de Türkiye siyasetinin önemli bir tartışmasına tanıklık etti.
Çünkü Buca Kaynaklar Merkez Mahallesi Muhtarı Yaşar Korkmaz yüz yıldır köye gelen ilk siyasi parti liderinin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu olduğunu 1000 yıllık çınarın altında açıkladı.
Kahvaltının ardından köy kahvesinde Kılıçdaroğlu’na sorularımı sıralamaya başladım.
Kılıçdaroğlu Gökçek soruşturması konuda ilk açıklamasını Yeni Ankara için yaptı.

İşte söyleşimiz:
Soru: Yıllardır Gökçek’in yakasını bırakmadınız. Bu sefer yakayı yargıya kaptırdı mı?
Kılıçdaroğlu:
“Adalet topaldır, ağır ağır yürür, fakat gideceği yere er geç varır. Adalet bazen yavaş işler ama ortada bir hukuksuzluk varsa er geç hesap sorar. Hiç kimse hukukun üstünde değildir.”
Soru: Soruşturma sadece yurt dışı para transferi mi olmalı yoksa Gökçek ailesinin tüm mal varlığı mı sorgulanmalı?
Kılıçdaroğlu:
“Savcıların ve yargının işine biz karışamayız tabii ki. Ancak, kamu görevi yapanlar ve siyasetçilerin hesap verebilir olması lazım. Eğer halkın parası üzerinde tasarrufta bulunma yetkisine talip oluyorsanız, edindiğiniz her mal varlığının da hesabını verebilmeniz gerekir.”
Soru: AKP iktidarı bu konuda yargıya siyasi baskı yapabilir mi?
Kılıçdaroğlu:
“Şimdiden bir şey söylemek doğru olmaz. Soruşturmanın başlatılmış olması bir adım. Bundan sonra nasıl seyredeceğini hep birlikte göreceğiz. Sadece bu dosya için değil, hiçbir dosyada iktidarın yargı üzerinde bir yönlendirmesinin olmasını biz kabul etmeyiz. Çünkü bağımsız yargı olmadan adalete ulaşmamız mümkün değil.”
Soru: Gökçek ailesinde Osman Gökçek hariç dokunulmazlığı olan yok. Siyaseten dokunulmaz olmaları mümkün mü?
Kılıçdaroğlu:
“Kimse hukukun da devletin de üstünde bir güce sahip değildir. Yeri ve zamanı geldiğinde hukuk herkese dokunur, dokunmalıdır da.”
Soru: Bu soruşturma Mansur Yavaş’ın görevden alınması için ‘bir sizden bir bizden’ siyaseti mi?
Kılıçdaroğlu:
“Adli süreçlerin siyasetin malzemesi veya pazarlık konusu yapılmasını biz asla kabul etmeyiz. Mansur Bey uzun süredir Gökçek dönemine dair onlarca dosyayı savcılıklara sunuyordu. Kendisi hakkında böyle bir pazarlık ya da al-ver dengesi kurulması doğru olmaz.”
Soru: Soruşturma genişletilirse çok sayıda kişi de kapsama alınır mı?
Kılıçdaroğlu:
“O konuda bizim şimdiden bir öngörüde bulunmamız doğru olmaz. Ancak savcılık gerek duyarsa ve bağlantılı kişiler varsa tabii ki farklı kişiler de bu dosyaya girebilir.”
Soru: CHP’de arınma yeterli mi, Türk siyasetinde de arınma çağrısı yapacak mısınız?
Kılıçdaroğlu:
“Biz bu çağrıyı ilk günden bu yana yapıyoruz. ‘Önce CHP arınacak sonra Türkiye’ diyoruz. Bizim siyasetimizin amacı temiz siyaseti tüm ülkede inşa etmek. Çünkü bunu başarmadan ülkede kalıcı bir refahı, huzuru ve adaleti tesis etmek mümkün değil. CHP’nin kodlarında ahlaki üstünlük ve temiz siyaset vardır. Bunu yeniden tesis edeceğiz ve tüm siyaset kurumunu da arındıracağız.”
Söyleşi bittiğinde benim çıkardığım sonuç ise çok netti:
Anlaşılan o ki Kılıçdaroğlu, Melih Gökçek ve ailesinin yakasını bırakmayacak…
Ve en dikkat çeken mesaj da ABB Başkanı Mansur Yavaş’ın Gökçek ailesinin yargılanma çağrısına CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun verdiği destek oldu.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı da 29 Ağustos’ta Gökçek hakkında, yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı yönündeki iddialar üzerine resen soruşturma başlattı.
Melih Gökçek ifadesini verdi.
Şimdi gözler savcılıkta.
Soruşturma yalnızca yurt dışına para transferi iddiasıyla mı sınırlı kalacak?
Yoksa Melih Gökçek’in 23,5 yıllık Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı dönemine ve bağlantılı kişi ve işlemlere kadar uzanacak mı?
Göreceğiz.

BİN YILLIK ÇINARIN ALTINDA KÖY BÖREĞİ
Siyasetin sert gündemi arasında hoş bir Anadolu geleneği de yaşandı.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, protokol masasına getirilen köy böreğini aldı; vatandaşlara ve görev yapan medya mensuplarına kendi elleriyle ikram etti.
Bin yıllık çınarın gölgesinde siyaset konuştuk, adaleti konuştuk, Gökçek soruşturmasını konuştuk.
Sonra aynı sofradaki köy böreğini paylaştık.
Keşke siyasetin kavgası da böylesine medeni, sofraları da böylesine bereketli olsa…
