Müslim Sarı, Üsküdar seçiminde CHP ve Yeni Parti’nin neden oylamaya katılmadığını anlattı: “Seçim bitmedi, her şey yeniden başlıyor.”
CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı, Üsküdar Belediyesi başkan vekilliği seçiminde CHP ve Yeni Parti gruplarının neden oylamaya katılmadığını açıkladı. Sarı, gözaltındaki belediye meclis üyelerinin oy kullanabilmesi için seçimden çekilme kararı aldıklarını belirterek, “Seçim bitmedi. Her şey yeniden başlıyor” dedi.
CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı, CHP Üsküdar İlçe Başkanlığı’nda düzenlediği basın toplantısında süreci değerlendirdi.
Sarı, son bir hafta içerisinde belediye meclisinin siyasi dengelerini değiştirecek gelişmeler yaşandığını belirterek, CHP’li üç belediye meclis üyesinin gözaltına alınmasına ve daha önce CHP listelerinden seçilen dört meclis üyesinin AKP’ye geçmesine dikkat çekti.
Üsküdar’da belediye meclisi dengesi değişti
Müslim Sarı, yaşanan gelişmelerin Üsküdar Belediye Meclisi’ndeki sandalye dağılımını doğrudan etkilediğini söyledi.
Sarı’nın verdiği bilgilere göre, gözaltındaki üyeler nedeniyle seçim günü belediye meclisindeki fiili oy dağılımının 21’e 21 seviyesine gelmesi ihtimali ortaya çıktı.
Sarı, gözaltında bulunan iki meclis üyesinin oy kullanamaması halinde CHP’nin 23 belediye meclis üyesine sahip olmasına rağmen seçimde 21’e 21 sonuç çıkabileceğini ifade etti.
CHP neden seçime katılmadı?
CHP yönetimi, gözaltındaki meclis üyelerinin oy kullanabilmesi için hukuki girişimde bulundu.
Sarı, bu kapsamda Yüksek Seçim Kurulu’nun ilgili kararına da atıfta bulunarak gözaltında bulunan kişilerin belirli şartlar altında oy kullanabilmelerinin mümkün olduğunu savundu.
Ancak yapılan hukuki başvuruya seçim öncesinde yanıt verilmediğini belirten Sarı, bunun üzerine CHP ve Yeni Parti gruplarının ortak bir tutum belirlediğini söyledi.
Sarı, amaçlarının seçimi boykot etmek değil, gözaltındaki meclis üyelerinin oy kullanabilmesine imkan sağlayacak şekilde seçimin ertelenmesini sağlamak olduğunu belirtti.
“Yeni Parti grubuyla ortak karar aldık”
Müslim Sarı, CHP ve Yeni Parti gruplarının birlikte hareket ederek oylamaya katılmama kararı aldığını açıkladı.
Sarı, bu kararın sonucunda salt çoğunluğun sağlanamadığını ve seçimin üç gün sonrasına, 8 Eylül Salı gününe ertelendiğini belirtti.
CHP Sözcüsü, süreç boyunca Yeni Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Tüzün ile koordineli biçimde çalıştıklarını ve kararların ortak alındığını söyledi.
“Sosyal demokratlar birlikte hareket edebildi”
Sarı, Üsküdar’daki sürecin yalnızca bir belediye başkan vekilliği seçimi olmadığını, farklı siyasi yapılarda bulunan sosyal demokratların ortak hareket edebilme kapasitesini gösterdiğini savundu.
Seçimlerin, başka belediyelere yönelik olası müdahaleler açısından da önemli bir örnek oluşturduğunu ifade eden Sarı, farklı partilerde bulunan ancak sosyal demokrat siyasi gelenekten gelen kesimlerin ortak hareket edebilmesinin önemine dikkat çekti.
Sarı ayrıca, CHP kimliğiyle kazanılmış belediyelerin CHP’de kalması için CHP Genel Merkezi ve örgütlerinin çalışmalarını sürdüreceğini söyledi.
“CHP’nin birlik ve bütünlüğüyle hareket ettik”
Sarı, Üsküdar’daki süreçte CHP içerisinde herhangi bir ayrışma olmadığını, partinin kurumsal kimliğiyle hareket ettiğini belirtti.
CHP örgütü ile Yeni Parti Üsküdar teşkilatı arasında iletişim kanallarının açık tutulduğunu ifade eden Sarı, süreçte katkı sağlayan CHP Genel Başkan Yardımcısı Necdet Saraç, CHP Üsküdar İlçe Başkanı Zerrin Civandağ ve Yeni Parti Üsküdar İlçe Başkanı’na teşekkür etti.
Sarı, alınan ortak kararın iki siyasi yapı arasındaki iş birliğinin somut bir örneği olduğunu belirtti.
“Seçim bitmedi, her şey yeniden başlıyor”
Müslim Sarı, basın toplantısında Üsküdar’daki sürecin henüz tamamlanmadığını vurguladı.

Sarı, CHP olarak 8 Eylül Salı gününe kadar mevcut tutumlarını sürdüreceklerini belirterek, halkın iradesini etkileyebilecek yeni bir müdahale olması halinde aynı tavrı sürdürecekleri mesajını verdi.
CHP Sözcüsü açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Aslında seçim bitmedi. Her şey yeniden başlıyor.”
Üsküdar seçiminin 8 Eylül Salı günü yeniden yapılması beklenirken, gözler belediye meclisindeki sandalye dağılımına ve gözaltındaki üyelerin hukuki durumuna çevrildi.
