NATO’nun yeni dönemde daha güçlü bir Avrupa güvenlik yapısına ihtiyaç duyduğunu ifade eden Yılmaz, artan savunma harcamalarının üretim kapasitesi ve somut askeri kabiliyetlere dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye’nin savunma sanayisinde önemli bir mesafe katettiğini dile getiren Yılmaz, Türk Silahlı Kuvvetleri envanterindeki yerlilik oranının yüzde 80’i aştığını, savunma ve havacılık ihracatının ise son bir yılda 11 milyar doların üzerine çıktığını kaydetti. Türkiye’nin İHA, SİHA, elektronik harp sistemleri, savaş gemileri ve 5. nesil savaş uçağı gibi birçok alanda ileri teknoloji üretebildiğini belirten Yılmaz, dünyanın en büyük 100 savunma şirketi arasında 5 Türk firmasının bulunduğunu ifade etti.
Savunma sanayisinin ekonomik kalkınma ve teknolojik gelişime de katkı sağladığını söyleyen Yılmaz, yapay zekâ ve Ar-Ge yatırımlarının sektör için kritik önem taşıdığını dile getirdi.
Uluslararası iş birliğinin önemine dikkat çeken Yılmaz, müttefik ülkeler arasındaki savunma sanayisi alanındaki ticari kısıtlamalar ve yaptırımların kaldırılması çağrısında bulundu. Türkiye’nin Avrupa güvenliğine önemli katkılar sunduğunu vurgulayan Yılmaz, başta Avrupa Birliği olmak üzere Avrupa’daki tüm savunma ve güvenlik girişimlerinde Türkiye’nin yer alması gerektiğini belirtti.
Yılmaz, bu adımların hem üretim kapasitesini artıracağını hem de Avrupa-Atlantik güvenlik mimarisini daha güçlü hale getireceğini ifade etti.
