Ömer Gürsoy: Ankara basketbolunda neler oluyor?

EGEMEN ALTINBAŞ / ANKARA – BHA

TMOK Anma ve Onurlandırma Komisyonu Üyesi, spor yazarı Ömer Gürsoy, “Ankara basketbolunda neler oluyor?” başlıklı yazısında şu ifadelere yer verdi:

Yeni yılın ilk yazısını basketbola ayırmak istedim. Aylardır bahis ve şike haberleri arasında zihnimiz fazlasıyla sislenmişken, biraz durup kendi penceremden Başkent’in basketboluna bakmanın zamanı geldi. Bakalım Ankara basketbolunda neler oluyor…

Nesibe Aydın: İstikrarın Sessiz Hikâyesi

2013 yılında Habertürk Gazetesi’nde ki köşemde “Nesibe ‘Aydın’ Spor Politikası” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. O yazıda, sonuçlardan çok yaklaşımı, günü kurtaran hamlelerden çok kurumsal bir spor aklını anlatmaya çalışmıştım.
Aradan geçen on üç yılın ardından, 2026’nın ilk günlerinde Ankara basketboluna dönüp baktığımda, bazı cümlelerin hâlâ geçerliliğini koruduğunu görmek şaşırtıcı değil; asıl şaşırtıcı olan, bu ülkede nadiren rastladığımız bir şeyin hâlâ ayakta duruyor olması: istikrar.

Ankara basketbolu uzun yıllardır inişli çıkışlı bir grafik çiziyor. Kulüpler kuruluyor, kapanıyor; sponsorlar geliyor, gidiyor; iddialı kadrolar bir sezonda dağılıyor. Bu tablo içinde tek bir yapı, sessizce ama ısrarla aynı çizgide yürümeye devam ediyor: Nesibe Aydın.

Bugün Kadınlar Basketbol Süper Ligi’nde yer alan ve ligin tek okul takımı olma özelliğini taşıyan Nesibe Aydın’ı farklı kılan şey yalnızca sportif sonuçlar değil. Asıl fark, sporun okul öncesinden başlayan bir eğitim felsefesinin parçası olarak ele alınması.

1984’ten bu yana sporun eğitim sisteminin ayrılmaz bir bileşeni olarak görülmesi, kulüp yapılanmasının da tesadüfi değil, doğal bir sonuç olmasını sağlamış durumda. Ana sınıfında hareketle tanışan bir öğrencinin, ilkokulda temel atletik beceriler kazanması, ortaokul ve lisede bilimsel ölçümlerle yönlendirilmesi ve uygun görüldüğünde kulüp altyapısına dahil edilmesi… Bu zincirin hiçbir halkası “o sezonluk” değil.

Ankara Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi iş birliğiyle yapılan düzenli ölçümler, branş yönlendirmeleri, antrenör eğitimine verilen önem ve altyapı-üstyapı dengesinin korunması; bugünün spor dünyasında kulağa romantik gelen ama sahada karşılığı olan bir yaklaşımın göstergesi.

Rakamlar da bu yaklaşımı destekliyor.
2024–2025 sezonunda okullar arası müsabakalarda kazanılan 40 kupa, yalnızca bir başarı tablosu değil; sistemli çalışmanın doğal çıktısı. Türkiye finallerinde elde edilen dereceler ise, okul sporları ile kulüp sporunun birbirinden kopmadan yürütülebileceğinin somut kanıtı.

Kadın basketbol takımının hikâyesi de bu bütünün bir parçası.
2017’de bölgesel ligden yola çıkıp üç sezon içinde Süper Lig’e yükselen, ardından ligde ilk dört içinde yer alarak Avrupa kupalarında Türkiye’yi temsil eden bir takım… Bu yükselişin arkasında ani bütçe artışları ya da kısa vadeli riskler değil; altyapıya dayalı, sabırlı bir planlama var.

Belki de bu yüzden Nesibe Aydın’ı konuşurken “sürpriz” kelimesini kullanmıyoruz. Çünkü burada başarı, istisna değil; sürecin beklenen sonucu.

2013’te yazdığım yazının sonunda şu soruyu sormuştum:
“Bu ülkede spor, gerçekten bir eğitim meselesi olarak ele alınabilir mi?”

2026’nın başında Ankara basketboluna bakarken, cevabı hâlâ tek bir örnek üzerinden veriyoruz.
Ve belki de asıl mesele şu:
Bu kadar yıl sonra hâlâ tek örnek olması.

Ankara Basketbolunda Yeni Bir İz: Başkent İz Spor Kulübü

Ankara basketbolunu yazmaya devam ediyoruz.
Nesibe Aydın’dan sonra, Ankara’da gelecekte iz bırakacağına emin olduğum bir başka kulüpten söz etmek istiyorum: Başkent İz Spor Kulübü.

Bu satırlar uzaktan bir gözle yazılmadı. Maçlarına gittim, antrenmanlarını izledim, sistemi yerinde inceledim. Çünkü bazı kulüpler vardır; henüz çok yeni olmalarına rağmen ne yapmak istediklerini net biçimde ortaya koyarlar. Başkent İz, tam olarak böyle bir yapı.

2023 yılında kurulmuş, kağıt üzerinde oldukça genç bir kulüp. Ancak ortaya koyduğu yaklaşım, Ankara basketbolu adına dikkatle takip edilmesi gereken bir model sunuyor.

Kulübün en önemli tercihlerinden biri, A Erkek ve A Kadın takımları kurarak altyapı sporcularına somut hedefler koyması. Bu, altyapıda çalışan bir sporcu için “bir gün nereye varabilirim?” sorusuna verilen net bir cevap anlamına geliyor.

Başkent İz’de altyapı anlayışı yalnızca saha içi çalışmalarla sınırlı değil. Sporcular;
• Spor psikoloğu eşliğinde düzenli bireysel ve grup görüşmeleriyle,
• Atletik performans antrenörleri tarafından yürütülen fiziksel gelişim çalışmalarıyla,
• Belirli periyotlarla yapılan ölçüm ve değerlendirmelerle yakından takip ediliyor.

Amaç; çocukları erken yaşta yalnızca kazanma baskısıyla değil, özgüven, odaklanma, stresle baş etme, fiziksel farkındalık ve sağlıklı gelişim ilkeleriyle basketbola kazandırmak.

Bu çalışmalar süreklilik esasına dayanıyor ve her sporcu için gelişim süreci bireysel olarak ele alınıyor. Performans kadar psikolojik sağlamlığı da önemseyen bu yaklaşımın, altyapı basketbolu adına örnek bir model olduğuna inanıyorum.

Kulübün hedefi açık:
Altyapıdan A takıma uzanan, sürdürülebilir bir basketbol yapısı kurmak.

Mevcut tesisleri, spora bakış açıları ve uzun vadeli hedefleriyle Başkent İz’in Ankara basketbolu içindeki yolculuğunu yakından izlemek gerekiyor.

Ankara basketbolu yıllardır çok şey gördü. Kısa süreli başarılar, hızlı düşüşler, yarım kalan hikâyeler…
Ama bazen henüz yolun başındaki kulüpler, doğru soruları sorarak ve doğru yöntemleri seçerek geleceğe dair umut verir.

Başkent İz de onlardan biri.
Henüz çok yeni olabilir.
Ama belli ki iz bırakmak istiyor.

Güncel Haberler

Benzer Haberler

Yorum Yaz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz