Necdet Saraç, sosyal devletin bir lütuf olmadığını belirterek “Devlet sadaka devleti olamaz, yurttaşına hakkını verir” dedi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Necdet Saraç, sosyal politikalar, çocuk ve genç yoksulluğu, barınma sorunu, işsizlik ve er gazilerin özlük haklarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Saraç, devletin yurttaşlarına sunduğu sosyal desteklerin bir lütuf olarak değil, temel bir hak olarak görülmesi gerektiğini vurguladı.
CHP Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenleyen Saraç, Türkiye’de çocukların beslenme sorunundan üniversite öğrencilerinin barınma ihtiyacına kadar birçok temel başlığın ağırlaştığını söyledi. Milyonlarca çocuğun yetersiz beslenme nedeniyle sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını belirten Saraç, üniversite öğrencilerinin de barınma ve geçim sıkıntısı yaşadığını ifade etti.
Yaklaşık 4 milyon üniversite öğrencisine karşılık yurt kapasitesinin 900 bin civarında olduğunu belirten Saraç, öğrencilerin önemli bir bölümünün barınma sorunu yaşadığını dile getirdi. Özellikle büyükşehirlerde kira, depozito ve diğer giderlerin öğrenciler açısından karşılanamaz hale geldiğini söyleyen Saraç, ekonomik koşulların gençleri farklı barınma seçeneklerine yönelttiğini kaydetti.
“3 bin 700 er gaziyi ilgilendiren bir sorun çözülemedi”
Saraç, Ankara’da 39 gündür eylemlerini sürdüren er gazilerin özlük hakları taleplerine de dikkat çekti. Devlet için mücadele eden gazilerin haklarının karşılanması gerektiğini belirten Saraç, yaklaşık 3 bin 700 er gaziyi ilgilendiren bir sorunun dahi çözülememesini eleştirdi.
Temel sorunların çözümünde yaşanan aksaklıkların ülkenin genel yönetim anlayışıyla bağlantılı olduğunu savunan Saraç, sosyal politikaların yalnızca ekonomik yardımlardan ibaret olmadığını söyledi.
“Sosyal politika, insanın kendi hayatını kurabilme hakkıdır”
“Devlet sadaka devleti olamaz, yurttaşına hakkını verir”, sosyal politikanın geçim, yoksulluk, konut, çocuklar, yaşlılar ve emekliler gibi geniş bir alanı kapsadığını ifade eden Saraç, temel yaklaşımın insanların kendi hayatlarını kurabilmelerini sağlayacak koşulları oluşturmak olması gerektiğini belirtti.
Türkiye’de yoksulluk kadar güvencesizlik sorununun da büyüdüğünü dile getiren Saraç, üniversite mezunu gençlerin işsizlik sorununa dikkat çekti. Gençlerin diploma sahibi olmalarına rağmen iş bulmakta zorlandığını belirten Saraç, eğitim ile istihdam arasındaki kopukluğun giderilmesi gerektiğini söyledi.

Barınma sorunu için yeni politikalar çağrısı
Konut ve barınma sorununa da değinen Saraç, toplu konut politikalarının dar gelirli yurttaşların ihtiyaçlarına göre yeniden ele alınması gerektiğini savundu. TOKİ’nin kuruluş amacına uygun biçimde değerlendirilmesi ve kira yardımı gibi politikaların geliştirilmesi gerektiğini belirten Saraç, kamu politikalarının konut piyasasında belirleyici olması gerektiğini ifade etti.
“Güvencesizlik suç sorununu da büyütüyor”
Saraç, güvenlik sorunlarının yalnızca emniyet ve adliye politikalarıyla çözülemeyeceğini söyledi. İşsizlik, yoksulluk, gelecek kaygısı, eğitimden kopuş ve güvencesizliğin suçun arka planındaki önemli unsurlar arasında bulunduğunu belirten Saraç, kamucu politikaların güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
CHP’den “Yeni Bir Türkiye Modeli” hazırlığı
Muhalefetin yalnızca eleştiren değil, çözüm önerileri ortaya koyan bir anlayış geliştirmesi gerektiğini belirten Saraç, CHP’nin yeni bir toplumsal sözleşme hazırlığı içinde olduğunu açıkladı.
Saraç, “Yeni Bir Türkiye Modeli” ile sosyal devlet anlayışını, temel hizmetlerde kamuculuğu ve vatandaşlık haklarını merkeze alan bir yaklaşımı kamuoyuna sunacaklarını söyledi.
“Devlet sadaka devleti olamaz”
Kreş ve Kent Lokantaları gibi uygulamaların sosyal politikalar açısından önem taşıdığını belirten Saraç, özellikle kadınların iş gücüne katılımını artırmak için kreş hizmetlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini ifade etti.
Saraç, sosyal devlet anlayışının temelinde yurttaşlık hakkının bulunduğunu vurgulayarak konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Devlet sadaka devleti olamaz, devlet yurttaşına hakkını verir. Sosyal devlet bir lütuf değil, haktır. Esas kriter insanca yaşamaktır. İnsanca yaşamak ise sabretmekle bağdaştırılamaz.”
