Tarımda Üretici Zorda: “Büyüme Halkın Sofrasına Yansımıyor”

Tarımda üretici incir, üzüm ve soğanda fiyat baskısıyla karşı karşıya. Sarıbal, büyümenin halkın sofrasına yansımadığını söyledi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, Bursa siyah inciri, kuru üzüm ve kuru soğan üreticilerinin yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Tarımda üretim artarken çiftçinin gelirinin gerilediğini belirten Sarıbal, ekonomideki yüzde 2,3’lük büyümenin halkın refahına yansımadığını savundu.

Tarımda üretici fiyat baskısıyla karşı karşıya

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, CHP Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında tarım ve ekonomi gündemini değerlendirdi.

Bursa siyah inciri, çekirdeksiz kuru üzüm ve kuru soğanda üreticinin karşı karşıya kaldığı sorunları gündeme getiren Sarıbal, tarımda üretimin artmasına rağmen çiftçinin daha fazla zarar ettiğini söyledi.

Sarıbal, “Çok üretip zarar eden bir sektöre dönüştü tarım bu yıl” diyerek uygulanan tarım politikalarının üreticiyi korumadığını savundu.

Tarımda üretici zorda: “büyüme halkın sofrasına yansımıyor”
Tarımda Üretici Zorda: “Büyüme Halkın Sofrasına Yansımıyor”

Bursa siyah incirinde kantarlar kapandı

Sarıbal’ın gündeme getirdiği başlıklardan biri Bursa siyah incirinde yaşanan fiyat düşüşü oldu.

Geçen yıl don nedeniyle 20-25 bin ton seviyesinde kalan üretimin bu yıl 50 bin tonu aşmasının beklendiğini belirten Sarıbal, hasadın başlamasıyla birlikte fiyatların hızla gerilediğini söyledi.

Geçen sezon yaklaşık 130 liradan alınan siyah incirin bu sezon başlangıçta aynı seviyede işlem görmesine rağmen kısa sürede 50 liraya kadar düştüğünü belirten Sarıbal, olgunlaşmış ve hale gönderilen ürünün ise 25-30 liraya kadar gerilediğini ifade etti.

Üretim maliyetlerinin kilogram başına 60-70 liraya ulaştığını belirten Sarıbal, toplama işçiliğinin dahi yaklaşık 25 lira tuttuğunu söyledi.

“Şu anda Bursa siyah inciri dalında çürüyor” diyen Sarıbal, alım yapan firmaların önemli bölümünün kantarlarını kapattığını ve piyasadaki alımın yok denecek kadar azaldığını belirtti.

“Kantarlar derhal açılsın”

Sarıbal, Bursa siyah incirinin önemli bir ihracat ürünü olduğuna dikkat çekerek ihracat devam ederken tarımda üreticinin ürününü satamamasını eleştirdi.

Pestisit kalıntısı gerekçesinin tüm üreticileri mağdur edecek biçimde kullanılmaması gerektiğini belirten Sarıbal, analizlerin üretici bazında, adil ve şeffaf şekilde yapılmasını istedi.

Tarım ve Orman Bakanlığı ile Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne çağrıda bulunan Sarıbal; kamusal alım mekanizmasının devreye sokulmasını, üretim maliyetini dikkate alan bir taban fiyat belirlenmesini ve üreticinin söz sahibi olacağı bir İncir Birliği kurulmasını talep etti.

Sarıbal, “Derhal kantarlar açılsın ve çiftçiden siyah incir alımı yeniden başlasın; ama hakkaniyetli bir fiyatla” dedi.

Kuru üzümde üretici 150 lira fiyat bekliyor

Tarımda üretici açısından bir diğer sorun alanının kuru üzüm olduğunu belirten Sarıbal, 2026 sezonunda açıklanan fiyatı eleştirdi.

Geçen yıl Tariş ve Toprak Mahsulleri Ofisi’nin kuru üzüm için kilogram başına 120 lira alım fiyatı açıkladığını hatırlatan Sarıbal, bu sezon Tariş Üzüm Birliği tarafından ortalama 80 lira fiyat belirlenmesini değerlendirdi.

Çiftçinin yalnızca tarla maliyetinin yaklaşık 91 lira olduğunu belirten Sarıbal, üretici ve ziraat odalarının insanca yaşam payı da dikkate alınarak yaklaşık 150 liralık fiyat talep ettiğini aktardı.

Sarıbal, “Geçen yıl 120 lira, bugün 80 lira; 40 lira geri” diyerek fiyat politikasının üreticinin aleyhine işlediğini savundu.

Toprak Mahsulleri Ofisi ve Tariş’e piyasaya müdahale çağrısı yapan Sarıbal, açıklanan fiyatın yeniden değerlendirilmesini istedi.

Images 2
Tarımda Üretici Zorda: “Büyüme Halkın Sofrasına Yansımıyor”
Kuru soğanda ithalat tepkisi

Sarıbal’ın gündeme getirdiği bir diğer konu ise kuru soğan üreticisinin karşı karşıya olduğu ithalat baskısı oldu.

Türkiye’nin yıllık 2,2 milyon ile 3 milyon ton arasında kuru soğan üretebilecek kapasiteye sahip olduğunu belirten Sarıbal, gümrük vergisinin yüzde 49,5 seviyesinden yüzde 5’e indirilmesini eleştirdi.

Bu uygulamanın 31 Ocak 2027’ye kadar uzatıldığını belirten Sarıbal, kışlık soğan hasadının başladığı dönemde alınan kararın üreticiyi baskı altına aldığını söyledi.

Ankara, Polatlı, Şereflikoçhisar, Amasya ve Çorum’da hasadın başladığına dikkat çeken Sarıbal, ithalat politikasının yalnızca tarladaki ürünü değil, depolama yapan üreticiyi de olumsuz etkilediğini savundu.

“Büyüme halkın sofrasına yansımıyor”

Tarımda yaşanan sorunları ekonomi verileriyle birlikte değerlendiren Sarıbal, Türkiye ekonomisinin 2026 yılının ikinci çeyreğinde yıllık yüzde 2,3 büyüdüğünü hatırlattı.

Bu büyüme oranının halkın refahını tek başına göstermediğini belirten Sarıbal, ekonomik büyümenin vatandaşın sofrasına ve gelirine yansıması gerektiğini söyledi.

İşsizlik oranının yüzde 8,1’e yükseldiğini ve işsiz sayısının 2 milyon 861 bine çıktığını belirten Sarıbal, emeğin gayrisafi katma değer içindeki payının da yüzde 38,3’ten yüzde 38,1’e gerilediğine dikkat çekti.

Sarıbal, çalışanların ekonomiden aldığı payın düşmeye devam ettiğini savunarak “Emekçi daha az pay almaya devam ediyor” dedi.

Tarımdaki büyüme üreticinin gelirine yansımadı

Tarım sektöründeki yüzde 13,3’lük büyümeye de değinen Sarıbal, bu oranın önceki yıl yaşanan don kaynaklı kayıpların ardından oluşan üretim artışını yansıttığını söyledi.

İncir, üzüm ve salçalık domateste üretimin yükselmesine rağmen fiyatların gerilediğini belirten Sarıbal, bunun tarımda üretici açısından sürdürülebilir bir tablo oluşturmadığını ifade etti.

Sarıbal, ekonominin gerçek durumunun yalnızca büyüme rakamları veya şirket bilançolarıyla ölçülemeyeceğini belirterek değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:

“Ekonominin gerçek ölçüsü şirketlerin bilançoları değil, hükümetin açıkladığı büyüme rakamları değil; halkın sofrası, üretenin cebi ve çiftçinin alın terinin karşılığını alıp almadığıdır.”

Güncel Haberler

Benzer Haberler

Yorum Yaz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz